Gözlerimi açtığımda çevremde ki tanıdık yüzler içimi rahatlatmıştı, hepsine göz gezdirip derin bir nefes alarak konuştum. "Oh, rahatladım sanırım. Rüyamda ne gördüm biliyor musunuz ellerim-" ellerimi kaldırıp onlara doğru sallayacakken donup kalmıştım. "yanmıştı..." Gözlerimden yaşlar süzülmeye başlamıştı ve ben ne yapacağımı bile bilmiyordum.
Benim, ellerim yanmıştı. Bir sihirbazın, elleri yanmıştı. Bu bir daha sihir yapamayacağım mı demek oluyordu? Ellerim kendini yenilemeyecek miydi? Ben artık, ölüme mahkum mıydım? Dudaklarımın arasından bir hıçkırık kaçtığında gerisini tutma zahmetine girmedim.
Güçlerini bu kadar çok harcadığını bile fark etmemiştim. Benim ellerim nasıl yanabilirdi! Yanlışlık falan olmalıydı bu işte. Başka bir şeyler vardı benim ellerim yanmamalıydı. "BANA ELLERİMİN YANMADIĞINI SÖYLEYİN!" Bağırmamla hepsinin bir adım geri gittiğini gördüm.
"SİZE SÖYLÜYORUM, CEVAP VERİN BANA." Kendimi dizginleyemiyordum ki onlarla adam akıllı konuşayım. "Yanmadı değil mi ellerim? Zedelendi sadece. Bana bakın ve ban doğruyu söyleyin niye kaçırıyorsunuz benden gözlerinizi?"
•••
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
•••
"
Neden konuşmuyorsunuz? Biriniz bir şey dese inanacağım belki niye susuyorsunuz." Seungmin yanıma gelmiş, kolları arasına almıştı beni. "Özür dilerim lixie..." Fısıltısı, bugün canımı acıtan en büyük acımı barındırıyordu. Sanki şey diyordu bana 'sana her konuda yardım ettim ama bu konuda elim kolum bağlı, affet beni lixie...'
"Seungmin... Sen söylersen inanırım lütfen." Boynumda hissettiğim gözyaşları daha çok canımı yakıyordu. "Özür dilerim kardeşim, lütfen böyle yapma özür dilerim..." Ellerinimi aramıza sokup ona vurmaya çalışıyordum, istemiyordum. "Git, git." Bir elimi çıkarıp minho hyunga uzattım.
"Hyung, yalan söylüyor değil mi? Onu ağlattım diye bana yalan söylüyor, değil mi?" Minho hyung dolu gözleriyle bana bakıp burukça gülümsedikten sonra kendisini tutamıyor olmalı ki arkasına dönüp jeongine sarılmıştı. "Jeongin, hyungların drama yapıyor değil mi, hm?" Sanırım konuşamayacak durumdaydı ki o da bana cevap veremeyip minho hyunga sarılmıştı.
Bakışlarım diğer tarafıma döndüğünde ilk Hyunjin'i gördüm. "Hyunjin sen realist insansın, bir şeyim yok değil mi? Hepsinin boşuna üzüldüğünü onlara söyler misin, ağlamasınlar beni de üzüyorlar." Hyunjin konuşmam bitince yanıma adımlamış, seungmin omzuna yavaşça dokunarak ona biraz yer açması için bakış atmıştı.
Elini yanağıma koyup yavaşça okşamaya başladığında gözünden düşen yaşları görmüştüm. "Lixie..." Baş parmağı göz altımdaki ıslaklığı yok etmek istermiş gibi kurulamaya çalıştı. "Çok özür dilerim güzelim..." Bu özür daha farklı bir özürdü.
Bu özür beni kahretmişti. "Benden... Özür dileme Hyunjin." Bakışlarımı kaçırıp, elinin yanağımdan düşmesi için yatakta geriye doğru yaslandım. "Beni yalnız bırakın." Yorganı üstüne çektikten sonra kapıya doğru giden adım sesleri bir süredir sessiz tutmaya çalıştığım kendim için son noktaydı.
Çığlıkları odanın duvarlarından yankılanıp geri dönüyor, kulaklarımda çınlama etkisi yapıyordu. "KAYBETTİM!" Üstümdeki yorganı gelişigüzel fırlatıp, kalmak için çabaladım. Kolumda oluşan hafif acıyla bakışlarım koluma doğru kayınca, serumu görüp kaşlarımı çattıp.
Elimi tam götşrmüş çıkaracaktım ki arkadan biri bana sarılmıştı. "BIRAK BENİ!" Geri çekilmek yerine boynumu öpmeye başlamış kulağıma hafif sesiyle fısılmaya başlamıştı. "Sakin ol güzelim, sakin ol..." Kıpırdanıp kurtulmaya çalıştığımda daha sıkı sarılmıştı.
"Lütfen yapma böyle güzelim, bak istediğin her şeyi bana karşı yapabilirsin ama lütfen kendine yapma. Daha fazla acı çekmeni istemiyorum lütfen ikimizi de üzme, ben biliyorum sen iyi olacaksın ben güveniyorum sana sadece biraz zaman lütfen." Benim kalbim yerinden çıkıyor hyunjin, ben nasıl iyi olabilirim?
"Anlamıyorsun ki beni." Sessizce fısıldadığımda bakışları bana döndü. "Ben artık bir hiçim, anlamıyorsun beni." Dediğimde başını iki yana sallamış yüzünü daha yakınıma getirmişti. "Sadece benim Felix'im olabilirsin, benim küçük sihirbazım da olabilirsin. Benim her şeyim olabilirsin, sen bana lazım olan her şey olabilirsin. Sadece sihir güçlerinden ibaret değilsin bebeğim lütfen..."