↬twenty

143 25 32
                                    

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

●●

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

●●

Kırmızı ışıkta yanında duran mat siyah spor arabaya kısa bir bakış attın. Plakasından kimin olduğunu biliyordun zaten. Filmli camın aşağıya kaymasıyla gözlerini devirdin. Kaskının camı bunu karşındaki adamın görmesine müsade etmemişti ancak. "Senin motor kullanman yasak değil mi?"

"Bana neyin yasak olup olmadığı seni ilgilendirmez."

"Hadi ama, hala kanlı bıçaklı mıyız?" Derin bir nefes koyverirken kaskının siyah aynalı camını yukarı kaldırdın ve Rintarou'ya baktın.

"Beni takip mi ediyorsun sen?"

"Çok kısa süreli bir takip oldu diyelim. Köprüden buraya." Bir kez daha gözlerini devirirken arkanızdan size çalınan kornayla ayağını, ayaklıkla birlikte yerden kaldırdığın anda gazı çevirdin ve udoncuya doğru yol almaya devam ettin.

Bir sonraki kırmızı ışıkta Rintarou yine yanında durduğunda motorunu bırakıp onu arabasının içinden çıkartıp yol ortasında dövmemek için zor bir sınav verdin içinde. "Yui'yi almaya gideceğim. İstersen sonra üçümüz yemek yiyebiliriz. Günlerdir adını sayıklayıp duruyor."

Gözlerini kapatıp derin bir sabır çektin. "Sadece Yui için geleceğim." Rintarou sana gülümserken ona duygusuz bir ifadeyle bakmayı sürdürdün. Kaskının camını geri indirirken Rintarou'nun arabasını takip etmeye koyuldun. Oldukça yüksek torka sahip Boss Hoss motorun Rintarou'nun arabasının masum bir şekilde çıkartmaya çalıştığı motor sesini baskılarken zevkten dört köşe oluyordun. Şehir içinde istediğin gibi gazlayamadığından onunla çocukça bir yarışa giremiyor olmak seni epey üzse de motorunun fevkalade sesi, seni tatmin etmeye az da olsa yetiyordu.

Rintarou, dünyaca ünlü pahalı bir markanın büyük mağazasının önünde yavaşlayıp durduğunda sen de uygun bir yere geçip motorunyn ayaklığını indirdip kontağı kapattın. Rintarou arabasından inip ilk önce çevreye sonra mağazının içine bakındı. Belediyeye ait bir alanda durduğunuz için uzın süreli park edemezdiniz buraya. İkinizin aracı da yurt dışında gelmeydi ve özel paralı park alanlarına park etmeniz gerekiyordu. "Tanrı aşkına." Onun söylenmesini duymuştun. Telefonunu çıkartıp kız kardeşinin numarasını tuşladığını da anlamıştın. Mağazanın içine bakınırken gözüne çarpan vitrinde duran kaban ve kabanın hemen içindeki elbiseyle mükemmel bir şekilde kombinlenmiş manken dikkatini çekmişti. Üzerindeki elbiseyi de kabanı da oldukça beğenmiştin. Soğuk bahar akşamları için kaçırmak istemeyeceğin harika bir kombindi.

ツᴜɴʜᴏʟʏ 「𝐬𝐮𝐧𝐚 𝐱 𝐫𝐞𝐚𝐝𝐞𝐫」Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin