MULTİMEDYADA HAZAR VE AYBİKE VAR. İYİ OKUMALAR :))
Kolumun sertçe dürtüklenmesiyle ne olduğunu anlamayarak gözlerimi açmaya çalıştım. Ama uykum ağır basıyordu, göz kapaklarım her ne kadar açılmamak için dirensede gözlerimi hafif aralayarak açtığımda yanı başımda dikilen bir Hasan gördüm. Tekrar uykuya dönmek için dirensemde Hasanın sanki beni uyandırmak için yemin etmiş tavırları karşısında daha fazla dayanamayarak pes ettim. İçimdeki uyuma arzusunu yok ettikten sonra "Noluya lan ne dikildin başıma" dedim. "Saat kaç oldu lan kalk hadi. Aybike sana ulaşmaya çalışıyo sabahtan beri" dediğinde hızlıca yattığım yerden doğrularak telefonu elime aldım. 10 cevapsız arama ve 20 ye yakın mesaj olduğunu gördüğümde ani bir hareketle yataktan kalkarak Aybikeyi aradım. Telefonu açtığında sevimli bir şekilde "Günaydın sevgilim" dedim. Ben sempatik olup ortamı yumuşatmayı düşlerken "Ne günaydını be saat kaç oldu" dediğinde bu durumdan eğlenmiş bir tavırla "kış uykusuna mı yattın ?" diye devam etti. Ben ona nazaran daha ciddi bir sesle "Dün gece geç yatmıştım uyanamamışım" dedim. "Tamam bitanem ya kızma" deyip kıkırdadığın da "Neyse hayatım sen bana bir şey mi söyliycektin" diye sordum. "Bugün Kübralara gidicem de görüşemeyebiliriz diye haber vericektim" dediğinde bugün görüşemiycek olmamız boğazıma bir yumruk gibi otururken "O zaman ben yarım saate gelir seni Kübralara bırakırım" diye atıldım. Şaşırmış olmalı ki bir süre bekledikten sonra "Olur yarım saate hazırlanırım bende" diyerek telefonu kapattı.
Ellerimle gözlerimi ovuşturarak etrafa baktığımda Hasanın yanımda olmadığını fark ettim. Bizim evde gideceği tek yer mutfak olduğundan yataktan kalkıp sürüklene sürüklene mutfağa gittim. İçeriye girdiğimde bütün kahvaltılıkların masada olduğunu gördüm. Şaşırmamıştım, doğru tahmindi her zamanki gibi mutfaktaydı. Hasan tıkınmakla meşgulken sessiz bir şekilde mutfağa girip ;
-"Nabıyon len sen burda" bağırdım
Öyle bir yemeğe vermişki kendisini yerinden sıçramıştı. Ben bu haline gülerken
-"Mutfakta olduğuma göre tabiki sıçıyorum amına koyim" dediğinde "Mal mısın olum açım yemek yiyorum" diye devam etti.
-"Sen hep açsın ki olum doyuramıyoruz seni bi türlü" dediğimde
-"Ayrıca kimden izin aldın lan piç" diye ekledim.
-"Ev benim be olum sana noluyo" dedi
-Alaylı bir şekilde "Pardon, Hasan abi istersen çıkayım" dedim
-Bu konuşmadan sıkılmış olmalı ki "Hadi bea laga luga yapmada otur tıkın" diyerek yemeğe devam etti. Çoktan masadakileri süpürmeye başlamıştı. Bende masaya oturup bir kaç bir şey atıştırdıktan sonra mutfağı toplama işini Hasana kitleyip odaya geri döndüm. Üstümü değiştirdikten sonra her sabah olduğu gibi aynadaki görüntüme bakarak evden çıktım. Mahalleye doğru inmeye başladığımda Aybikeye mesaj atmak için telefonu cebimden çıkarttım. Tam mesaj atıcakken "Ben hazırım bitanem" diye mesaj geldi. Ben kendimi gülümsemekten alıkoyamazken "2 dakikaya ordayım prenses" diye yanıtladım.
Aybikelerin sokağa geldiğimde o da evden çıkıyordu. Altına mini bir şort giydiğini gördüğümde sinirden çıldırıcaktım. Kimsenin onu bu şekilde görmemesini umut ederken hızlı adımlara yanına gidip "Bu ne lan böyle kısacık" dedim. Sinirden kasılmış olan çenemi hissedebiliyordum. Dediğim şeye karşılık cevap vermediğinde "Git üstüne doğru düzgün bir şeyler giy burda bekliyorum" diye devam ettim. Hiç bir şey söylemeyerek eve geri girdiğinde 5 dakika sonra tekrar aşağıya indi. Alaylı bir tavırla ona bakarken altına siyah bir tayt ve üstüne daha düzgün bir şey giymesi hoşuma gitmişti. Yanına gidip yanağına bir buse kondurduktan sonra sıkıca sarıldım. Az önce sert bir çıkış yaptığım için kırılmış olmalı ki hiç bir şey söylememişti. Ben ortamı yumuşatmak için "Ya prenses yapma böyle özür dilerim" dediğimde sadece gülümsemekle yetindi. "Kısacıktı ama ne gerek var diğerlerinin bacaklarına öküz gibi bakmasına" dediğimde utanmış olmalı ki kızarmaya başlamıştı. Ben bu haline bir kez daha aşık olurken ellerimi beline dolayıp kendime çekerek sıkıca sarıldım. O da ellerini boynuma dolamaya çalıştığında, boy mesafesinden dolayı sarılamamıştı. Bende onu ani bir hareketle havaya kaldırıp döndürmeye başladım. Bir yandan gülüyor bir yandan "Hazar dur yapma valla düşücem" diye bağırıyordu. "Aşkım dur valla düşücez" diye bağırdıkça ben daha hızlı döndürmeye başlıyordum. En sonunda durup aybikeyi bıraktığımda ilk gördüğüm yere oturdum.
-"Başım döndü be" diyerek güldüğümde
-"Kim döndür dediki sana" diyip yanıma oturdu.
-"Dönmeyi çok seviyosun diye biliyordum" dediğimde elleriyle yüzünü kapatıp
-"Hatırlatmasana ya o geceyi" dedi.
-"Hatırlatmamak mümkün değilki güzelim. Hayatımın en özel en güzel gecesiydi. Dünyalar güzeli bir prenses girdi o gece hayatıma, iyiki de girdi. Unutulmaz o gece" dediğimde o güzel gülüşüyle gülerek sıkıca sarıldı.
-"Hatta nesilden nesile aktarılmalı, gecenin bi saati sokakta deli gibi dönen kızın başına gelen aşk"diyip kahkahalar gülerken
-"Bak birde dalga geçiyor öküz ya, bir şeyide bozma" diyip kollarıma vurmaya başladı.
"Valla hiç bir şey hissetmiyorum güzelim biliyor musun ?" diyerek gülmeye başladığımda kızmış olucak ki oturduğu yerden kalkıp "Ben gidiyorum" dedi. Hızlı bir şekilde kalkıp ona yetiştiğimde elinden tutup yürümeye başladım. "Ama kalbim senin yanındayken bir çok şey hissediyor." diyip gülümsediğimde "5 dakikanın içinde hem romantik, hem öküz olmayı nasıl beceriyorsun" diye sordu. Bende gülerek "Meslek sırrı canımın içi söylenmez" diye ekledim.Bu şekilde muhabbet etmeye devam ederken Aybike birden durup "Burdan sonra ben gidiyim şimdi Kübranın annesi falan görmesin sevgilim" dediğinde sıkıca sarılıp kulağına "seni çok seviyorum mevlana hanım" diye fısıldadım. Dediğim şeye gülmeye başladığında benden ayrılarak ilerlemeye devam etti.
AYBİKENİN AĞZINDAN;
Kübraların evine vardığımda zile basıp kapının açılmasını bekledim. Kübra kapıyı açar açmaz bana sıkıca sarılarak içeri çekti. Bütün herşeyi telefonda anlatmış olmama rağmen yinede detaylı bir şekilde tekrar anlattıracağını çoktan anlamıştım. Heyecanlı bir şekilde "Eee anlat hadi noldu" diye sordu. İlk günden buyana olanları kısaca özet geçerek bugünki olanları anlatmaya başladım. Kübra can kulak beni dinlerden gözlerini bile kırpmıyordu bi ara en güzel yerinde kesip lavaboya kaçasım gelmişti ama bu isteğimi kovarak anlatmaya devam etmiştim. Kübrayla havadan sudan şeylerden konuşup dedikodu yaparken saatte epey geç olmuştu. Onlarda kalmam için bir kaç kez üstelemiş olsada teklifini geri çevirerek Hazara mesaj atmıştım.
Kime: Sevdicek
-Hayatım ben az sonra eve gidicem, sen nerdesin ?
Kimden: Sevdicek
-Dur bekle ben gelicem almaya
Kime: Sevdicek
-Boşver bitanem giderim ben
Kimden: Sevdicek
-5 dakikaya ordayım
Yüzümdeki gülümse dahada büyürken Kübrayla vedalaşıp aşağıya inmeye başlamıştım. Hava çoktan kararmış akşam olmuştu serin ama üşütmiycek bir esinti vardı ne ara saattin bu kadar çok çabuk geçtiğini düşünürken sokaktan çıkmıştım bile etrafa bakındığımda Hazarında bu tarafa doğru geldiğini gördüm. Yanıma geldiğinde sıkıca sarıldıktan sonra yürümeye başladık. "Sabah görmüş olmama rağmen özlemişim seni be" diye öküzce giriş yaptığında "Ben seni, seninleyken bile özlüyorum" deyip yanağından kocaman öptüm. Mahalleye yaklaştığımızda birden duraksayıp ellerimize baktığında gözlerini gözlerime çevirerek "Senin ellerin benim ellerimden başkasına yakışmaz bilirim, bu eller ben tutunca güzel." diyerek sıkıca sarıldı. Bende kulağına fısıldayarak "Bu eller, ellerinden hiç ayrılmasın" dediğimde daha sıkı sarılarak "Seni hiç bırakmıycam" dedi. "Biliyorum" diye cevap verdiğimde ayrılarak yürümeye devam ettik. Ben, Hazarın yandan profilini incelerken o birden durup "Şu karşıdan gelen annen mi ?" diye sordu. Kadına baktığımda gerçektende annem olduğunu fark ettim. Hazara dönüp "Evet" der demez. Hızlı bir şekilde arabanın arkasına saklandık. İçimden bu halimize kahkahalarla gülmek gelirken elimle ağzımı kapatıp sessiz kalmayı tercih etmiştim. Hazara son bir kez sıkıca sarılıp "Seni seviyorum" diyerek eve doğru ilerlemeye başladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MAVİ AMERİKA
Storie d'amoreHikayemiz zamanında birbirini çok sevmiş iki gencin aşkı anlatır. Fakat hikayemiz bazı nedenlerden dolayı kısa sürdü ama okuyunca nedenini anlayacaksınız yeni hikaye yazmayı planlıyoruz yeni hikayede görüşmek üzere İYİ OKUMALAR :)) HİKAYEMİZ GERÇEK...
