Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Tek bir hazine kazınırdı insanın beynine.Tek tük anılar biriktirirdi yine insanoğlu.Yaşamaya odaklı değildik,hep plana odaklıydık.Gittiğimiz yerlerde çektiğimiz fotoğrafları nitelendirirdik anı diye...
Ama değildi.Öğrenilen bu değildi,bilinen bu değildi.Sadece bir kare ve içindeki insanlar anılar değildi.Güleç gösterilen o samimi ortam ancak fotoğraflarda olurdu.Halbuki bir söz bile yaşatırdı anıları.
İnsanoğlu ne zaman anlayacak ki bunu?Öldükten sonra hayatımızın gözlerimizin önünden film şeridi gibi geçtiğinde mi?Çok geç olmayacak mı?
Bazen üzülmek gerekir,en güzel anıları yaşayabilmek için.Bazen mutlu olursun ama anılar hep kötüdür.
Yaptım,anıları gerçekten biriktirdim diyebilmek için çok geç olmamalı.
İlkbahar aylarına göre soğuk olan hava,koşuşumuzun şiddetiyle tenimizin buz kesmesine sebep oluyordu.İznimiz dün itibariyle son bulmuşken buraya adım atar atmaz on dakikam olduğunu ve bizi içtima alanında bekleyen komutanımızın olduğu söylenmişti.
Ne zaman geldi bilmiyorum ama erlerden öğrendiğime göre 9.kahvesini yudumluyordu.'Şaka gibi herif'demişti Baran koşunun başında,şuan ise hepimizden farklı olarak sırtındaki elli kilo ağırlıkla koşuyordu.Melih ve Tufan gülmemek için kendini zor tutarken,Polat komutanın yüzü asık,Furkan ile ben ise durum analizi yapıp birbirimize kaş göz işaretiyle anlatmakla meşguldük.
"Hayat çok garip değil mi Polat?"dedi Gökberk komutan.Canının sıkkın olduğunu gördüğü için daha fazla sıkacaktı.Hoşuna gidiyordu herifin.Biliyorum üstüm ama cidden fazla can sıkıcı.Polat komutanım haklı yani.
"Ne gibi garip komutanım?"Anlamamazlıktan gelmek onun en büyük silahıydı.'Madem canımı sıkacak o zaman onunkide sıkılsın'kafasındaydı,haklıydı da.
"Bundan iki gün önce benim yerimde sıcak çayını yudumluyordun,şimdi ise ordasın başkalarının yerinde."Furkan'a başımla'gelecek olanı bekle'dediğimde,Furkan hafifçe gülümsedi.'Büyük bir merakla'der gibi kaşlarını kaldırmayıda ihmal etmedi.
"Ben hep buradaydım komutanım.Bana sorarsanız timimle beraber koşmak benim için şeref,tabi sizi bilemem."Kendimi liseli ergenler gibi 'ooo'yapmamak için zor tutarken,Melih ile Tufan'ın hafif kıkırtısını duydum.Sorun şuydu;ikiside sert kayaydı ve ne olursa olsun güç Gökberk komutandaydı.