Taehyung Jeongguk'un fırsatçı teklifinden sonra tek kelime etmeden yanından ayrılmıştı. Jimin haklıydı onu merak edip yanına gitmesi bile hataydı. Koridorda hızla yürürken tanıdığı birine çarptı.
"Önüne baksana Taehyung"
"Jimin gelsene" yakın arkadaşını kolundan tutar tutmaz tuvalete çekti. Jiminse sınıfa doğru gittiğinden arkadaşının onu birden çekiştirmesine şaşırdı.
"Ne oldu?"
"Jeongguk" Taehyung olanları tabi ki Jimin'e anlatacaktı.
"Ne olmuş tavşan kılıklı şeytana? Eminim hiçbir şeyi yoktur."
"Beni evine çağırdı."
"Ne yaptı ne yaptı? Ben boşuna şeytan demiyorum bu çocuğa."
Hırsla söylediği cümleden sonra biraz pişmanlık duydu. Daha bu sabah Yoongi'yle telefonda görüntülü konuşmuşlardı. Yoongi ona Jeongguk'un halinden bahsetmiş biraz anlayışlı davranmalarını rica etmişti. Jimini de Taehyung'u ondan uzaklaştırmaması konusunda uyarmıştı her zamanki gibi. Aklına gelen konuşmayla gözlerini devirme ihtiyacı hissetti. Sırf kardeşi diye Jeongguk'u böyle korumasına gıcık oluyordu.
Jeongguk eğer Taehyung'u gerçekten seviyorsa o zaman kimseyle takılmamalı diye savundu kendini. Gerçi dönem başladı başlayalı yanında kimseyi görmemişti ama yine de güvenemiyordu.
Üstelik bir erkeğin başka bir erkekten hoşlanmasını da kabul edemiyordu. Bu konuda Yoongi ona her ne kadar saygı duyması gerektiğini öğütleyip dursa da Jimin bazen öfkesine hakim olamıyordu. Bok vardı da buldu benim arkadaşımı diye söylenip duruyordu.
"Ne yapmalıyım Jimin? Geçen gün de montunu çöpe atmıştı benim yüzümden biliyorsun. Üstelik ona vurdum birde."
"Ne istiyorsan onu yap." Jimin'in huysuz sesi Taehyung'un tabi ki içine sinmedi.
"Sen ne dersen onu yapacağım."
"Ben Jeongguk'tan hoşlanmıyorum Taehyung o yüzden benim cevabım gitme olacaktır. Ama sen gitmek istiyorsan git. Sonuçta sen ondan hoşlanıyorsun."
"Ne diyorsun?" Taehyung son cümleyi idrak bile edememişti. Şaşkındı.
"Yani ben hoşlanmıyorum ama sen o kadar da kötü bakmıyorsun demek istedim."
Jimin elbette Taehyung'un da Jeongguk'tan hoşlandığını hissediyordu. Yine de ikisini yakınlaştıracak herhangi bir çaba içerisine de girmiyordu. Bu işe karışmayacaktı. İki erkeğin birlikte olduğu dedikodularında arkadaşının da adının geçmesine katlanamazdı. O yüzden Taehyung kendi duygularını kendi fark edip ona göre davranmalıydı. Kendi sorumluluklarını kendileri alsınlar dedi.
"Babam izin verir mi acaba? Jeongguk'u tanımıyor."
"Bende kalacağını söylersin."
"Ya bir terslik olursa." Taehyung gergindi. Henüz karar verebilmiş değildi ama gitmeye karar verirse de bu kendi karakterine ters düşen bir durumda olacaktı.
"Olmaz Taehyung ne olacak sanki hiç bizde kalmadın. Hangisinde baban sorun çıkardı?"
"Bilmiyorum."
İkisi konuşurken içeriye başka bir öğrencinin girmesiyle sustular. Ardından ikisi de kendi sınıflarına geçti. Taehyung Jeongguk'u sınıfta göremedi. Eşyaları da yoktu. Eve gitmiş olmalıydı.
Okulun bitmesine son bir ders kaldığında
Taehyung teneffüste öğretmenlerin görmediğine emin olduğu bir yerde babasını arayıp Jimin'de kalmak için izin aldı. Anlaşılan kararsızlığı son bulmuş ve eyleme geçmişti. Jimine de Jeongguk'ta kalacağını söyledikten sonra bir sorun çıkarsa beni kesinlikle ara ve sana mutlaka ulaşabileyim diye sıkı sıkı tembihledi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hold Me Tight /Taekook
General FictionTaehyung, yalnızca senin kokun beni tamamlıyor. Acele et ve sarıl bana... High School Semekook