Forneus
Sarayımda bir o yana bir bu yana yürürken Leliel'in gelmesini bekliyordum. Bugün buluşmamız gerekiyordu ve cehenneme bizzat yuvama gelmeyi kendi istemişti. Yüzyılların ardından bana böyle bir teklifle geldiği için kendisini tabii ki reddetmemiştim.
Siyahın her yere hakim olduğu sarayın ana salonunda beklerken aniden arkamda hissettiğim hareketlilikle o tarafa döndüm. "Misafir beklemiyordum." Diye söylenirken karşındakine baktım. "Hyunjin?" Hyunjin bana değişik değişik bakarken neden burada olduğunu gerçekten anlamamıştım. "Sen nasıl geldin buraya?"
Hyunjin gözlerini açıp kaparken nasıl geldiğini düşünmeye başlamıştı çünkü ne düşündüğünü zihnimde resmen bağırıyordu. "Ben, bilmiyorum. Evde Felixle oturuyordum sonra aklıma sen geldin bi baktım burdayım." Bu velet Felixle birlikteyken nasıl olmuştu da aklına beni getirmişti? "Çok şaşırtıcı bir durum gerçekten." Diye kendisini onayladıktan sonra koltuğuma yaslandım.
"Ama bugün senin için müsait değilim başka bir gün yanıma uğramaya ne dersin?" Hyunjin kaşlarını çatıp bana bakarken neden sinirlendi anlamamıştım. "Ya ben senin ruh eşim gibi bir şey değil miyim? Sen niye kovuyorsun beni gitmiyorum." Ağzım açılacak gibi olduğunda kendimi tutmuştum.
"Saçmalama Hyunjin ne demek gitmiyorum? Sonra tekrar gel dedim sana kovdum mu seni." Hyunjin omuz silkmiş benim yaslandığı koltuğa gelip oturduktan sonra iyice yayılmıştı. "Hayır, hem ben zaten cehennemi de merak ediyordum hadi gezdir beni bak sonra Leliel ve Felix arasında ki yakınlığı kıskanıyorsun sen."
Derin bir nefes alıp karşımdaki çocuğa baktım, yüz yıllardır bu çocuk kadar beni bıktıran bi etken olmamıştı hayatımda. "Hyunjin, ah sen gerçekten..." Burun kemerimi sıktıktan sonra ona doğru döndüm. "Bak gerçekten-"
"Aaa ne kadar güzel ya bu." Durduğu tablonun önünde tabloya bakarken yanına gidip kolumu omzuna atacağım sırada elimin altından kaçtı. "Yalnız çok temas etmeyelim." Ters ters ona baktıktan sonra devam etti. "Yani, neyse canım."
"Hyunjin gerçekten sabrımı denemeye flaan mı geldin sen? Git diyorum gitmiyorsun yanına geliyorum temas etmeyelim diyorsun defol git ya başımdan." Koltuğa oturup asıl beklediğim kişiyi beklemeye devam ederken Hyunjin arkamdan omzuma vurmuştu.
Başımı ona doğru çevirdikten sonra bir parmağımı ona doğrultup ardından yavaşça önüme doğru getirdim. Tabii bu sırada hava uçan Hyunjin bu durumdan pekte memnun değildi. "İndirsene beni! Forneus indir beni." Parmağımı orda burda folaştırmyaa devam ederken havada debelenen Hyunjin keyfimi oldukça yerine getiriyordu. "Forneus?"
Leliel'in sesini duymamla gülümseyerek ona döndüm. "Meleğim?" Bir bana bir Hyunjine baktıktan sonra kahkaha atmasıyla bende gülmüştüm. "Forneus çocuğu indirsene yere." Omuz silkip onu reddettim. "Sen gelene kadar çıldırttı beni istemiyorum orda kalsın."
"Çocuk gibi mızmızlanma Forneus, hadi indir çocuğu hem bak bende geldim." Derin bir nefes aldıktan sonra yine reddettim. "Ama Leliel ya neden bana kızıyorsun ona kızsana hep aynı şeyi yapıyor!" Leliel bana aniden sarıldığında Hyunjin'i tuttuğumu unutup bırakmıştım. "Aaah sırtım!"
"Sen hala burda mısın? Kaybol hadi." Bakışlarımı ona diktiğimde nasıl gideceğini bilmediği aklıma gelmiş sabır çekmiştim. "Neyse onuda ben yaparım." Ufak bir el hareketiyle onu yolladığımda Leliel bana gülmüştü. "Hyunjin hep böyle biliyorsun." Omuz silktim.
"Banane, onunla mı uğraşacağım ayrıca Felixle böyle değil bi bana yapıyor bu tavrı." Leliel bana gülmüş ardından yanağıma öpücük kondurmuştu. "Tamam koca bebek, hadi gel gidelim." Leliel'in elini tutup sarayı gezdirmeye başladım. Giriş salonundan çıktıktan sonra iki taraflı merdivenlerin sağ tarafında olan kısmından yukarı çıkarmaya başladım onu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sihirbaz ve Büyücü / Hyunlix
Short StoryBir sihirbaz ve bir büyücü "Seninle varoluş gibi olalım, kendi varoluşumuzun sonuna kadar." 11#Hyunlix:14.5.23 / 15.6.23