Dördü de koşup Jisung'u kaldırdı.
"Jisung sana ne oldu böyle? Sana bunu kim yaptı?"
Taehyung gözlerinden yaşlar akarken söyledi. Kardeşi doğru dürüst nefes bile alamıyordu.En büyükleri küçüğünü kucağına aldığı gibi eve doğru gitti çünkü arabası evin önündeydi.
Abisinin her adımında Jisung'un canı yanıyordu. Kardeşini arabaya oturttu be Minho'ya döndü.
"Sana da teşekkür ederim. Saat geç oldu istersen eve git."
"Jisung'u bırakamam. Lütfen ben de geleyim." dedi çekingen bir tavırla.
"İyi tamam gel."
Minho, Jisung'un yanına, ortaya geçti. Yanında da Soobin vardı. O da çok korkmuş duruyordu. Öne Taehyung, direksiyona da Chan geçmişti. Minho Jisung'a sarıldı, yanağını başına yasladı. Jisung'un canı çok yanıyordu. Nefes alamıyordu.
Kısa süre sonra hastanenin acil kapısına vardılar ve en büyükleriyle Minho Jisung'u taşıdı. Doktor muayeneye aldı ve diğerlerini dışarıda bekletti.
Kısa bir süre sonra doktor yanlarına geldi.
"Öncelikle geçmiş olsun. Hastamız ciddi yara almamış. Durumu gayet iyi. Sorun şu ki göğüs kafesinin kemiği akciğerlerine batmış ve nefes alış verişini kısıtlamış. Bir de bacak kemiği çatlamış ve iyileşmesi bir ayı bulur. Onun dışındaki ciddi olmayan yaraları temizledik. Bu iki gün hastanede kalacak. Tekrardan geçmiş olsun."
Dördü de doktora teşekkür edip odaya girdiler.İçeri girer girmez Taehyung küçüğünün elini tuttu ve kendini ona yasladı.
"Çok özür dilerim abicim gerçekten çok özür dilerim."
"Tam olarak ne için özür diliyorsun hyung? Sen bir şey yapmadın ki."
"Senin üstüne bu kadar gitmemeliydim. Benim yüzümden o saatte evden çıktın."
"Hyung ne abarttın sen ne alaka?" dedi Soobin.
Chan ona sus anlamındaki gözlerle baktı ve küçüğü çenesini kapattı.
"Jisung, bunu sana kimin yaptığını biliyor musun?" dedi Minho.
Jisung bir süre hiç konuşmadan yere baktı. Minho omzunu tutarak destek verince söyledi.
"Jaemin."
Soobin ve Chan kardeşine zarar verenin ismini duyunca çılgına döndüler.
"Nasıl hala sana yaklaşabiliyor?!"
"Bilmiyorum. Ben Minhoyu beklerken çalıların arasından tuttu ve eski bir sokağın ortasına getirdi. Sonra birkaç şey vızıldayıp bayıltana kadar tekmeledi. Sonrasını ben de hatırlamıyorum."
"Ben onun hakkından geleceğim ama." dedi Soobin.
"Bu arada sana kötü bir haberim var, iki gün buradasın. Ama merak etme ben izin alıp yanında kalacağım."
"Çattık ya. Peki" Minho'ya dönüp konuştu.
"Minho sana gerçekten minnettarım. İki olaydan da beni kurtardın. Çok teşekkür ederim."
"Bana teşekkür etmene gerek yok Jisung. Kim olsa aynı şeyi yapardı. Sen iyi ol da gerisi önemli değil."
Gülümsedi.
Jisung da gülümsemesine karşılık verdi ve yanındaki telefonundan saate baktı.
"Saat 12 olmuş. Sen evine git istersen. Ailen merak etmesin." Abileri de onayladı. Minho kısa bir süre düşündü.
"Bir şeye ihtiyacın varsa kalayım."
"Yok emin ol zaten abilerim de burada. Sen git dinlen. Tekrar teşekkür ederim."
Minho Jisung'un yanağını okşadı ve odadan çıktı. Jisung anlık bir şok yaşadı ama bu hissi sevmişti.
Gece Soobin ve Chan, Taehyung'un yoğun ısrarları üzerine eve gitti. İkisinin de okulu aksatmasını istemiyordu. Hem Jisung ile konuşup aralarındaki sorunu çözmek için bir fırsat olabilirdi.
Jisung abileri gittikten hemen sonra uyumuştu.
Taehyung doğru düzgün bir yeri olmadığı için sürekli uyanıyordu. Her uyandığında kardeşini kontrol edip tekrar uyuyordu.
.
.
.
Sabah Soobin okula geldiğinde Felix ve diğerleri Jisung'u sordular. Soobin başından geçenleri anlattığında hepsi şok geçirmiş, haber vermediği için de kızmıştı. Ama gece geç olduğu için haber vermemişti. Daha doğrusu haber vermeye fırsat bulamamıştı.
Dört arkadaşı da çıkışta hastaneye gitmeye karar verdiler. Felix Jisung'a mesaj attı.
çilli platin
Jisung?
Bebeğim iyi misin?
Quokkam<3
iyiyim civcivim merak etme
hastanedeyim
çilli platin
çıkışta yanına gelicez
istediğin bir şey var mı
Quokkam<3
yok aşkım teşekkür ederim
bekliyorum sizi
çilli platin
❤️
ŞİMDİ OKUDUĞUN
OLeander • Minsung
FanfictionÜç abisiyle birlikte yaşayan ve yeni sakat bir ilişkiden çıkan Jisung'un yolu Minho'yla kesişir. "Senin bu güvensizliğin beni gerçekten deli ediyor!"
