Kadın, fotoğrafa baktı ve tekrar düşündü.
"Gözlerin, bir okyanus gibi berrak gökyüzü gibi ışık saçıyor. Bazen bir toprak gibi koyulaşıyor ve yağmur yağınca gelen o koku gibi eşsiz, huzur kokuyor . Beni evimdeymiş gibi saklıyor gözlerin.
O kadar çok duygu barındıyor ki okyanusların, keşif yapmak istiyorum. Bilmediğim her bir duyguyu senin gözlerinde keşfetmek istiyorum. Gözlerindeki her bir pırıltıda yeniden can buluyorum sanki. Gözlerinde kendimi her gördüğümde bir çocuk gibi mutlu oluyorum.
Peki, şimdi o gözlerine kim bakıyor ? Ya da sen ona da öyle bakıyor musun gözündeki o pırıltılarla ?
Oysa ki ben o okyanusundan damlalar yüzüne düşünce tüm dünyayı karışma almak istiyorum hâlâ. Her bir göz yaşını öperek silmek ve her şeyin geçeceğini söylemek istiyorum.
Ama umarım benim yerime bir başkası bunu yapıyordur sana. Sen düşünülmeyi seversin. Mutlu olmak en çok sana yakışıyor çünkü.
Ben mi ?
Ben koyulaşan toprağının altında gömülü kaldım. Öyle bir enkazın altında kaldım ki nasıl toparlanacağım bilmiyorum..."
