Helloooo!! Bu bölüm dark başlayıp ponçikle devam eden bir bölümdürr.
Sevmeniz umuduyla...
Bölüm şarkısı; Ediz Aksay Rana- Kaybolmak Üzereyim
Bir hatam veya kusurum olduysa Affola...
&&&
İnsan bu fani dünyada her zaman kaybeder miydi? Hani bazı insanlar vardır hayattan bir beklentisi olmayan, bencil, ölümü bekleyen... Sizce onlar bu hayatta her zaman kaybeden mi olmuştur? Bence hayır. Sadece isyan etmeyi bilirler onlar, başına gelen güzel olayları görmezden gelir, en küçük kötülükte başlarlar 'Hayat bana bir tarafından gülüyor' diye...Bilmezler ki bir kapı kapandıysa bin kapı açılır.
ELİF SU SOYDAN
Elimde şemsiye ile yürüdüğüm yol sanki hiç bitmeyecek gibi gelmişti. Kaybolmuş gibi hissediyordum bu tenha yolda. Peki kaybolmak neydi? İnsan kaç kere kaybolurdu hayatında?
omuzumda bir el hissetmiştim.
"Hişşt! baksana bir bana?"
Arkamı dönüp bir kaç adım geriledim.
"Hiç görmedim seni buralarda, nereden geldin sen?"
Adamın sarhoş olduğu çok belliydi, Buram buram içki kokuyordu. Geri geri yürümeye başlamıştım.
"Dilini mi yuttun güzelim?"
O da üstüme doğru yürümeye başlamıştı. Korkumdan elimde ki çantayı adamın kafasına geçirdim. Yere düşmemişti ama aldığı darbe ile birkaç adım sendelemişti. Oradan koşarak uzaklaşacakken kolumdan tutmuştu.
Yolu kısaltmak için neden tanımadığım sokağa girmiştim ki zaten? Korku bedenimi ele geçirmeye başlamıştı. Kendimi savunacak birkaç hareketten başka bir şey bilmiyordum. Bildiğim hareketlerde bu adamın üstünde işe yaramazdı. Bağıracaktım, belki bir duyan olurdu. Allah'tan umut kesilmezdi ya.
"Sevgilim, bu adam kim?"
Tanımadığım başka biri durumu anlamış olacak ki yardıma gelmişti. Sarhoş adamın kolunu elimin üzerinden sertçe çekmiş, elini omuzuma atmıştı.
"Yol sormak için geldi herhalde boş verelim."
Sarhoş adam inanmayan gözlerle bir bana birde yanımdakine bakmış daha sonra arkasına dönüp gitmişti. Derin bir nefes verdim. Adamın elini omuzumdan çekip gözlerine doğru bakmaya başladım.
"Teşekkürler yardım ettiğiniz için"
"Uğur."
"Anlamadım?"
"İsmim diyorum, Uğur."
"Tekrar teşekkür ederim Uğur bey"
Uğur beyin bir şey demesine müsaade etmeden hızlı adımlarla Cafe'me doğru ilerledim. Kepengi kaldırıp kilitli kapıyı açtım. 'Kapalı' yazısını 'Açık' olarak değiştirdikten sonra içeri girdim.
"Vaovv! Demek ki buranın sahibi sensin?"
Uğur Bey'in buraya geldiğinden haberim olmadığından çıkan sesiyle irkilmiştim. Gergin çıkan sesimle
"Burayı nereden buldunuz Uğur bey?"
"Seni takip ettim."
İçimden, 'Sağ ol ya içime su serptin gerçekten!' geçse de dışımdan söyleyememiştim. Yüzüme sahte bir gülümseme koyarak
"Teşekkürümü ettim sanıyordum ama-"
"Ettin zaten."
Cevap bekler niteliğinde gözlerinin içine bakıyordum. Gözleri çok güzeldi, kahverenginin en güzel tonuydu.
Elini ensesine atarak
"Poğaça almaya gelmiş olamaz mıyım?"
"Beni takip ederek?"
Bir süre durduktan sonra tekrar konuşmaya başladı.
"İçimden öyle geldi"
Kısa bir kahkahamdan sonra kasa'nın oraya geçip
"Ne yazık ki poğaça satmıyoruz Uğur bey"
"Tüh! desene aç kaldım. O zaman ben bir kahve alayım."
"Tüh! Ben size bir kurabiye birde kahve vereyim o zaman aç kalmayın."
Kurabiyeyi kese kağıdına koyup kahveyi hazırladım. İkisini de Uğur beye uzattım ama o sadece gözlerime bakıyordu.
"Uğur bey?"
"Pardon gözlerinin güzelliğine dalmışımda, Borcum ne kadar?"
İltifatını görmezden gelip
"Müessesemizin ikramı olsun, İyi günler."
Geldiğinden beri solmayan gülüşüyle
"İyi günler." deyip çıkmıştı.
İnsan her zaman bir yolda, şehirde kaybolmazdı. Bir kişi gelirdi dengelerimiz bozulurdu kaybolurduk. İstemesek de kaybolurduk bazen, Ama bu kaybolmanın iyi mi kötü mü olacağına biz karar verirdik. O an hissetmiştim ki Uğur beyle olan konuşmamız burada bitmemişti. Daha çok görecektim ben bu adamı...
Kaybolursun, Bazen bilmediğin bir yerde bazen bir çift gözde...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
MANOLYA
Teen FictionHakkari Zehra'da güzel anılar bırakmaz, elinden ilk aşkını, her şeyim dediği kişiyi alır elinden. Bir gün tayini tesadüfen Hakkari'ye çıkar ve zorunlulukla geri gelir. Ama bilmediği bir şey vardır, kader kötüde olsa iyide olsa yazmıştır bir şeyler. ...