13. ZİYAN OLMAK Part1

1.1K 58 9
                                        

Yeni bölümden kocaman merhabalaaarr yavrularımmmm.😍 Ay ay syy aslında bir saat önce atmam gerekiyordu bölümü ama her zaman ki gibi aksilikler peşimi bırakmadı. 🥺 Ama sonunda geldiim. Bu bölüme bol bol Leyal ve Artun okuyacağız, artık aralarındaki o mesafenin kapanmasının zamanı geldi bu yüzden bu ve bir sonraki bölüm daha çok Leyal ve Artun Agâh'ın yüzleşmesi ve aralarındaki bağın güçlenmesini ele alacak ayrıca 15. Bölümden sonra daha hareketli bölümler bizi bekliyor diyebilirim. Umarım bölümü beğenirsiniz.🙈🤍

Bol bol yorum yapmayı ve oy vermeyi unutmayalım ballarım. Yükselmemiz sizin elinizde lütfen bir aile olarak elimizden geleni yapalım, şimdiden çok çok teşekkür ederim 🥺🤍💜

Beni Instagramdan ve Tiktoktan takip ederek destek olabilir ve benimle istediğiniz zaman iletişime geçebilirsiniz.

Instagram &Tiktok: yildiztozuyazari7

"Türk'ün nefesi rüzgâr, öfkesi yıldırım, kılıcı tufan."

Zihnimin kıvrımlarında yankılanan sesler karanlığın ardında kimseye duyurulmayan bir orkestranın sessiz notaları gibiydi

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Zihnimin kıvrımlarında yankılanan sesler karanlığın ardında kimseye duyurulmayan bir orkestranın sessiz notaları gibiydi. Ne benimle tamamen uyumlu ne de tam anlamıyla kaos dolu... İçimde benim bile kaybolduğum görünmeyen bir şehir vardı. Yönümü bulmak için dar sokaklarında yankılanan adımlarım her penceresinde yarım kalmış hikayelerin saklı olduğu yollara evlere çıkıyordu. Kalbim bazen bir saatin tık takları gibi düzenli bazen de fırtınada yönünü kaybetmiş bir gemi gibi savruk çarpıyordu.

Aldığım her nefes kendi içimdeki boşlukları doldurmak için verdiğim kısa molalardan ibaretti sanki.

Her soluk, yitirdiğim zamanın boşluklarına tutunmak için verdiğim bir uğraştı.

Tekrar derin bir soluk alıp verdiğimde bana bakan iki çift göze tekrardan bakma gafletinde bulundum.
İnsanlara baktığımda gözlerinde sadece suretler değil, kırılan hayallerin, unutulmuş sözlerin, sönmüş umutların, gizli sırların izlerini görüyordum. Tıpkı şimdi benden saklanan sırları gördüğüm gibi...

Belki de bu yüzden benliğim uzun zamandır kalabalıklarda bile kendini soyutluyor yapayalnız ilan ediyordu çünkü herkes bir parçasını bir başkasından saklamak ile meşguldü ve ben saklanan her sırrın yükünü sezebiliyor onları kendime dert edebiliyordum.

"Leyal..." Artun bana doğru adım attığında oturduğum sandalyeye sırtımı iyice yaslayarak ona bakma tenezzülünde dahi bulunmadan elimi kaldırarak onu durdurdum. Bana attığı adımı yarım kalırken kasılan bedenini göremesem bile hissedebiliyordum. Bir açıklama yapmasını bir şeyler zırvalamazını istemiyordum, buradaki asıl muhattabım o değil karşımda duran kadındı.

"Seni daha erken bekliyorduk teğmenim." sesim ağır ağır kanayan bir yara gibiydi. Bu yara sadece bana ait değildi, bu yara bizim için en büyük darbeydi ve ben bunu göstermekten çekinmeyecek kadar sert ve ketumdum.

AHVESBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin