Merhabaaa vanilyalarımm nasılsınız?
14k olmuşuz inanamıyorum daha çok okunur umarım.
Destekleriniz için teşekkürlerr
Size iyi okumalarrr
¤¤¤¤
/ Jungkook /
Kapıyı çalmış, önünde durup kapıyı açmalarını bekliyordum. Taehyung hâlâ orada duruyordu. İçimdeki garip utançla ve bugün olanlara arkamı dönüp yüzüne bakamıyordum.
Bende onu tanımak istiyordum. Onun bana kötü davranmak yerine böyle konuşması beni çok mutlu etmişti. O çok olgun biriydi. Bence birbirimize şans vermemiz çok doğru bir karar olacaktı.
Taehyung'u ilk gördüğümde, ilk karşılaşmamızı hatırlamak istemiyorum. Neyse onu ilk gördüğümde böyle şeyler hissetmiyordum ama tanıdıkça onun bana karşı olan her hareketinde kalbim hızlanmaya başladı. O çok iyi, kibar, düşünceli ve saygılı biri.
Bununla birlikte çokta yakışıklıydı. Çok güçlüydü, deltaydı. Bir omeganın eş kriterlerini yeterince hatta fazlasıyla karşılıyordu.
Kısa sürede açılan kapı ile düşüncelerimden sıyrılıp karşımdaki Jimin'e baktım. Jimin ellerini beline koyup, sol ayağı ile yerde ritim tuttururken bana bakmış sonra kaşları çatılmıştı. Burnunu kırıştırıp önce havayı sonra bana biraz yaklaşmış ve beni koklamıştı.
Ne oldu dercesine ona baktığımda "Garip kokuyorsun ve bu koku çok tanıdık. Nerdeydin sen?" Dedi geri çekilip şüpheli bakışlar ile bana bakarken.
"İzin ver önce içeriye gireyim sonra konuşuruz. Azrail gibi başımda dikilmişsin." Diye konuşup göz devirmiştim.
O da ben konuştuktan sonra kenara çekilmişti. Ayakkabılarımı çıkarıp içeri geçtiğimde annem salondan çıkmış "Oğlum nerdeydin?" Diye solumuştu. Ona gidip geleceğimi fazla orda kalmayacağımı söylediğim için meraklanmış olmalıydı.
Annemin yanına gidip yanağını öptüm. "Erken gelecektim ama yolda bir arkadaşımı gördüm. Biraz kafe de oturduk. Üzgünüm haber vermediğim için." Dedikten sonra gülümsedi.
Çok gecikmemiştim ama annem bizim üzerimize çok titrerdi. O yüzden endişelenmişti.
"Tamam sorun değil anneciğim ama bir dahakine haber ver olur mu?"
"Tamam annelerin en güzeli."
Annemin bu kez diğer yanağını öpmüştüm. Ellerini bırakıp merdivenlere yönelirken "Anne biz Jimin ile odama çıkıyoruz." Dedim. Oda başını tamam dercesine sallamış, tekrar salondaki yerine kurulmuştu.
Odama girdiğimizde Jimin, kapıyı kapatıp az önceki sakin ve olgun tavırlarını bir kenara bırakıp yatağıma zıplamıştı. Onun bu tavrı yüzümde bir tebessümün oluşmasını sağlamıştı.
Jimin atladığı yatağımda bana doğru dönmüş konuşmuştu.
"Ayy sana çok önemli bir şey anlatacağım."
Bunu o kadar heyecanlı bir şekilde söylemişti ki bende meraklanmış ve heycanlanmıştım.
Odamın banyosuna ilerlerken "Bekle ellerimi yıkayıp hemen gelecem." Dedim. Oda kafası ile beni onaylanmış, heyecandan tepinmeye devam etmişti.
Banyoya gidip ellerimi yıkadıktan sonra hemen Jimin'in yanına yatağa oturdum.
Beni heyecanla bekleyen Jimin'de bir şey söylemek yerine bileğini açıp bana ruh eşinin simgesi olan pembe çiçekleri göstermişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Full Moon Night
FanfictionJeon Jungkook, 20 yaşına gelen herkesin dolunay gecesi kurt cinsiyetini ôğrenmesi şerefine düzenlenen baloda, kardeşinin kurt cinsiyetini kutlamaya gelen yüzyılın deltası Kim Taehyung'un ruh eşi olacağını düşünmemişti. semetae! ukekook! taekook! An...
