my

722 58 14
                                        

Aradan geçen 5 günün sonunda her şey bırakıldığı gibiydi, Jay ve Jake evin içinde bile konuşmuyorlardı. Anneleri sıkıntı neydi çözmek istiyordu ama oğulları o kadar korkutucu duruyorlardı ki araya girmek istemedi. Heeseung ve Niki ise olayları Jay hariç diğerlerine anlatmışlardı, Jake pek ayık kafayla dinleyemediği için tekrar o da dinleyerek her şeyi kafasında oturtmuştu. Bugün ise Jungwon onunla bile konuşmayan sözde sevgilisinin yanına gelmişti Heeseung'la birlikte. Jake annesi evden gittikten sonra deli gibi tedirgin olmuştu, abisiyle arayı nasıl düzelteceğini bilmiyordu ve stresli bir şekilde Jungwon ve Heeseung'ı bekliyordu. Kapı çaldığında koşarak açmıştı, 5 gündür görmediği sevgilisinin boynuna atlarken sıkıca sarılmıştı. Jungwon ikisini yalnız bırakmak adına elindeki poşetlerle hızlıca içeri geçmişti. Jake kafasını Heeseung'ın boynundan kaldırıp ellerini yanaklarına sarmıştı.

"Çok özledim seni."

"Ben de seni özledim bebeğim."

Heeseung öpmek için uzandığında Jake hızlıca geri çekilmişti, "o kadar da değil, önce meseleyi halletmeliyiz." Heeseung şaşkınca sevgilisine bakarken Jake gülerek içeri geçmişti, Jungwon ise aldığı şeyleri mutfağa yerleştirip o da salona adımlamıştı.

"Jay nerede?"

"Odasında."

Jungwon kafasını sallayıp salondan çıkmıştı, artık ezberlediği koridorda yürürken Jay'in odasına geldiğinde kapıyı tıklatmıştı. İçeriden ses gelmeyince kapıyı aralamıştı, gördüğü şeyle bu sefer önceki gibi utanmayı kenara bırakıp içeri adımlamıştı. Jay yeni duştan çıkmış olacaktı ki altındaki eşofmanıyla birlikte üstsüz bir şekilde havluyla saçlarını kuruluyordu. Jungwon'u görünce ne yapacağını bilememişti, mesajlarına hiç dönmediği için utanmalı mıydı bilmiyordu ama yüzüne bakacak gücü kendinde bulamamıştı. Havluyu omuzlarına bırakırken hafifçe öksürmüştü.

"İçeride seni bekleyen bir ikili var, konuşmak ister misin?"

"Hayır."

Jay kesin olarak konuştuğunda Jungwon yavaşça ona doğru adımlamıştı. Tedirgin adımlarla elini tutmaya çalışırken endişe dolu bakışlarıyla ona bakmaya başlamıştı, "bak jay.. tepkini anlıyorum, gerçekten de kırgınsın ama onlarla paylaşman gerek bu durumu. Bağırmadan, sakince konuşmalısın. Biri en yakın arkadaşın biri de canından çok sevdiğin kardeşin. Kaç gündür seninle arası kötü diye ağlıyor biliyor musun? Çünkü senin onu sevdiğin kadar o da seni seviyor."

Jay yumuşamaya başlamışken son dediğiyle hızlıca kaşlarını çatmıştı. "Sevseydi arkamdan iş çevirmezdi."

Jungwon iç çekerek biraz daha sevdiğine yaklaşmıştı, elini sıkı sıkı tutarken bir elini de çıplak omzuna koymuştu. Yavaşça okşarken bir nevi kafasındaki düşünceleri rahatlatmaya çalışıyordu. "Korktu Jay, korktu ne tepki vereceğinden ama bir yandan da o kadar çok seviyordu ki Heeseung'ı aşkının önüne geçemedi. Sen Jake'e söyledin mi en yakın arkadaşından hoşlanıyorum diye, ilk neden ona danışmadın da gelip bana itiraf ettin. Emin ol bu olaylar olmasaydı da Jake'e söylemeyecektin çünkü kendin kabullenemediğin şeyi başkasına yapmayı göze alamadın, daha doğrusu aldın ama söylemeye dilin varmadı. Şimdi ona kızma ne olur, böyle bir şey için ikisinin de kalbini kırmaya değer mi?"

Jay dolu gözlerle Jungwon'a dönmüştü, hızlıca onu kendine çekip sıkı sıkı sarılmıştı. Jungwon da rahatlamış bir şekilde kafasını göğüsüne yaslamıştı. Jay eğilip Jungwon'un saçlarına öpücük kondurmuştu.

"Özür dilerim mesajlarına dönmediğim için."

Jungwon kafasını kaldırıp Jay'in yüzünü avuçlamıştı. Baş parmaklarıyla yavaşça yanaklarını okşarken gülümsemişti, "Özür dileyecek bir şey yok, seni anlıyorum ve kızmıyorum. Şimdi sen de anlayışlı bir abi ol ve kardeşinin elinden tutup ona yol göster çünkü o sensiz çok fazla yalpalayacak."

Jay gülümsemişti, o kadar içten gülümsemişti ki Jungwon'un içi ısınmıştı. Uzanıp dudaklarına küçük bir öpücük bıraktıktan sonra yatağın üstünde duran tişörtü alıp sevdiği çocuğa yavaşça giydirmişti. Tişörtten dağılan saçlarını eliyle düzelttikten sonra içten bir şekilde gözlerine bakmıştı. Sıcak eliyle Jay'in elini kavradıktan sonra odadan dışarı adımlamıştı, odaya doğru ilerlerken her şeyin güzel olacağını hissetmişti. Salona girdiklerinde tedirgince onlara bakan Jake ayaklanmıştı. Abisini sakin bir şekilde karşısında görünce 5 gündür duyduğu özlemle dolu gözleriyle birlikte hızlıca sarılmıştı. Jay de daha fazla kendini tutamazken kardeşinin saçlarını okşamıştı. Bir süre iki kardeş böyle kaldıktan sonra ayrılmışlardı. Heeseung ise saygıyla ayaklanmıştı, ne de olsa şu an karşısında en yakın arkadaşı değil de sevgilisinin abisi vardı.

"Saçmalama Heeseung, otur."

Jay ikisinin karşısına, sevgilisinin de yanına oturmuştu. "Anlatın bakalım, nasıl oldu bunlar?"














"Yani anlayacağın ben onu çok seviyorum Jay, her zaman da seveceğim." Heeseung cümlesini Jay'in kalbini çalacak bir sözle bitirdiğinde Jay sırıtmıştı. Ama kötü bir sırıtış değildi bu, sadece kardeşinin böyle emin ellerde olması onu bir nevi mutlu etmişti.

"Onu üzmeyeceksin değil mi Heeseung?"

Heeseung hızlıca sırtını dikleştirip kafasını olumsuz anlamda sallamıştı. "Asla, böyle bir şey aklının ucundan bile geçmesin. Sen nasıl onu canından fazla seviyorsan ben de öyle seviyorum." Jay sakince kafasını sallamıştı, "Mutlu olun, olur mu?"

Jake gülümseyerek abisine bakmıştı, hüzünlü bir gülümsemeyle kafasını sallarken Jungwon da boğazını temizlemişti. "Biz de mutlu olalım değil mi?"

İkisi de Jungwon'a dönerken Jay alacağı tepkiden çekinerek yutkunmuştu. "Size de çok sevindim abi, Jungwon'dan iyisini bulamazdın zaten." Jay aldığı tepkiyle rahatlarken gülümsemişti. Araları böylece yumuşarken salonu kaplayan mutluluk ile evi sıcak bir ortam sarmıştı.

"Niki'ye çok şaşırdım, bu çocuğun bu kadar marifetli olacağını kim düşünürdü?" Konu bir anda dağılmışken hepsi kafasıyla onaylamıştı, "Peki şu ses kaydı meselesi, neydi o?"

Jay'in sorduğu soruyla Jake gözlerini kaçırarak Heeseung'a bakarken Heeseung ise ne demesi gerektiğini düşünüyordu. Ortam daha yeni yumuşamışken kardeşinle ilişki yaşadım deseydi Jay'in bir anda kafası atıp onu öldürme olasılığı çok yüksek olduğundan hızlıca başka bir cevap bulmuştu.

"Eun'la telefonda konuştuktan sonra telefonu kapatmayı unutarak Jake'e sevgilim falan demiştim de, hepsini duymuştu ve bu ses kaydını sana dinletmekle beni tehdit ediyordu." Jay anlamış bir şekilde kafasını sallamıştı, Jake alt dudağını dişlemişken derin bir nefes çekmişti içine. Heeseung da ucuz atlattıklarını düşünerek diliyle yanağına vurmuştu. Jay'e yalan söylemeyi sevmiyordu ama en azından canını seviyordu.















































finale de az kalmısken bu bölümü uzun tutmayayım dedim, evet arkadaslar dert tasa bittigine göre her kitap gibi güzel bi son yapayım artık diyorum. bu fici de cok seviyorum keske daha da uzasaydı derdim ama böylesi daha iyi. öyleyse, iyi okumalar diliyorum. ❤️‍🩹

my brother's friend, heejakeBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin