bomb

653 63 64
                                        

"Bu parfüm yeni mi?"

Jay elindeki birasını yudumlarken sormuştu, Heeseung sadece kafasını sallamıştı. Nedense Heeseung son zamanlarda gerekmedikçe konuşmuyordu. Yaşadığı durumun vicdan azabıyla yanıp tutuşuyordu. Bir an önce mezun olup Jake'ine kavuşmak istiyordu, tabii Jake onun yüzüne bakar mıydı orası tartışılırdı. Gömleğinin bir düğmesini daha da açarken boğucu havanın etrafından gitmesini umuyordu. Jay ve Heeseung diğerlerine uzak otururken Sunghoon gergince etrafta gezinip söyleniyordu.

"Kaç saattir aramalarıma dönmüyor, ne zaman gelecek bu çocuk?"

"Belki bi işi çıkmıştır Sunghoon biraz rahat olsana."

Jungwon onu sakinleştirmeye çalışırken Sunghoon telefonu çalınca Riki'nin aradığını görerek telefonu yanıtladı ve konuşarak diğerlerinin yanından uzaklaşmıştı. Sunoo etrafa göz atarken yanında oturan Jungwon'un bir yere odaklandığını fark etmişti. Gözlerini oraya çevirdiğinde Jay'i görmüştü. Kendisi de ona bakıyordu. Sadece bakışarak nasıl dakikaları devirdiklerini düşünüyordu Sunoo. Göz devirip Jungwon'u dürttü.

"Yanına gitsene."

"Anlamadım?"

"Bakışlarınla yedin Jungwon, yanına git diyorum." İkili fısır fısır konuşurken onlara doğru gelen Jay'i fark etmemişlerdi bile. "Biraz konuşabilir miyiz?"

Jungwon şaşırsa da kafasını sallayıp ayaklanmıştı. Kimsenin olmadığı uzun balkona çıktıklarında ilk konuşmaya başlayan Jay olmuştu.

"Jungwon ben nasıl diyeceğim bilmiyorum ama.. yani demek istediğim, bu günlerdir kafamı kurcalıyor ama ben gerçekten seni düşünmeden duramıyorum. Cümleleri toparlayamadım ama o gün seni öptüğümde hissettiğim kalp çarpıntısını kimseyle birlikteyken hissedememiştim. Aklımdan çıkmıyorsun ve ben ne yapmalıyım bilmiyorum. Sana o gün kardeşim dediğimde de, gerçekten ölmeyi dilerdim öyle bir şey demek yerine. Beni affeder misin ya da bana karşı ne hissediyorsun bilmiyorum belki de beni sadece Jake gibi bir abi olarak görüyorsun ama ben senden hoş-"

Lafını kesen Jungwon'un sıcak dudaklarıydı. Jay ne yapacağını bilemezken havada kalan ellerini hızlıca Jungwon'un beline dolamıştı. Kendilerinden bile daha sıcak bir öpüşme başlatırken Jungwon'un sırtı balkonun duvarıyla buluşmuştu. Bir süre sonra nefessiz kalan Jungwon geri çekildiğinde konuşmuştu.

"Ben de senden hoşlanıyorum." Bir süre birbirlerine baktıktan sonra ikisi de bir anda gülmeye başlayıp sarılmıştılar. Müzik sesi kesildiğinde ve içeriden Riki'nin sesi geldiğinde ikisi de ayrılıp şaşkın bir şekilde birbirlerine bakmıştılar. En sonunda içeri geçme kararı aldıklarında Riki partinin orta yerinde durmuş konuşmayı başlatmayı bekliyordu. Herkes toplandığında boğazını temizledi. Süslenmesi biten Eun da odasından çıktığında Heeseung'ın yanına gelmişti.

"Partinizi üzülerek bölüyorum ama size anlatmam gereken önemli şeyler var. Öncelikle hepiniz biliyorsunuz ki Eun ve Heeseung sevgili, ne de yakışıyorlar öyle değil mi?" Riki ikisine de bakarak gülümsemişti. Sunghoon şaşkınca sevdiği çocuğu izlerken o da kesinti yapmadan anlatmaya devam ediyordu. "Evet ben de öyle düşünürdüm, tam olarak 1 hafta önceye kadar. Biliyorsunuz ki Eun'un en yakın arkadaşlarından biri benim dönemimden bir kız ve sevgilisiyle de aynı sınıftayız. Evet ben geleli çok olmuyor ama napalım işte, sıcakkanlıyım ve insanlarla hemen anlaşabiliyorum. Tam olarak 1 hafta önce Eun'un en yakın arkadaşının sevgilisiyle içmeye gitmiştik, her şeyin patlak verdiği noktaya yaklaşıyoruz iyi dinleyin. Kendisi nasıl sarhoş ama görmeniz lazım, telefonu masada dururken bir mesaj geliyor ama kız arkadaşından değil. Kimden mi? Tabii ki Eun'dan."

my brother's friend, heejakeHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin