AA - Vl

382 17 10
                                    

Hep beraber akşam yemeğimizi yedikten sonra sofrayı annemle beraber toplamıştık. Ben kahve yapmak için mutfağa geçtiğimde sanki istenmeye gelmişim gibi hissetmiştim.

Ayh bir gün o da olur inşallah.

Dur bir dakika ben bunu daha önceden neden düşünmedim? Hihihi.

Evde tek şekerli içen Deniz'di. Küçük bir ima yapmak için kahvesine şeker yerine tuz atsam bir şeycik olmazdı.

"Aklında ne var, böyle sırıttığına göre abimle ilgili. Dökül." Sırıtıp ona cevap vermedim. Kahveyi ve tuzu çıkarıp kahveyi kahve makinesine döktüm ve herkes için birer fincan su. Bir süre sonra kahve hazır olduğunda herkese köpüğünü eşit şekilde paylaştırdım ve kahvelerin hepsini -bir bardak hariç- bıraktım. Kahve makinesini tekrar çalıştırıp onun kahvesine bol tuz attım ve pişirdim. Fincana koydum. Bunları götürmek için bir tepsi çıkardım ve kahveleri dizdim. Yanlarına kahveli şeker ve su koydum. Buse ile içeri doğru gittik beraber ve herkesin kahvesini dağıtmaya başladım. Önce büyüklere verdim, en sona annem ve Deniz kaldığında anneme götürdüm önce.

Herkes ellerine sağlık diyor maşallah, böyle devamke.

Annem Deniz'in kahvesine uzanınca "Dur," dedim. "O Deniz abinin anne. Tek şekerli içen o ya." Annem kafasını sallayıp diğer kahveyi aldığında gelecekteki kocamın yanına gittim ve kahvesini uzattım.

"Al bol şekerli Deniz abi." Yani bol tuzlu nihahaha. Deniz bol tuzlu kahvesini ve suyunu aldı, önündeki sehpaya koydu.

"Ellerine sağlık kız bücür."

"Yanlız bücür deme bozuşuruz ha." Deyip arkamı döndüm ve tepsiyi bırakmak için mutfağa ilerledim. O anki tepkisini görmek için hızlıca içeri gittim ve karşı koltuğa oturdum, yani Buse'nin yanına. Annem ile Işıl teyze-Denizin annesi-, babam ile de Kemal amca-Denizin babası- sohbet ediyorlardı. Biz de Buse ile sohbet etmeye başlamıştık ama gözüm Deniz'deydi. Kahve fincanını eline alıp dudaklarına götürdü, bir yudum içti ardından yüzünü buruşturdu inleyerek. Herkes ona dönerken Deniz'in bakışları bana döndü ağzındakini zorla yutarak. Ardından suyunu içti.

"Kız bücür tuz niye koydun buna? Seni istemeye geldik de haberimiz mi yok?" Gülmek istedim ama kendimi tuttum, onlar gidince odamda gülecektim ayrı olarak.

"Aaa tuz mu koymuşum? Çok pardon Deniz abi. Yanlış olmuş. Ben sana yeni bir kahve yapayım dur." Buse ile beraber ayağa kalktık ve mutfağa geri gittik. Kafamı Buse'nin boynuna gömerek kısık seste gülmeye başladım. Sıcak basınca kafamı kaldırdım ve kendime elimle hava yaptım.

"Yüzünü görmeliydin abinin Buse," dedim hâlâ gülerek. Keşke kameraya çekme şansım olsaydı.

Neyse, beni istemeye geldiklerinde çekerim artık.

"Demek bilerek koydun bücür," Buse'nin arkasına baktığımda bana kaşlarını çatmış bir şekilde bakan Deniz ile göz göze geldim. Gülmem anında kesildi.

"Yooo ne alaka, kuru iftira Deniz," boğazımı temizledim. "Abi," diye devam ettim.

"Ben bir lavaboya gideyim, çok sıkıştım." Buse anında mutfaktan çıkarkan arkasından gözlerimi kısarak baktım. Resmen sıvıştı.

Hain, püü yazıklar olsun.

Kendimi dört çocukla sokakta terk edilmiş gibi hissetmem normal mi?

Tabiki de normal değil, ben anormalim.

Seninle hesaplaşacağız Buse hanım.

Deniz birkaç adımda önümde durduğunda anlamazca ona baktım. Bir adım daha attığında kalçam tezgaha yaslandı.

Dayan küçük kalpçik, bir şey yapamaz.

Yapamaz di mi lan?

"Bu şakanın cezasını söylememi ister misin?" Ay öpücek mi? Çok severim ben o cezayı. Yani kötüdür cezalar, kötü. Niye seveyim ki aaa.

Olar olar yeriz yeriz.

Tek kaşımı kaldırarak ona baktım. "Ne cezası?" Büyük bir ciddiyetle bana baktı.

"Şaka yaptım, hemen nasıl da korktun ama." Öküz gibi gülmeye başladığında gözlerimi kısarak ona baktım. Bir adım uzaklaştı benden.

Zaten öküz orası ayrı.

"Bütün abiler öküz zaten, öküz!" Sırıtarak içeri gittiğinde bende onun kahvesini yapmaya başladım. Kısa süre sonra içeri gittiğimde kahvesini verdim ve Buse'nin yanına oturdum. Sohbet ederken Işıl teyze ayaklanırken "Biz kalkalım artık Neşeciğim,"dedi. Kemal amca da ayaklanırken Buse de ayağa kalkmıştı. "Bizde kalsana bu gece," dedim. Kafasını sallayıp abisini eliyle buraya çağırdı.

"Abi bu gece burda kalalım mı? Yarın okul da yok zaten. Güneş ısrar ediyor." Abim de yanımıza geldiğinde Buse'yi duymuştu.

"Kalın kalın, beraber bir şeyler yaparız," dedi abim de. Kafamla onayladım.

"Olur ama annemden izin alayım bekleyin." Deniz yanımızdan ayrılırken evden ayrılmak için holde yürüyen annesinin yanına gitti. Bir süre sonra yanımıza döndüğünde kafasını salladı.

"Tamam, kalıyoruz." Gülümsemek yüzümde büyüdü.

Oh be!

______________________________________

Allah kimseye bölüm atmayı unutturmasın, amin.
Yazmışım da duruyormuş bende attım sanıyorum çgşdkckd.

Ah be aga keşke bize de anonimden yazan olsa. Şansılın Güneş.

Deniz'e tuzlu kahveyi de içirdik😈. Melek 😇 gibi bir insanım yanlış anlamayın xd.

Neyse neyse,

Yarınki bölümde görüşmek üzere.

Abimin Arkadaşı  •Yarı Texting• Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin