(seonghwa-hongjoong)
seonghwa:
pişt fıstık
baksana bana
hongjoong:
ders çalışmayı bıraktığıma değer bir sebebin vardır umarım
seonghwa:
nasıl yani
hongjoong:
durumun ciddiyetini şöyle tarif edeyim
senin pembe sevmeme ihtimalini ele al
seonghwa:
NE
sen bana çok pis yanmışsın o zaman amk
hongjoong:
dön de kendine bak
seonghwa:
modelim olur musun
hongjoong:
ne
ne modeli
seonghwa:
bayağı bildiğin model
üstüne yakışacak öyle fikirler var ki aklımda
aklın şaşar
hongjoong:
ben beceremem öyle şeyler
başkasını bul
seonghwa:
becerirsin
beklediğinden daha çok hem de
sen görmüyor olabilirsin kendinde o şeyi ama ben görüyorum
hongjoong:
ben güzel taşıyamam kıyafetleri
seonghwa:
kıyafetleri güzelleştirecek insan mı diyor bunu
hongjoong:
benlik değil öyle şeyler
seonghwa:
güzelim
sen sadece kendini bana bırak
ben hallederim
tamam mı
en azından deneriz olmazsa olmaz zaten hım?
hongjoong:
tamam
seonghwa:
kaç kişilik olsun
hongjoong:
ney
seonghwa:
düğün salonumuz kaç kişilik olsun diyorum
hongjoong:
sen kendine çift kişilik mezarlık ayarla
rahat rahat takılırsın
seonghwa:
benim gibi bir güzelliği öldürecek misin cidden
hongjoong:
haklısın
seonghwa:
saçta en çok tercih ettiğin renk hangisi
hongjoong:
gri sanırım
neden ki
seonghwa:
bir kez daha aşık olmaya hazır ol bebeğim
hongjoong:
hayır
GRİ YAPMA HAYIR
seonghwa:
noldu ki🫣
hongjoong:
bir şey yokta
yapma
saçların çok zarar görür hem
seonghwa:
sen saçlarımı bırak
hongjoong:
bırakamam
seonghwa:
yoksa hayal edip etkilendin mi doğruyu söyle
hongjoong:
etkilenmem için gri saçlı olmana gerek yok
seonghwa:
ayın kaçı uygun sana
hongjoong:
buluşmak için mi
ŞİMDİ OKUDUĞUN
FEVER ~ woosan
Novela Juvenil"geldin." "birbirimize her şeye rağmen demedik mi san?" {texting•düz yazı} {woosan•seongjoong•yungi•jongsang}
