Felix...
Gözlerimi açılmaya zorlamam başımda olan ağrıyı daha da arttırıyordu ki, kulağıma doluşan konuşmalar benim kendimi zorlamama gerek kalmadan başımı ağrıtmaya yetiyordu. "Uyandığı zaman olanları o sorgulamadan biz anlatmayalım." Bu ses kimindi şuan algılayamıyordum ancak, sanırım bir şey olmuştu(?)
"Uyandığı gibi ne olduğunu sorgulamayacağını falan mı sanıyorsun? Uyandığı gibi ilk yapacağı şeylerden biri Hyunjin'i sormak diğeri de kendine ne olduğunu." Hyunjin... Ah evet Hyunjin onu en son Chan'ın kollarına bıraktığımı hatırlıyorum.
Kendimi biraz daha zorlayıp gözlerimi açtım, direk gözüme vuran ışık her ne kadar işimi zorlaştırsa da şu anki önceliğim Hyunjin'in nasıl olduğunu bilmekti. "Uyanıyor, uyanıyor susun." Ellerimi kaldırmak için hareketleneceğim sırada iki elimde tutuldu. "Şşşh kendini zorlama." Başımı iki yana sallayıp biraz beklediğimde, gözlerim artık alışmıştı.
"Hyunjin?" Sesimi ben bile zor duymuştum ama kimseden çıt bile çıkmadığı için onların da duyduğuna emindim. "Felix, iyi misin?" Sesin geldiği yöne doğru döndüğümde Hyunjin'i gördüm, iyi görünüyordu. "Ben, evet iyiyim. Sen iyi misin?" Diye sorduğumda başıyla beni onayladı.
"İyiyim, çok iyiyim... Beni sen kurtardın, nasıl iyi olmam ki?" Cümlesi bitince yüzünü inceledim, sanki bir şey olmuştu da zorla gülümsüyormuş gibiydi. Kafamı çevirip diğerlerine baktığımda hepsinin kendisini zorla toparlamaya çalıştığını gördüm. Gözüm kime değse o an gülümsüyor, ama benim ona bakmayı kestiğini düşündüğü bir zamanda gülümsemeyi bırakıyordu.
"Sizin neyiniz var?" Diye sorduğumda Jisung konuşacak gibi olmuş ancak yanındaki Changbin'in kendisini dürtmesiyle susmuştu. "Felix, şimdi sana bir şey anlatacağım." Diye başımdaki Seungmin konuştuğunda ona baktım. "Anlat Seungmin, dinliyorum seni." Gözlerini sıkıca kapatıp açmış, ardından derin bir nefes almıştı.
Çok gergin görünüyordu ama ben neden gerildiğini açıkçası anlamamıştım bile. "Sen, Hyunjin'i kullanmak için oldukça fazla sihir gücü harcamışsın." Dediğinde başımı salladım. "Aynı anda bir çok şey yapmam gerekiyordu bu yüzden kendimi zorlamıştım." Kafasını onaylar biçimde salladı.
"Bunu biliyorum, derslerde işlediğimiz bir konu vardı hatırlıyor musun? Her sihirbazın bir sihir sınırı olurdu." Başımı onaylar biçimde salladım, tabii ki hatırlıyordum. "Felix o gün sihir sınırını çok fazla aşmışsın bu sebepten ötürü uyanman biraz zaman aldı... Doktorlar bir süre boyunca hiçbir şekilde sihir güçlerini kullanmaman gerektiğini söyledi. Bir de şey..." Duraksadığında bu durum beni biraz işkillendirmişti. "Ellerin, yandı Felix..."
Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüş gibi hissrtmiştim, ellerim mi yanmıştı? Gözlerimin dolmaya başladığını, önümü bulanık görmemle anladım. "Seungmin, yalan söylüyorsun değil mi? Doğru değil bu, değil mi?" Dudaklarımdan dökülen hıçkırıklara engel olamadığı da hepsi yanıma gelmeye çalışmıştı.
"ÇIKIN! ÇIKIN DIŞARI, İSTEMİYORUM KİMSEYİ YANIMDA ÇIKIN! Çıkın, nolur çıkın..." Minho yanıma gelip bana sarıldığında kendimi daha fazla uyanık tutamamıştım.
Hyunjin...
Felix gözümün önünde önce ağlama krizine girmiş, ardından bayılmıştı ve ben hiçbir şey yapamamıştım... "O, o iyi olacak değil mi?" Minho kollarının arasındaki Felix'e daha sıkı sarılmış, ağlarken kafasını iki yana sallamıştı. "Bilmiyorum, bilmiyorum."
"Ellerinin yanması, tam olarak ne demek?" Changbin'in sorusunu, Jeongin cevapladı. "Eller bir sihirbazın, en önemli yerleridir. Çoğu sihir için ellerin kullanılması gerekilir bu sebeple onların varlığı bir nevi sihir ile aramızda olan bir aracıdır. Felix'in şuan ellerini kullanamıyor olması onun çok uzun bir süre bir sihirbaz olmayacağı anlamına geliyor.
Sihirbazların en önemli üyelerinden biri Felix, eğer sihir güçlerini kullanamazsa kısa süre içerisinde ordan atılacak demek oluyor bu, herkesin gözünde olan saygınlığını da kaybedip artık normal bir insan gibi görünmesine sebep olacak.
Ayrıca sihirbazların elleri, siz sihirbazlara göre daha zor iyileşir hatta bazen iyileşmez bile. Felix hyung'un bunu çok iyi bildiğini hepimiz biliyoruz ve hemşirenin dediklerini unutmayın. Sihir güçlerinin sınırını çok fazla geçmiş, bu da bizi en kötüye zorluyor..." Uzun konuşmasının bitmesiyle gözlerindeki yaşların bir bir akması aynı dakika içerisinde gerçekleşmişti.
Felix bir daha benim yüzümden sihir gücünü bile kullanamayacak mıydı yani?
•••
İyi okumalarrr
Yazım:05.5.23
Yayım:10.5.23

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sihirbaz ve Büyücü / Hyunlix
Short StoryBir sihirbaz ve bir büyücü "Seninle varoluş gibi olalım, kendi varoluşumuzun sonuna kadar." 11#Hyunlix:14.5.23 / 15.6.23