11

1 0 0
                                    

2 gün oldu ve ben ne Gökhan'la ne de Kaan'la konuşmadım.Gökhan'ı merak ediyorum ama korkuyorum.Aramak sormak istiyorum ama yapamıyorum da,ayrıca Kaan'a karşı çok mahcup durumdayım.Gökhan yokken bana çok yardımcı oldu üstelik kavga ettiler ve ben Kaan'a nasılsın diye bile sormadım.Beni öptüğü için hala çok sinirliyim ama nankörlük etmek istemiyorum.İşten sonra aramaya karar verdim.Eve dönerken aradım.
-"Selam,nasılsın?"
-"İyi sayılır,sen nasılsın?"
-"Bildiğin gibi,müsaitsen gelebilir misin konuşsak biraz, ya da sen söyle nerede olduğunu ben geleyim."
-"Ben gelirim yarım saatte."
-"Teşekkür ederim,görüşürüz."
Eve gittim kahve yaptım ve kapı çaldı.Kaan'ı aldım içeri ve kahve koydum.
-"Nasılsın?"
-"İyiyim.Gökhan dönmüş."
-"Boşver şimdi Gökhan'ı.Ben senden özür dilerim, kavga ettiniz galiba izlemek istemedim içeri girdim,sonra da sormadım sana nasılsın diye o kadar konuşmaya geldin benimle dinlemedim bile,özür dilerim bu yüzden."
-"Önemli değil,tahmin edebiliyorum kafanda neler olduğunu."
-"O kadar çok şey var ki Kaan,seninle arkadaş olmak istiyorum,yanlış bi izlenim verdiysem sana üzgünüm,isteyerek yapmadım ama gerçekten arkadaşlığına ihtiyacım var."
-"Hata bende.Bi anlık yaptığım saçma sapan bi hareketti,tekrarlanmaz.Ben özür dilerim asıl."
-"Kavga ettiniz mi?"
-"Sayılmaz,sözlü sadece.Sen gidince peşinden çıktı o da.Şaşırdım bi an karşımda görünce."
-"Ben de öyle,inanamadım.Kutay'ın da Ezgi'nin de haberi varmış her şeyden.Aylarca bana yalan söylediler izlediler mahvoluşumu.İnanılmaz gerçekten."
-"Belliydi bence,neredeymiş neden gelmiş?"
-"Bunlar çok anlatabileceğim şeyler değil ama geçmişten bi hesaplaşma diyebilirim.İşi bitince gelmiş yurt dışındaymış."
Güldü.
-"Sana haber vermek bu kadar mı zormuş?"
-"Kendince sebepleri var,ama yine de hiçbiri bana bunları yaşatmaya hakkı olduğunu göstermez.O da diyor ki,eğer gitmeseydim çok değişecektim çevremdeki herkese zarar verecektim.Zaten bi garipti anlıyordum bazı şeylerin etkisinden çıkamadığını ama kendi içinde bu kadar büyük bi savaş verdiğini bilmiyordum."
-"Affettin mi?"
-"İnan bilmiyorum,değişti.Beni sevdiğinden emin değilim,takıntı yaptı beni.Sevgi değil bu.Gitmesi için kendince sebepleri var ama hiçbiri beni bu kadar merakta bırakmasını açıklamıyor.Artık onu tanıyamıyorum,yaptığı şeyler beni korkutuyor."
-"Seviyor musun?"
-"Seviyorum,hep de seveceğim onu,ama benim tanıdığım halini.Şimdi neyi neden yaptığını kendi bile bilmiyor.Anlayamıyorum da,korkuyorum."
-"Neyden korkuyorsun?"
-"Gökhan'ın bu halinden."
-"Ne var ki bu halinde korkulacak?Senin,kolun morarmıştı.Bununla bi alakası var mı?"
-"Hayır yok,öyle bir şey değil.Evet o gün onu Gökhan yaptı ama gerçekten isteyerek değil.Bilerek zarar vermez o bana, en azından fiziksel olarak."
-"İstemeden mi sıktı kolunu?El izi vardı Esin."
-"Sandığın gibi değil.Dedimya tartıştık,sonra ben gitmek istedim.Çıktım.Tuttu o da beni,kriz anı, isteyerek yapmadı boşver bunu.Korkmamın sebebi bana zarar vermesi değil,beni öyle bi takıntı haline getirdi ki...Benim için başkalarına zarar verebilir,korkum bu.Eski haline aşığım ben,içinde hala biliyorum,çok uzakta da değil hala aynı kişi, ama bazı olaylar onu çok yıprattı.Belki de bi süre ayrı kalmalıyız."
-"Geri dönünce hiçbir şey olmamış gibi davranırsın sanıyordum,şaşırttın beni ama iyi anlamda.Kendini önemsediğini görmek güzel."
-"Teşekkürler ederim Kaan."
-"Bir şey soracağım ama..."
-"Sor."
-"Birkaç gece önce evde değilmişsin,Sineme sormuştum iyi mi benim hakkımda bir şey dedi mi diye olanlardan sonra ama,eve gelmediğini söyledi.Nerdeydin?"
-"Hastanedeydim."
-"Neden?"
-"Gökhan için."
Söylemeli miyim ne olduğunu bilmiyorum,bilmesini istemiyorum,tekrar kavga ederlerse iyi olmaz bilmesi.
-"Neden?"
-"Fenalaştı,ben de ambulansı aradım,hastanede uyanmasını bekledim sonra ordaydım."
-"İyi değil mi yok bir şeyi?"
-"İyi şu an,Kutay yanındadır zaten,yani umarım."
-"Merak ediyor musun?"
-"Evet ediyorum,ama gidemiyorum hem yanlış anlaşılmak istemiyorum hem de Kutay ve Ezgi'yi görmek istemiyorum.Çok endişeliyim."
-"Aradın mı?"
-"İyiyim der kötüyse bile,tekim demez."
-"İstersen seni götürebilirim,en azından iyi mi diye bakarsın,uzun sürmezse yanlış anlamaz."
-"Anlamaz mı gerçekten?Bilmiyorum Kaan gitmeli miyim sence?"
-"Bence gidebilirsin,gel götüreyim şimdi.İçin rahat etmeyecek belli."
-"Teşekkür ederim,uzun kalmayayım yanlış anlamasın.Hatta bekle,dün yemek yapmıştım.Gerçi o daha iyi yapıyor ama Kutay varsa o beceremez, Gökhan hasta ya hali yoktur belki yemek yapmaya.Gerçi dışardan söyleyebilirler hem götürmem biraz garip olur.Kararımdan dönüyorum gibi düşünmesin, ama yine de ev yemeği daha sağlıklı."
-"Esin,götür."
-"Peki."
Hemen hazırladım.Çok heyecanlandım sebepsizce,Kutay ve Ezgi'yi gerçekten görmek istemiyorum ama.
Çıktık evden,bindik arabaya Kaan'la.Tarif ettim yolu.
-"Git hadi bekliyorum ben."
-"Tamam,çok uzun sürmez."
İndim hemen heyecanlı heyecanlı,asansöre bindim.Kapıyı çaldım.Kapıyı Kutay açtı.
-"Esin."
İçerden bi ses geldi:
-"Esin mi?"
Kutayla göz teması bile kurmadan içeri geçtim.
-"Nasılsın?"
-"İyiyim."
Çok seviyeli konuştu benimle.
-"Ağrın falan var mı?"
-"Yok,geçti."
Masada bir sürü bira vardı.
-"İçme bunları iyileşene kadar,düzgün yemek ye.Yemek getirdim sana."
-"Teşekkür ederim.Otursana."
-"Yok ben gideyim,nasıl olduğunu göreyim diye gelmiştim,iyiysen gidiyim ben.Bir şey istiyor musun?"
Baktı gülümsedi.
-"Hayır saol."
-"Peki,iyi bak kendine."
Arkamı döndüm.
-"Esin biraz konuşabilir miyiz seninle?"
Kutay seslendi bana ama duymamış gibi yapıp yanından geçtim ve çıktım kapıdan.Kapı arkamdan kapandı.Yangın merdivenine gidip oturdum.Gözümden bir damla yaş aktı.Teni çok solgun gözüküyordu.Çok kilo vermiş zaten,empati kurmaya çalışıyorum.Ben Gökhan yerinde olsam ne yapardım? Ben bırakır mıydım, galiba evet.Belki eğer dediği gibiyse...Gitmeseydi ayrılacaktık,değişecekti.Sonra aklıma kendi yaşadıklarım geldi, çaresizliğim mahvolmuşum.O değersizlik hissi...Gerçekten de haber veremez miydi?Kendi canını neden riske attı.Ben atmazdım kendimi riske,arkamda Gökhan'ı öyle bırakmak istemeyeceğim için ne olursa olsun yapmazdım.Galiba aramızdaki fark bu.
-"AH!"
-"Dur benim."
Gökhan karşıma çıktı bir anda.Gelip yanıma oturdu.Paketten bir dal çıkarıp önce bana verdi sonra kendi yaktı.
-"Nerden bildin?"
-"Bakışlarından."
-"Kalmayacaktım zaten."
-"Biliyorum."
-"Nasıl?"
-"İçini biliyorum da ondan."
-"İyi misin,soğuk bura."
Gülümsedi.
-"Ne?"
Nefes aldı gülerek sigaradan.
-"Niye gülüyosun?"
-"Yemek için saol."
-"Sen beni b...Neyse,rica ederim."
-"Şöyle diyip durma."
-"Demedim bi şey."
-"Kutay ve Ezgi seninle-"
-"Ben istemiyorum."
-"Kalsana burda,Kutay gidecek."
-"İyi gözüküyorsun."
-"Ama değilim."
-"Hani acımıyordu bi yerin."
-"Acımıyo, ama kal."Pişkin pişkin bakıp sigara içiyordu.
-"Dalga mı geçiyorsun benimle?"
Gülümsedi.
Nasıl dalgaya vurabilir bunu ya!Komik hiçbir şey yok.Ne yapıyor aklınca flört mü ediyor benimle atışarak!Bir anda çok sinirlendim.O sırada mesaj geldi telefonuma.
-Gelmiyor musun?
Göz ucuyla baktı.O kadar sinirliydim ki tek bir şey daha derse dalga geçer gibi,ağlayabilirdim.Ayağa kalkıp arkamı döndüm.
-"Kal."
Duyduğum an arkamı dönmemle konuşmam bir oldu.
-"Bi katille aynı evde kalmam ben."
Kalktı hızlıca oturduğu yerden.Yürüdü evin kapısına doğru hızlıca.S1kt1r ne dedim ben!
-"Gökhan!"
Girdi eve kapattı kapıyı yüzüme.Kahretsin bunu dememeliydim.Asansörle bile değil yürüyerek indim apartmandan.Bindim hemen arabaya.Gözlerim doluydu ama direniyordum ağlamamak için.
-"Noldu!"
-"Hızlı sür hemen eve gidelim."
-"Noldu ya?"
-"Söylememem gereken bir şey söyledim."
-"Ne söyledin?"
-"Hassas bir yerden vurdum onu."
-"Neden?"
-"Çünkü beni sinirlendirdi!Dalga geçer gibi şakalaşır gibi şeyler söyledi bana!Bu kadar hiçbir şey olmamış gibi şakalaşmasına sinirlendim!Yanlışlıkla söyledim,ağzımdan kaçtı!"
Ellerimle yüzümü kapatıp ağlamaya başladım.
-"Ters bir şey mi söyledi?"
-"Söylemedi,gitti.İçeri girdi."
-"İçerde değil miydiniz?"
-"Hayır."
-"Anlamadım."
-"İçerde Kutay da vardı,ben yemeği bırakıp çıktım,yangın merdiveninde oturdum.O da yanıma geldi."
-"Seni bu kadar üzdükten sonra bi lafa mı alınmış bu kadar.Dünya onun etrafında dönmüyor."
-"Gerçekten söylememem gereken bir şey söyledim,en azından sesli."
-"Düşünmen tamam da söylemen mi suç?"
-"Boşver ya,iyi olduğunu gördüm içim rahatladı en azından."
-"Seni bırakayım eve,gidiyim sonra ben de."
-"Tamam."
-"Sıkma canını sen de zamana bırak konuşur halledersiniz,olmazsa da dünyanın sonu değil."
-"Teşekkür ederim Kaan."
...
İşten çıktım,çok yoruldum artık.Biraz dolaşmak istedim.Kulaklığımı takıp dolaştım sokaklarda.Birden Gökhan'la, gerçi o zaman Deniz'di, tanıştığımız sokağa yakın olduğumu fark ettim.Gittim oraya.Buraya ilk gelişimde girdiğim barı gördüm,kapanmış galiba ya da henüz açılmamış bilemiyorum.Fiziksel ve duygusal anlamda çökmüş bi haldeydim o zamanlar,ama şu an o günlere dönmeyi çok isterdim.En baştan tanışmayı,en baştan aşık olmayı...Eski evime de çok uzak değil burası.Her şey çok tanıdık.Bir kafeye girdim ve bir şeyler yedim.Tam karşıdan müzik sesi geliyordu.Baktığımda,Gökhan'la tanışma anım geldi gözümün önüne.Taşlar oturdu.Aslında tanışmadık ama,o gün birisi çarpıp bakmadan gitmişti.Şimdi fark ediyorum Gökhan'dı o.Başka biriyle beraber oldum o gece bi arabanın içinde,bitmeden bırakıp gittim sonra,garip günlerdi.Girdim o kulübe.Saat de geç olmuştu biraz.Etraf çok değişmemiş,hala çok karanlık.Herkes dans ediyor eğleniyor.Bi bira aldım,ilerledim önlere doğru.Sahnenin karanlık yerinde dj duruyordu.Hiç dans etmiyordu,İnsanlara bakmıyordu,durdum sadece,karıştım insanların içinde,eğlendim tek başıma.Buna gerçekten ihtiyacım varmış galiba.Müziğe bıraktım kendimi.1 saat falan geçti.Yeni bir bira almak için bara gittim.Bekliyorken biri geldi yanıma.
-"Selam."
-"Selam."
Uzun boylu hafif kilolu bir çocuk.Benim yaşlarımda.Hiç tanımadığım bi insan,eskiden yaptıklarım geldi gözümün önüne.
-"Ömer ben,senin adın ne?"
-"Begüm."
-"Memnun oldum Begüm,sıkılmıyor musun tek başına."
-"Yoo,daha eğlenceli."
-"Daha eğlenmek istersen,yardımcı olabilirim."
Cebinden ufak bir poşet gösterdi içinde renkli haplar olan.
Alsam mı düşüncesi karıştırdı aklımı,uzunca baktım poşete.İstiyordum aslında,ama eski geldi aklıma.Bırakmanın ne kadar zor olduğu.Dalgaya vurdum ben de.
-"Haha,hadi ya!Öyle mi duruyorum dışardan."
-"Hayır,ben de satıcı değilim merak etme.Ulaştı elime,hepsini tek atmak istemedim.Particiyim bağımlı değil."
Gülümsedim imalı imalı.
-"Kalk dans edelim,atmadım daha bir şey sıkıldım sadece."
-"İyi peki."
İlerledik biraz,sallandım sadece,etrafı izledim.
-"Ne düşünüyorsun?"
-"Hapları."
-"Haha istiyor musun?"
Çok gürültü vardı zar zor anladım demek istediğini.
-"Hayır."
-"Neden düşünüyorsun?"
Kulağına yaklaştım.
-"Bi ara çok ilgimi çekiyorlardı da ondan."
Elini belime koydu,kulağıma eğildi.
-"Dahasını gösterebilirim."
İttirdim gülerek kendimden.
O da güldü ve yeniden yaklaştı,boynuma eğildi.Ellerini kalçama attı.Hızlı bi şekilde ittim bir anda.
-"Çekil üstümden!"
-"Hadi ama!"
Müzik kesilir gibi oldu ama devam etti,birden biri çocuğun üstüne atladı,kafa attı.Ömer yere düştü.Işıklardan algılayamadım hiçbir şeyi.Bi anda ortalık karıştı.Hemen önüme biri düştü.Yüzüne dikkatli baktım.
-"Gökhan!Durun,kalk çabuk."
Kızgın kızgın bakarak kalktı.Tuttu beni çıkardı.Düşecek gibi oldu tuttum.
-"Acıyo mu bi yerin?Napıyosun sen daha iyileşmedin bile!"
-"O çocuk sana ne yapıyodu?"
-"Bir şey değil,ne işin var senin burda?"
-"Ne uzattı o sana?!"
-"Bir şey değil,kim var kimle geldin?"
-"Cevap versene."
-"Sen cevap ver asıl."
-"Önce ben sordum."
-"Ben sordum."
-"Esin delirtme beni ne ayak o çocuk ne verdi sana?"
-"Tanımıyorum.Vermedi bir şey."
-"Tanımadığın insanlarla mı dans ediyosun sen?"
-"Abartma yan yana sallanıyoduk sadece."
-"Ağzının içine girmiş konuşuyordu p1ç.Kırarım ağzını tek kelime edemez bi daha ömrü boyunca,ne veriyordu sana o!"
-"Almadım bir şey."
-"Bu bakış ne?Kim var karşında içerde yeni tanıştığın torbacılara böyle bakmıyorsun!Korktun mu benden noldu?Yine mi diyeceksin Gökhan çok değiştin tanıyamıyorum seni!Hep böyleydim kızım ben ne zaman yaklaştırdım birini senin yanına böyle!Seni korumak için yaptığım şeylerle suçla yine!Hadisene! Ne bakıyosun hadi!Desene katilsin git yaklaşma diye!Hadi s1kt1r git şimdi torbacıların yanına."
-"Yaklaş!"
Ne der gibi kafa salladı.Dedikleri çok kırıcı ama farkında değil.Kırdım onu isteyerek demiyor.Yakasınından tuttum çektim.Kokladım.
-"Hangimiz torbacıların yanından geliyor belli."
Doğru düzgün konuşamıyor bile.Güldü.
-"Sen çektin tabi dimi bütün üzüntüyü.Ben o s1kt1ri boktan yerde keyfimden pislik içinde yaşadım kaç ay değil mi?Deli s1kti beni keyfimden gittim,hiç senden ayrıyım diye üzülmedim sanıyorsun dimi!Asıl ben seni tanıyamıyorum,duydun mu?Ben seni tanıyamıyorum.Bencilleştin sen!Ben tanımıyorum benim tanıştığım güzel kalpli kendi başına büyümeye çalışan kız bu değil!Katilmiş.Ben miyim lan katil!Kurtardım lan ben bi ton adamı ondan.Yarısı çoktan ölmüştü bile.Git hadi git,ara aşkını alsın seni!Korkmazsın onun yanında hadi!Söyleme ama kulüpte torbacılarla takıldığını,o benim kadar enayi değildir uğraşmaz."
-"Ne diyosun ya sen!Ben mi dedim uğraş benimle diye.Kendin istedin!Aynı mı ya yaşadıklarımız!Benim hiçbir boktan haberim yoktu bıraktın gittin sandım.Bi ton şey düşündüm!Tekrar hamile kalamayacağım için gittiğini bile düşündüm!Kumsalın yanına gittin sandım,tek bir şey bilmiyordum çünkü.Ne yapmamı bekliyorsun ki şimdi!Özür dilerim söylediğim şey için,öyle düşündüğüm için söylemedim.Öyle düşünsem gelmezdim zaten.Haksızlık ediyorsun bana,ne içtin ne kullandın bilmiyorum ama ayıldığında pişman olacağın şeyler söylüyorsun."
-"Korkuyorsun kızım sen benden.Şu dünyada tek korkmaman gereken kişi benim senin.Katille aynı evde kalmazmış.Başarılar sana hayatında,asıl tehlikeli insanlarla tanışınca bakalım ne olacak.İnsanlar sandığın gibi değil Esin.Hadi eyvallah."
-"Kimle geldin sen buraya?"
-"Tek."
-"Tek başına mı geldin eğlenmeye,yalan söyleme sen eğlenmezsin böyle yerlerde."
-"Eğlenmeye gelmedim."
-"Ne?"
-"Çalmaya geldim."
Dj oydu galiba.Anlamalıydım gerçi,bakmadım hiç dikkatli.
-"Sen niye geldin buraya!?"
-"Bağırma bana yeter!Dolaşıyordum girdim."
-"Burayı mı seçtin dolaşmak için Esin!"
-"Eski anılar geldi gözümün önüne,girdim ben de,hem sanane ya,hesap mı soruyorsun bana.Başarılar sana hayatında diyordun az önce."
-"İnanamıyorum sana,ben olmasam orda,o torbacı p1ç neler yapacaktı,hala laf söylüyorsun.Aldın mı bir şey,söyle kızmayacağım?"
-"Kendimi korurum.Ayrıca bir şey yapmıyordu ittim ben.Bıraktım diyorum,almadım hiçbir şey."
-"Bak beni delirtme gözümün önünde elledi bildiğin bidaha gelmeyeceksin tek başına böyle yerlere."
-"Sen yokken de gittim." Sırf sinirlensin diye söylüyordum,hakkı yok bunları demeye.
-"Haberim var,tek başına mı gittin sanıyorsun sen?"
Adım attı,sarsıldı.Tutmak için yaklaştım.
-"Tamam,dokunma."
-"Dokunma mı?"
Ses yok,başına masaj yapıyor.
-"Ne içtin sen?"
-"Cevap versene."
Taksi çevirdim yoldan.
-"Bin hadi."
-"Olmaz içeri girmem lazım."
Gitti taksi.
-"Giremezsin bu halde."
-"Esin yorma."
-"Bak zaten sinirliyim,insan gibi bin taksiye sapasağlam git evine,sonra görmezsin bi daha beni.İki saattir demediğin şey kalmadı bana tutmaya çalışıyorum kendimi,sus laf dinle."
Arka kapıdan bana yaklaşan çocuk çıktı.
-"Evine gidiyosun sen,tekrar gelmeyeceksin böyle yerlere."
Döndü arkasını çocuğun peşine yürümeye başladı.
-"Dursana,Gökhan!"
Çocuğu yakasından çekip yumruk attı.Yere düştü ikisi de.Ayakta bile duramıyordu vurunca kendi de sarsıldı.Kulübün çalışanlarından biri telefonunu çıkarırken gördüm .Yanlarına koştum.Yere oturdum kulağına eğildim.
-"Çabuk kalk gidiyoruz,polisi aradı çalışan.Bir şey içmişsin zaten iyice belaya girer başın."
Kalktık,beraber.İttirerek koşturdum.Arkamızdan bağırdılar.Ana yola çıkınca da hemen taksiye bindik.Kendi evime getirdim.Yarı baygın haldeydi.Kapıyı açmaya çalıştım.

KİBRİT 2Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin