S&B 5

121 23 45
                                    

Seungmin...

Üstüme elime ne geldiyse geçirdikten sonra apar topar çıkmıştım evden, diğerleri bilmesede ben Felix'in konseye gittiği zaman başına bir şeyler geldiğini bilirdim. Gerçi zorda kalmasa bende öğrenmezdim büyük ihtimalle...

8 yıl önce/ Felix

Havanın kararması yetmiyormuş gibi bir de yağmur yağıyordu. Elimi karnıma iyice bastırıp bu saatte kime gidebileceğimi düşünmeye başladım, birinin yanına gitmeliydim şahsi fikrime kalırsa bu durumda çok yaşayacağımı düşünmüyordum.

Uzun süredir var olan öksürme isteğimi daha fazla bastırmayarak, boğazımdan sesli bir hırıltının dökülmesine izin verdim. Öksürüğün bittiğindeyse ağzımı kapamak için kaldırdığım elimi inidirip kısa bir göz attım, gördüğüm manzaraysa beni kesinlikle şaşırtmamıştı. Elim kan içindeydi.

Yüzüme vurmadıklarından emindim, zaten genelde yaptıkları sihirlerle kötü bir hâle gelirdim. İç kanama yaşama ihtimalim bir şimşek gibi çaktı beynime, bunu kısa süre içerisinde çözsem iyi olacaktı.

Bulunduğum sokağa daha iyi bakmak için bakışlarımı kaldırdım, anayola yakın bir sokaktaydım hatta bir kaç adım atsam Seungmin'in evine varacaktım. Ani bir kararla hızlanıp Seungmin'in evine doğru ilerledim.

Kısa süre içerisinde kendimi demir kapının önünde bulmam ve elimi kaldırıp kapıyı çalmam aynı vakitler arasında gerçekleşmişti. Derin bir nefes alış süresinin geçmesiyle kapının açılması aynı zamanda olmuştu.

Seungmin önce beni iyice süzmüş, her bir noktama baktığında daha fazla açılan ağzıyla zar zor kendine gelmişti. Kolumdan tuttuğu gibi beni oturma odasına sürüklemiş, bunu yaparken kapıyı ayağıyla ittirmeyi de unutmamıştı.

"Senin bu halin ne Felix? Delirtecek misin sen beni." Bağırmasıyla birlikte elimi göğsüme bastırıp konuşmak için hazırlandım. "Sakin ol Seungmin, kavgaya falan karışmadım, aksine konseyden çıktım." Derin bir nefes aldım, toparlanmalıydım diye düşünmeye başlamışken Seungmin konuşmaya başladı.

"Ne demek konseyden çıktım?" Biraz duraksadı. "Sana bunu bunaklar mı yaptı? Nasıl sana bunu yapmalarına izin verirsin Felix. Resmen ölü gibi oturuyorsun karşımda her yerin mosmor!" Evet, evet Seungmin biliyorum...

"Onlara karşı gelemeyeceğimizi biliyorsun, ayrıca henüz küçüğüz ve onlar bizden daha çok şey biliyor..." Dedikten sonra kendime dinlenmek için mola süresi tanıdım.

Ama galiba bundan bir tek benim haberim vardı.

"İnanamıyorum Felix, bekle burda geliyorum aptal varlık." Dedikten sonra gitmiş ve elinde sihir kaynakları kitabıyla geri gelmişti. Eh zaten bana pansuman yapmasını falan beklemiyordum.

Kitapta okuduklarını elini başıma koyup fısıldamaya başladığında kendimi kesinlikle daha iyi hissediyordum.

Günümüz

O gün ona olanları en detaylı haliyle iyileştirdikten sonra anlattırmış, ne zaman konseye gitse peşine takılmaya başlamıştım. Koruyabildiğim zamanlarda konsey beni görmeden elimden geleni yapmaya çalışmış, o süreçte bir şey yapamamışsam bile konseyden çıktığı an yanında bitiyordum.

Neler yaşadığını biliyordum ama neden yaşadığını bende bilmiyordum. Konseyin yakınına geldiğimde etrafı kontrol ettim, dışarıda kimse yoktu. Adımlarımı hızlandırıp konsey binasının içine girdim, her zaman konuştukları odanın önüne geldiğimde kapı yine açıktı.

Neler konuştuklarını duyamıyordum ama sihir yapacakları zaman değişen bakışlarından dolayı sihirlerine müdahale edebiliyordum. Büyük masanın en sonunda oturan kadının bakışlarını fark ettiğim anda Felix'i koruma altına almıştım.

Felix benim onu koruduğumu biliyordu, bu yüzden konsey üyelerini her zaman dikkatle izler, büyü yapıldığını anladığında yalandan rol yapardı.

Bazen ben bile gerçek sanıyordum.

Belli bir süre bu şekilde devam etmiştik, en son konuşmaları bittiğinde bende kendimi bırakmıştım. Aslında yıllardır aynı şeyi yapıyorduk ama sihirlerin ağırlığı zaman geçtikçe artıyordu. Kapının önünden hızlıca ayrılıp, konseyden koşar adımlarla çıktım. Her konsey çıkışında Felixle gittiğimiz bankın yanına gittim.

Banka oturup gözlerimi kapatıp Felixi beklemeye başladım, çok beklememe gerek kalmadan kendisi yanıma gelmişti zaten. "Teşekkür ederim, Seungmin." Fısıltı gibi gelen sesinin ardından belime dolanmış kolları beni de rahatlamıştı.

"Rica ederim, hamam böceği." Dedikten sonra gülmüştüm, dediklerimi duymasıyla kendisi de gülmüştü. "Jisung'un hakaretleri her geçen zaman daha değişik bir hâle geliyor." Onu onaylayıp derin bir nefes aldım. " Felix, senden ne istiyorlar? Yaptıkları sihirler artık o kadar ağır ve acılı sihirleri durdurmak gittikçe zorlaşıyor." Dediğimde derin bir nefes aldı.

"Sadece biraz daha beklemelisin Seung, senden bir şey saklamayı sevmiyorum ama bu benim elimde olan bir şey değil özür dilerim. Bana ne kadar kızsanda sadece sen oluyorsun yanımda halbuki." Dediğinde bende kollarımı sıkıca doladım ona.

"Aptal, aptal konuşma tabii ki de yanında olacağım. Anlatsan diğerleri de yanında olacak bunu biliyorsun ama istemediğin için seni xorlamayacağım sadece beni, bizi çok bekletme." Dedikten sonra kokusunu derince içime çektim arkadaşımın.

Sanki bir daha bunu yapamayacakmışım gibi...

•••

Okuduğunuz için teşekkürler

Yazım:30.04.23
Yayım:05.5.23

Sihirbaz ve Büyücü / HyunlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin