İyi okumalarrrr
Taehyung
Jeon'la yaptığımız kavgadan sonra bir iki gün evden çıkmamıştım. Sebebi ise yüzüm gözüm hep yara olduğu içindi. Bu karizmayı çizmemek lazımdı. Ama o jeon cinsiyetsizini bir elime geçirirsem çok kötü şeyler olacaktı.
Sonunda okula gitme vaktim geldi. Normalde gitmek istemiyordum koskoca delta'nın okulda ne işi vardı ama hem sürünün hemde şirketin başına geçmem için üniversiteyi bitirmem ve vitamı bulmam gerekiyordu.
Üstüme siyah bir gömlek, altıma ise kumaş siyah pantolon giymiştim.
Bir kaç takı takmış ve odamdan çıkmıştım. Siyah spor arabamın anahtarını da alıp evden çıktım.
Benim bebeğimin yanına geldim resmen arabama aşıktım. Böyle güzellik resmen benimde . öhm Tae kendine gel sen zenginsin.
Hemen arabama yerleştim. Sadece iki koltuk vardı . Biri şoför koltuğu ve diğeri yolcu koltuğuydu O da biricik sevgilim içindi ona saklıyorum o yeri. Aldığım neredeyse bir yıl oldu ve kimse o koltuğa oturmadı. Neyse bu kadar gereksiz bilgi yeter .
Son hızla okula varmıştım. İki günden sonra tüm gözlerin üzerimde olması hoşuma gitmişti.
Havalı bir şekilde - tabi ben öyle sanıyorum - arabadan indim.
Bizimkilere mesaj attığımda kafeteryada olduklarını söylemişlerdi.
Bende hemen oraya doğru gittim. Bütün omegaların ve betaların gözü benim üzerindeydi. Tabi buna alfalar da dahil. Ama üzgünüm gençler ben ruh eşimi bekliyorum.
Uzun bir koridorun ardından kocaman kafeterya kapısı gözükmüştü. Kapıyı ittirip açtım. Şöyle bir göz gezdirdiğimde benim tayfayı görmüştüm. Onlara doğru adımladım.
Jin her zamanki gibi namjoona şirinlikler yapıyor namjoon onu takmayıp yoongiyle konuşuyordu.
"Selam" dedim ciddi bir sesle, bakışlar anında bana dönmüştü. " Sanaxa selam taeeee" dedi Jin enerjik bir sesle" neredeydin iki gündür" " hiç sorma Yoongi ya geçen okul çıkışı spora gittim şans eseri jeon da oradaymış biraz atıştık sonrada kavga çıktı işte yüzüm falan kötü oldu" masayı bir sessizlik çöktü ama anında o sessizlik kahkahayla son buldu " lan sen koskoca delta bir cinsiyetsizden mi dayak yedin hahahaha" diye bir anda bağırdı Jin "lan sussaniza bütün insanlar bize bakıyor" hala gülmeye devam ediyorlardı ya " lan çıkışta döverim sizi, bak hala gülüyor yoongii sende mi" dedim üzgün bir sesle" tamam tamam bebeğim gülmedim ama yani bu bayağı komikti" dedi kolunu omzuma atarak " napayım çok güçlüydü ilk vurduğunda neye uğradığımı şaşırdım" " tamama be oğlum bir sey olmaz " demişti namu ama küstüm işte ben onlara .
Uzun konuşmalardan sonra derse girmiştik. Sıkıcı ekonomi dersleri en arkaya oturmuştum çünkü gerçekten okumak benim için çok boş bir işti. Bir an önce şirketin başına geçip sonra ailemi kurmam lazımdı bana böyle öğretildi . Umarım kısa zamanda herşey güzel oldurdu .
Sonunda nalet ders bitmiş ve ben hemen kantine inmiştim.
Bizimkileri görmemiştim. Hemen bir masaya oturup onları beklemeye başladım. Ama gelen giden yoktu. Bu sefer kapıya bakmaya başladığımda jeon bozuntusu ve tayfası.
Bana doğru alayla gelmeye başladı. Tek kaşım kalkık gelmesini bekledim
Geldiği gibi üzerime eğildi nefesi yüzüme çarpıyordu. Kısa bir an süzdüğümde benim gibi tamamen simsiyah giyinmişti kısa kollu üstü dövmelerini tamamen ortaya çıkartmıştı. " Ne var jeon" dedim gözlerine bakarak "ne o Kim acıların yeni mi geçti yoksaa" alayla söylendi ayağa kalktığım gibi neredeyse aramızda bir kaç santim vardı . " Seninle hiçbir alakası yok jeon" tabi tabi yedik bunu diye söylendi deltam.
" Hem ben senin gibi bir cinsiyetsize yenik düşmem" dedim. Gözlerimiz bir an olsun bile ayrılmadı. " Yiaa öyle mi deltacik ama sen geçen bu cinsiyetsize yenilmedin mi?" Dedi sorar bir şekilde deltam ortaya çıkmamak için kendini zor tutuyordu ama o kazanmıştı. Gözlerim gri rengine geçince jeon ilk bir afalladı, sonra kendini toparladı am bir iki saniye sonra bir iki adım geri gitti ve gözlerini kapadı. Açtığında ise gözleri morun en güzel tonunu almıştı. Gözlerine çekildiğimi hissediyordum tam ona doğru adım atacaktım ki birden bayıldı. " Jeonn" diye bağırdı Jimin hemen yanına gelmişti " j-jimin o-onun gözleri mor oldu çok güzeldi"
Dedim titreyen sesimle " N-ne Vita mı??"
Direkt gözlerimi jimine çevirdim" Vita'ysa benim eşim" lan " lan bunca zaman eşim dibimdeymiş yaa jeon !?"
Bir kaç dakika sonra jeon gözlerini açmıştı. Gözleri hala mor du ve ben gerçekten gözlerimi ondan alamıyordum.
"Jeon gözlerin mor vitasın" diye adeta kükredi hoseok. Jeon ayağa kalktı" haha siz beni Vita mı sandınız sizi asalaklar. Ben delta'yım yüzyılın diğer ikinci deltası" demişti garip bir ses tonuyla şuan Jungkook değil kurdu konuşuyordu. Ayağa kalkıp beni de yakalarımdan tutup havaya kaldırdı" ve sen benim ezeli rakibim delta kim " demiş ve yakalarımı bırakıp çıkışa doğru gitmeye başladı" EĞER DELTA'YSAN BANA KANITLA!!" diye adeta kükredim bir anda etrafı sedir ağacı ve yağmur kokusu sarmıştı. Resmen benim kokumla aynıydı. Herkes diz çökerken ben olduğum yerde duruyordum. Herkes boyun eğmişti ikinci deltaya . " Şimdi kim delta'yımış Tae öğrendin mi?"
Ve bir hışımla çıkmıştı kantinden bende onun arkasından koşmaya başladım.
Nasıl aynı yüzyılda iki delta oluyor aklım almıyordu
Herşeyi öğreneceksin tae ama zamanında ben ise eşimin bana gelmesini bekleyeceğim.
Başlama şimdi eşine, delta var sana rakip gördük geçen beni nasıl yendi umarım başımız büyük belada olmaz.
Zaman kim zaman herşeyi açıklayacak
Ay senin zamanına
Umarım bölümü beğenmişsinizdir
Yorum ve oy veriniz lütfennn
-naz
06.08.2022
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Two deltas / Taekook
FanficNot: bu hikaye çok eskiden yazıldı ve eğlencesine yazılmıştır lütfen mantık aramayınnn🤗 yüzyılda bir denk gelen delta'lar , 21. yüzyılda iki tane olursa ne olur? ortalık savaş alanına mı döner yoksa huzur ve barışın bir arada olduğu bir ülke mi o...
