S&B 16

103 25 54
                                    

İki gün sonra

Hyunjin...

Felixle odada oturmuş, ne yapacağımızı düşünüyorduk. Az önce ikimiz adına iki tane mektup aniden önümüzde belirmişti ve içerisinde tam olarak şunlar yazıyordu:

"Hwang Hyunjin ve Lee Felix'e

Sihirbazlar konseyinde yaptığınız katliam ve yarattığınız kaos sebebiyle acil bir şekilde ana kosney binasına bekleniyorsunuz. Gelmeyip kaçma gibi bir eylemde bulunduğunuz takdirde başınıza geleceklerden hiçbirimiz sorumlu değiliz.

- Ana konsey binası baş konsolosluğu"

Ardından mektup ortadan kaybolmuştu, bu yaptığımız şeyle herkesin dikkatini çekeceğimizi zaten biliyordum, ancak bu konuda anlayış göstereceklerini umuyordum. Felixe yaptıkları şeyleri kimseye belli etmemiş olabilirlerdi ancak Felix bunları anlattığında bence durumu anlamaları gerekiyordu.

Bizi anlamaları gerekiyordu.

•••

Bizi anlamaları gerekiyor diye düşünüp buna güvenerek buraya gelen aklıma söylemek istediğim çok büyük şeyler vardı öncelikle ama bunlar burdan kurtulduğumuzda kendisine iletmek daha iyi olabilirdi tabi.

Buryaa gelmemizin üstünden henüz iki saat bile geçtiğini düşünmüyordum ancak keşke ilk geldiğimizde kafamızı giyotine koysalardı da bu kadar uğraşmasaydık açıkçası. Felix'in öğürme sesiyle eğik olan başımı kaldırıp ona doğru baktım.

Henüz kendine bile gelememişti ama şuanda ona kan kusturuyorlardı? Sinirden gözlerimin karardığında emindim ve bu kesinlikle kontrolü kaybetmem için yeterli bir sebepti.

•••

İlahi bakış açısı

Hyunjin zorla çömeltildiği yerden yükselmeye başladığında bütün konsolosluk şaşkınlıkla onu izliyordu, daha önce kimse böyle bir şeye şahit olmadığından hepsinin içinde bir korku olduğu doğruydu.

Masanın en ortasında oturan, ölmeyi unutmuş diye tabir edilebilecek bir adamın bağırtısı yankılandı kocaman konsoloslukta. "İndirin hemen onu, bu ne hadsizlik!" Herkes bir şeyler yapmaya çalışsa da denedikleri sihirler veya büyüler Hyunjin'e hiçbir şekilde işlemiyor gibiydi.

"O yaptığınız sivri sinek vızıltısı şeylerin bana zarar verebileceğini falan mı düşünüyorsunuz insan müsveddeleri?" Başını hafif yana eğmiş, simsiyah olan gözlerini herkesin üstünde sırayla gezdirmişti. "Hepinizin ölümünün saniyemi bile almayacağının farkında mısınız siz, ne sikim saçma sapan işler yapıyorsunuz?" Sessiz konuşsa bile ağzından çıkanlar konsolosluğu sarsmaya yetmişti.

"Leliel, kalk." Yerde ağzından kırmızı sıvı çıkan çocuğa doğru seslendiğinde, sıvının akıntısı kesilmiş, çocuk sanki hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalkmış, ağzını sildikten sonra tepesindeki çocuğa baktı. "Forneus?" Sesi sanki bunu hiç beklemiyormuş gibi çıkmıştı.

"Seni uyandıracak kadar ne oldu?" Diye tekrar konuştuğunda, tepede olan çocuğun göz devirdiğine yemin edebilirdi ancak ispatı yoktu. "Ölecektin aptal, bende ipleri elime aldım." Diyerek söylendi Forneus. "Ölmeyeceğimi biliyorsun, sadece çocuk biraz hırpalandı." Dedi Leliel olaya daha farklı bir açıdan baktığını belli eder gibi.

Forneus kafasını 'olmamış bu' der gibi salladıktan sonra etrafına baktı, herkes onları izliyordu. "Film mi oynuyor ne izliyorsunuz aptallar?" Diye bağırdığında patlayan camdan bir tek konsolosluk üyeleri etkilenmişti. "Forneus, çok agresifsin." Leliel parmağını şıklattığında konsey masasının tam önünde bir yangın başlamıştı.

"Sanki kendisi başka bir şeymiş gibi beni yargılaması yok mu?" İğneleyici bir şekilde fısıldadığında, tam dibinde biten çocukla gözlerini devirmişti Forneus. "Gözlerini devirme bana güzelim."  Dudaklarına ufak bir öpücük bıraktıktan sonra hızla yere indi Leliel.

"Bundan sonra birinizden bile tek bir çıt çıkarsa hepinizi cehenneme yollarım duydunuz mu beni?" Bağırması ile önünde oturan herkes başını sallamıştı. "Egoist." Diye söylenen Forneus'un sesi kulağına gelince gülümsedi Leliel.

Baş parmağı ve işaret parmağını birbirine yaklaştırma ya başladığında parmakları arasında oluşan hava akıntısı kendisini oldukça tatmin etse de insanlardan yükselen acı çığlıklar durmasını sağlamıştı. "İşe yaramaz varlıklar, canımın istediği gibi eziyet bile edemedim resmen." Söylenip tepede duran çocuğun yanına geri gitti.

"İsterseniz görünüş olarak var olun ama hiçbirinin tek bir şeye bile karışmayacak artık, yoksa sizi öldürmek dediğim gibi saniyeleri mi bile almaz." Dedikten sonra arkasını döndü. "Gidelim Leliel, çocuklar uyandıklarında evlerinde olsunlar. Zaten daha bizim varlığımızı kabullenmeleri gerekiyor."

Dedikten sonra kimseyi beklemeden ilerledi...

•••

Bittiiii

Leliel- Felix (Leliel: alacakaranlık meleği)
Forneus- Hyunjin (Forneus: cehennem prensi)

Yazım:10.5.23
Yayım:12.5.23

Arkadaşlar artık benim bölüm bitirme kararlılığıma kaldınız şu saatten sonra üzgünüm çünküüü elimdeki bütün taslaklar an itibarıyla bitti

Sihirbaz ve Büyücü / HyunlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin