1.4

597 42 36
                                        

12.01.2024


[][][]


Kim Taehyung,


''Komutanım, komutanım; aşk dolu çiçek böcek komutanım! Yüzünde güller, papatyalar aynı bir çiçek bahçesi açan komutanım!''

Jungkook'un, beni baz alarak kendi kafasından oluşturduğu dizelere kızmak yerine, son üç haftadır yaptığım gibi güldüm ve kendi saçlarımı karıştırdım. Uyandığımız her sabah bunu yapıyordu işin aslı ama ben sadece son üç haftadır bu kadar tatlı tepkiler veriyordum. Nedensiz, içimden ona kızmak filan gelmiyordu; aksine, söylediği bu saçma şeylere gülesim geliyordu.

Araya giriyorum Teğmen'ciğim ama o 'nedensiz' dediğiniz şeyin, küçük hanım ile doğrudan bir ilgisi olabilir mi? Hani bu 'çiçek böcek' durumunun onunla bir bağlantısı olma ihtimali nedir? Bence yüzde yüz bir oran bu.

Evet, sanırım bu konuda onun hakkını yiyemem ben.

Güzel sevgilim, beni resmen sakinlik, tatlılık, her şeye gülen bir abidesine dönüştürmüştü ve bundan asla şikayet etmiyordum. Beni istediği her şeye dönüştürebilir, istediği gibi yapabilirdi. Pek sorun etmiyordum hatta ve hatta hoşuma bile gidiyordu.

Bak, yine Jennie aklıma gelmişti ve benim yüzümde kocaman bir gülümseme oluşmuştu.

Jennie ile onun evlerinin koltuğunda birbirimize açılıp artık ve artık sevgili olmamızdan bu yana hızlı bir şekilde üç hafta geçmişti. Bu üç haftanın bu kadar hızlı geçmesinin nedenini, soluğu her gece onun evlerinde almaya bağlıyordum. Biraz Albay'ın yokluğunu fırsat biliyormuş gibi olmuştu ama bizim de yapacak daha iyi bir seçeneğimiz kalmamıştı. Her gece yarısından önce - ki bu yaklaşık on bir buçuğa tekabül ediyordu- Askeriyeden çıkıyor ve onun evine arka bahçesinden giriyordum. Jennie, önden girildiğinde görünme ihtimalinin fazla olacağını bile düşünebilecek biri olduğundan; her adımımız kontrollüydü. Pekala, böyle Albay bile yokken gizli gizli takılmak onu da beni de üzüyordu ama durumlar da ortadaydı şimdi. Hazır bu kadar güzel ilişkimiz varken, araya giren üçüncü dördüncü -duruma göre beşinci altıncı- kişiler yüzünden yıpranıp birbirimizden kopmak istemiyordum. Zaten bu gece yarısı Albay artık Kore'ye dönecek ve bizim de aldığımız cezanın sonuna gelecektik. Jennie ile görüşme zamanlarımız da gitgide azalacaktı.

Anlayacağınız iki taraftan da kısıtlanmış gibiydik.

Gerçek askerlik görevime en nihayetinde dönecek olmama çok ama çok seviniyordum. Artık sürekli silahları temizleyip taşımaktan bıkmış, millete ona buna çay vermekten bunalmış ve bambaşka albayların ayak işlerini yapmaktan sıkılmıştım. Artık kendi en iyi bildiğim işleri yapmamın zamanı gelmiş de geçmeye başlamıştı. Silah tutmayı özlemiş, yerlerde sürünmeye hasret kalmıştım resmen. Sadece ben değil, ekibimdeki kişilerin de  bu yeniyetme işleri yapmaktan sıkıldığı anlayabiliyordum; hele Jongin'in, kendini zar zor tuttuğuna adım gibi emindim. Tanrıya şükür ki, iki gün önce gelen habere göre Albay Kim, Kore'ye döndükten sonra cezamız bitecek ve buraya gelen ilk görevde biz gidecektik! Uzun zaman sonra gideceğimiz ilk görev olacağı için ayrı bir heyecanlanıyordum!

Aaa tekrar araya giriyorum Teğmen'ciğim de, seni bu kadar mutlu eden ve büyük ihtimalle küçük hanım ile aranda yaşanan ilişkiyi son derece etkileyecek olan bu 'haber'den; Jennie'nin bir bilgisi var mı? Sadece soruyorum.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Feb 03, 2024 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

hazel haze |taennieHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin