9

130 13 2
                                        

Regulus soğuk havayla büyücü olması sayesinde sıcak tuttuğu ağaç altında ayaklarını uzattı. Karın üzerinde batmadan oturabilmeleri de büyüleri sayesindeydi.

James küçük, karanlık bir Muggle barından elindeki iki şişeyle çocuğa doğru yürüyordu.  Regulus ortamın kasvetli havasından içerideki birkaç kişiden gelen düşük sesli sohbetlerden hoşlanmamıştı. Bu yüzden de dışarıda oturmayı tercih etmişlerdi.

Regulus, önüne bırakılan bardağını dikkatlice inceledi, içkiyi çevirdi, ancak bir türlü içmekte cesaret bulamıyordu. James ise, karşısındaki çocuğun bu halini fark ederek alaycı bir gülümsemeyle ona bakıyordu.

"Ne oldu, Reg? İştahını mı kaybettin yoksa bu kadar sıkıcı bir yeri mi beğenmedin?"

Regulus başını kaldırdı ama gözleri hâlâ bardaktaydı. Gözleri bulanık bir şekilde nehrin üzerindeki kırmızı ışıkları takip ediyordu.

"Bir süre daha içmeyeceğim, belki de... fazla içki beni daha da ağırlaştırıyor. Burası da garip bir yer, sevmedim."

James, gülümsemeye devam etti ancak hemen ardından Regulus’a yaklaşarak omzuna hafifçe dokundu.

"Gel, kafanı dağıtalım. Bu kadar kasvetli bir yüzle içki içmek,bana göre değil. Başka bir tane daha alayım, belki havanı değiştirir."

Regulus, James’in teklifine gülümsemeden sadece başını salladı ve sessizce bir yudum alarak bardaktaki içkisini tekrar eline aldı. James, karşısındaki çocuğun zoraki tavırlarını fark ederek ona daha ciddi bir şekilde yaklaştı.

"Reg, hadi ama. Bunu yapma. Seninle biraz olsa da eğlenmek zor olmamalı, değil mi?"

"Biraz önce babam babana saldırdı."

"Abin de cevabını verdi,takılma."

"Salazar...benim Seni iyileştirmem gerekiyordu."

"Benim yaralarım seninkiler kadar derin değil ki. Ellie'i eskisi gibi aramıyorum. Atlatıyorum galiba. "

"Biraz önce hatırladım. O ölünce sizinkilerle onun için seherbazlık seçeceğini duymuştum."

"O ona olan borcum. Remus,Peter,Sirius ve ben Helen'in oğullarıyız. Onun yarım bıraktığı hobileri tamamlıyoruz. Remus onun hep istediği tezi yazıyor,Peter bahçelerindeki çiçeklerden sorumlu,Sirius Helenle düzenli olarak konserlere gidiyor,ben onun köpeğine bakıyorum. Dördümüz de Seherbaz olup ona bunu yapanları bulacağız. Öyle böyle arkadaşımızın yarasını örteceğiz. Arada sızlıyor,birilerinin lafiyla üzerindeki bandajı çözülüyor ama kapanıyor."
Çocuğa dönerek ekledi.
"Seninki üzerine örtecegimiz bandajı kabul bile etmiyor."

"Seni seviyorum eğer onu..-"
Regulusa karşı başını onaylarcasına salladı.

"Şüphem yok ama henüz aramızda kalın duvarlar olduğunu biliyoruz. Bunları yıkacak tek kişinin de sen olduğunu biliyoruz."

Regulus, bir süre sessiz kaldıktan sonra derin bir nefes alarak başını yukarı kaldırdı. İçindeki karamsarlık, dışarıdan fark edilmeden James’e geçiyordu.

"Bu tatilin sonunda okula döneceğiz, James. Bunu biliyorum. Ama işte sonra... Seninle aramızdaki devam edebilir ama... ben yine de Black evine geri dönmek zorundayım. Asla abim gibi olamayacağım. Ailemin bana dayattığı bir diğer gerçek de bu."

James, Regulus’un söylediklerine karşı kısa bir an sessiz kaldı. Kafasını hafifçe eğerek yutkundu ama cevap verirken gözlerinde hala umutlu bir ışıltı vardı.

"Regulus, bunun değişmesi gerektiğini biliyorum. Biliyorum ki bu senin için de zor. Ama... Her zaman bir yol vardır, değil mi?"

Regulus, gözlerini kapatarak içindeki karışıklığı hissetti. O kadar karmaşık duygular içindeydi ki, her geçen dakika onun için daha da zorlaşıyordu.

Beyond the HousesHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin