9.Bölüm;Rüzgarlar Yakınca

799 72 69
                                    

Yeni bölümden merhabalar!

Yorum yapmayı unutmayın.

Rüzgarlar tenlere karıştı,alev aldırdı ve yaktı,yıktı.İnsanlar bunu acı olarak nitelendirdi.Ateşten korktular.Oysa yozlaşan her ruhun birgün yanacağını bilemediler.
Şimdi derin bir nefes al ve yaşadığına şükret,çünkü derin bir karanlık seni içine hapsetmeden önce ne kadar zamanın olduğunu bilemezsin.Belki var belki yok.O nefesin bile seni yakmayacağını bilemezsin.

Güç seni ele geçirdiğinde,kibri getirecek ve bunu çok iyi biliyorsun ki;kibir seni yenmek için herşeyi yapacak ve iraden önüne geçemeyecek kadar ruhundan uzak olacak.Ezeceksin,ezileceğini bilmeden.Sabretmeyecek, herşeyi saniyesinde isteyeceksin.Oysa birgün öyle bir bataklığa saplanacaksın ki, ağaçlar sana yardım eli uzattığında onlardan nefret edeceksin.

Yağmurun bedenimde hiç bu kadar öfkeyle gezindiğini hissetmemiştim.Tekrar eve doğru yürüdüğümüzde ikimizden de ses çıkmıyordu.Ablam'ın yaptığı hareketin sonucu elbette büyük bir kavgaydı,ama Gökberk bunu anlamış gibi tekrar benimle geliyordu.Hemde beş mahalle üstümde oturmasına ve evinin önünden geçmemize rağmen.

Evet bunu yeni öğrenmiştim.

Kapının önünde durduğumda,benimle içeri geçmek yerine tekrardan eve gitmedi gerektiğini söyledi.Israr edecek bir halim yoktu.

"Laçin..."dedi benden iki adım gerideyken."Yarın erken gel,hem şu nikah tarihini,hem de başka birşey konuşacaklarmış bizimle."

"Tamam,merak etme."dedim ağzımın içinden.Gitmesini istemiyordum ama kalması içinde bir sebebi yoktu.

"Ha birde,sizi bir akşam yemeğine çıkartmak isterim hanımefendi.Sonuçta normal çiftler böyle yapar."güldüm.

"Normal çiftler birbirlerine emir vermez ama."

"Bak nasılda anladın emir olduğunu."dedi o da benim gibi gülerken.

"Seni seviyorum."dedi arkamdan bir noktaya bakmadan boynunu hafif bükerek işaret ettiğinde.

"Bende seni."diyip iki adım boşluğu kapatıp yanağına bir öpücük kondurdum.Birşey demesine fırsat bile vermeden eve girdiğimde, kapıda beni bekleyen ablamla karşılaştım.Konuşmak istemediğimi bilmesine rağmen yinede koluma uzandı.Dokundurmadım.

Artık o da bana dokunamazdı.

"Konuşmamız gerekiyor."dedi net bir tonda.Gerçi artık netliğini felanda anlayamıyordum, karşımdaki benim ablam değil gibi geliyordu.

"Siz konuşabiliyor muydunuz?Kusura bakmayın tanıyamıyorum malum."

"Lil-"

"Sakın.Adımı o pis ağzınla kirletme,benim yalancılarla işim olmaz."

"Beni bir kere bile anlamaya çabalamadın,iki çocuk doğurdum ben.İkisinide istemedim.Ne zaman anladın bunu?Bana yardımcı olup neden aldırmadın?Yürüyemiyorum ben-"

"O da yalan değilse tabi."bıkkınlığım sesime yansıyordu artık.

"Siktir git o zaman.Neden bir yalancıya bakıcı-"onun susmasını sebep olan şey,ona vurmak yerine duvara attığım vazoydu.

LAÇİN;ÇAKIR KUŞUHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin