'lego bir kültürdür, ben lego kadınıyım'
(yunho, seonghwa, yeosang, san)
yunho:
sıkıntıdan patlıyom ha
yeosang:
ben de valla
seonghwa:
bize gelin asmr izliyek geç oldu ama olsun dönersiniz birkaç saate
san:
siz benim daha önce uçtuğumu gördünüz mü
seonghwa:
he
geçen sene dersten kurtulmanın verdiği sevinçle merdivenlerden inerken çıkışa uçtun ya 2 saniyede
yunho:
ĞWLDĞWLDWĞXŞWĞDĞWĞDĞWĞDĞEĞDĞWĞDĞWĞDĞEĞDŞEĞDĞEĞDEĞD
yeosang:
piyuuuuvvv ✈️
san:
NİYE HATIRLATIYORSUN
ayrıca ondan bahsetmiyorum
az sonra size uçuyom
seonghwa:
asmr kelimesini duyunca uçmayı yine denemek istedin tabii
san:
geleyim de göstericem ben sana asıl uçağı da uçmayı da
seonghwa:
napim ben senin büzüşük uçağını🤢
san:
yuh
bu aralar sadece benim değil
kıymetlimin bile üstüne çok gidiliyor
yunho:
gelirken bir şey alak mı hwa
seonghwa:
pembe simli şampanya görmüştüm geçen ondan alsanıza🥹
yeosang:
dad i'm a material girl💅🏻
san:
ben o pembe şeye para vermem siz alırsınız
seonghwa:
ne alıcan sen
san:
prezervatif :)
yeosang:
benim işim çıktı ben gelmiyom
yunho:
sırf izlemek için gelicem ben🌚
seonghwa:
kapıya polisleri dikicem bok girersin eve
san:
ya bırak ya bilmiyoruz koleksiyonun olduğunu sanki
seonghwa:
gelirken en keskin bıçaklarınızdan da alın🥰
yunho:
bizde o iş
san:
geç kalmayın çok
yeosang:
bakarız
~~~
san
üstüme rahat şeyler giyinip kapıya doğru yöneldim ve ayakkabılarımı giyinmeye başladım. ayakkabılarımın bağcıklarını bağladıktan sonra da hwa'nın evine doğru müzik dinleyerek yürümeye koyuldum. çokta uzak değildi zaten birkaç şarkı sonra kapının önüne gelmiştim.
kapıyı çalıp biraz bekledim. yunho beni mükemmel spiderman pijamalarıyla karşılamıştı. onun bu haline gülerken bir yandan da gözlerim içeriyi tarıyordu.
hwa diyeceğimi anlamış gibi baktı bana.
"yeosang yine formunda şaşırtmadı bizi."
her zamanki gibi en son gelip, geç kalan yeosang olmuştu yine. seonghwa o sırada atıştırmalık bir şeyler ayarlıyordu. ben de televizyondan izleyeceğimiz şeyi ayarlamak için kumandaya doğru eğildim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
FEVER ~ woosan
Teen Fiction"geldin." "birbirimize her şeye rağmen demedik mi san?" {texting•düz yazı} {woosan•seongjoong•yungi•jongsang}
