"Harika bir haberle geldim." yüzündeki ifadeden alay ettiği anlaşılıyordu. Gergin ve kızgın görünüşü Seungmin'i endişlendirmişti.
"Ne oldu?"
"Annem bizi yemeğe davet etti."
"E git işte ne güzel."
"Biz Seungmin, ikimizi birden."
"Nasıl yani?"
Birkaç hafta önce ona gelip oğlundan vazgeç diyen kadın mı onu davet ediyordu?
"Sen mi zorladın anneni?"
"Saçmalama neden öyle bir şey yapayım?"
"Kaza falan mı geçirdi acaba?"
"Bilmem. Sanırım sadece kabullenmeye çalışıyor. Hala bizi onayladığını düşünmüyorum."
"Ben gitmem. Kesinlikle olmaz."
"Gideceğiz. Onların bizi kabullenip kabullenmemesi umrumda bile değil, senden özür dilemeli. Sırf bu yüzden gideceğiz oraya."
"Saçmalıyorsun! Herkesin içinde annenden özür duymak için yemeğe mi gideyim yani? Hayatta olmaz!"
"Lütfen Seungmin." küçüğünü elini tuttu ve dudağına küçük bir öpücük bıraktı. "Benim için yap bunu. Ayrıca kardeşlerim uzun süredir seninle tanışmak istiyor. Merak etme onlar annemin tam tersi."
"Biz ayrıca buluşsak dışarıda bir yerde veya ne bileyim benim evime gelebilirler. Ben oraya gitmek istemiyorum."
"Sadece bir kez geldin ve öyle büyük bir olay da yaşamadık. Başka bir sorun yok değil mi Seungmin?"
"Hayır hyung illa ki bir şey olması mı lazım? Gelmek istemiyorum işte! Lütfen saygı duy ve daha fazla ısrar etme!"
İstemsizce sesini yükseltmişti.
"Tamam afedersin," küçüğünü kendine çekip sıkıca sarıldı. "Daha fazla ısrar etmeyeceğim. Ama kardeşlerimle tanışmanı gerçekten istiyorum."
"Bende tanışmak istiyorum onlarla. Araya uzun bir süre sokalım ki herhangi bir bahaneyle evinize gitmek zorunda kalmayalım."
Chan gülümsedi "Nasıl istersen. Bu kadar endişelenmene gerek yok, eğer istersen bir daha asla annemin yüzünü görmeyebilirsin. Bundan sonra kimsenin seni üzmeyeceğinden emin olacağım tamam mı?"
"Tamam. Teşekkür ederim."
"İlk kez bu kadar velet gibi görünüyorsun. Yiyesim geldi seni."
Seungmin kendini geri çekti ve gözlerini büyütüp konuştu.
"Bugün olmaz, kalçamı ağrıyor hala."
Chan küçük bir kahkaha attı. "Fesat şey seni, onu kastetmemiştim."
Seungmin biraz kızardı ve kafasını çevirdi. "Neyse, bugün yemeği ben hazırladım git de ye, yani yiyelim hep birlikte."
Koşar adım mutfağa gitti. Chan da gülerek peşinden koştu.
Masayı hazırlayıp oturdular, Chan büyük bir beklentiyle bir parçayı ağzına attığı an suratı ekşidi ama hemen kendini toparlayıp çok beğendiğine dair sesler çıkarmaya başladı. Ard arda birkaç kaşık daha attı ağzına.
"Nefis olmuş sevgilim. Eline sağlık."
"Chan bu iğrençti. Çok kötü olmuş yemek neden yemeye devam ediyorsun?"
"Kötü mü olmuş? Saçmalıyorsun! Bu harika!"
Zorla da olsa bir kaşık daha aldı ve beğenmiş gibi yaptı.
"Zorlama kendini. Beni sevdiğini biliyorum ve kırmamak için yediğini de daha fazla devam etmene gerek yok. Dışarıdan söyleriz bugün."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sarı Bez // ChanMin
FanfictionAilesinin evlilik baskısından kurtulmak isteyen Chan Seungmin'den yardım ister ve sarı bez kendini Chan'ın annesinin kafasında bulur. //yarı texting//
