İyi okumalarrr🩷🩷
Marsel'in yanına gittiğimde bana sorgulayan bakışlar atıyordu.
"Ne oldu bebeğim niye öyle bakıyorsun"
" Canım bir an diyeceksin sandım"
Resmen beni tanımamış ya
" Sence öyle birşey yapar mıyım Jungkook?"demiştim. Aslında yapardım ama kıyamamıştım.
" Tabi ki de hayır delta. Ama ne bileyim , panik yaptım"
Ona seni anlıyorum gibisinden başımı salladım. Biraz daha öyle oyalandıktan sonra Jungkook, arka tarafa doğru gitmeye başlamıştı. Bana da onu takip etmek düşüyordu.
Sırtını duvara yaslayıp cebinden birşey çıkarttı. İlk ne olduğunu anlamadım ama sonra , elindekinin sigara olduğunu anlamıştım.
" İçtiğini bilmiyordum"
'hep değil yanımda taşımayı seviyorum"
Anladım der gibi başımı salladım.
Tam önüne adım atıp yüzüne yaklaştım.
" Benimle paylaşır mısınız? " Biraz duraksadım ve hafif uzatarak "Bay Jeon" demiştim. Derin bir nefes alıp yüzüme yaklaştı. " Bu lise klişesini mi yapacağız cidden" diye sordum kaşlarımı kaldırarak. Dumanı üflemeden konuşmaya başlamıştı. Her kelimesinde dumanlar çıkıyordu ve bu
Hmm çok seksiydi.
"Seninle her klişeye varım desem?" Soru sorar tarzda söylemişti.
" Bu da çok klişe, ama neyse ki bunu takan biri değilim " diyip elinden sigarayı almıştım.
Derince bir nefes çekip öne doğru atıldım ve anında kook'tan karşılık almıştım.
Duman ikimizin arasında yavaşça giderken bir kısmını içine çekmeye çalışıyordu. Alt dudağını emip üst kısma geçmiştim. Belimden sıkıca kendine çekmişti. Birden beni duvarla arasına almıştı. Kollarımı omuzundan boynuna çıkartmıştım.
O kadar hırsla öpüyordu ki arada yetişemiyordum. Bacağımı tutup beline sarmamı sağlamıştı.
Bir süre daha böyle devam ederken bir kaç bağırış sesi gelip hemen birbirimizden ayrıldık.
Kook elimi tutup ön bahçeye doğru sürüklemeye başladı. Biraz tedirgin olmuştum çünkü bağırışlar git gide artmaya başlamıştı.
Geldiğimiz de beş tane kocaman siyah arabalar , ve bir sürü kişi vardı. Ne oluyordu lan.
Jungkook'un elini bırakıp daha hızlı gitmeye başladım. Yaklaştıkça tanıdık bir kaç yüz görmeye başladım. Adamların başında duran kişi babamdı. Bende diyorum bu adam nerede kaldı.
Tam önünde durup " ne işin var burada " diye adeta bağırmıştım.
" Bana karşı gelmek neymiş sana göstereceğim. rezil ettin bizi Kim Taehyung!"
" Bir sürü adam alıp gelmene gerek yoktu seni bunak rahat bırak artık beni "demiştim kendimi bağırmamak için zor tutarken.
Adamlarından birine kafa işareti verip " alın hemem şunu evde icabına bakacağız " demiş ve üstüme iki adam gelmeye başlamıştı.
Hayır, hayır yine kendimi küçük gösteremezdim. Hani nerede benim Delta güçlerim.
Tae.. üzgünüm ama bu adamın kurdu beni çok ürkütüyor
.
Anlayabiliyorum seni ama lütfen yardim et Victor
Onun yardım etmemesini anlıyorum ama zorunda.
Birden kolumdan tutulup arkaya çekilmiştim.
Kook önüme geçmiş adamlara kötü kötü bakıyordu.
İçimde bir ses duydum . Kook içten benimle iletişim kurmaya çalışıyordu.
Tae güzelim hadi şimdi ben bunları oyalayacağım sen buradan gidiyorsun tamam mı
Hayır kook seni bırakmam hem ben o kadar güçsüz değilim deltayım ben
Evet güzelim deltasın biliyorum ama şimdi dediğimi yap ve babamların yanına gidip herşeyi anlat. Onlar sana, bize yardımcı olacak . Hadi güzelim.
İçimden sana güveniyorum diyip arka tarafa doğru koşmaya başlamıştım ki kook'un feromonlarının arttığını hissettim.
Ağır bir şekilde tüm bahçeyi sarmıştı kokusu.
Ben ise tüm gücümle koşmaya başlamıştım
Umarım bölümü beğenirsiniz
Kendinize iyi bakın 🩷💋
Naz
30.04.2023
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Two deltas / Taekook
Fiksyen PeminatNot: bu hikaye çok eskiden yazıldı ve eğlencesine yazılmıştır lütfen mantık aramayınnn🤗 yüzyılda bir denk gelen delta'lar , 21. yüzyılda iki tane olursa ne olur? ortalık savaş alanına mı döner yoksa huzur ve barışın bir arada olduğu bir ülke mi o...
