29

359 19 20
                                        

Upuuzunnn bir aradan sonraaa yine yeni yeniden karşınızda bennnn😍😘😚🤭

Tatlı okumalar aşkolarıımmmm😉😉😉😉😉😉😉😉😉

🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️🙂‍↔️

Okuduğum yazının ne anlama geldiğini kavramam yaklaşık 10 dakikamı aldı diyebilirim. Benim sürekli 'o boşamaz ki beni' 'seviyor beni' diye kendimi avuttuğum adam boşanma dilekçesini kendisi bile getirmeye tenezzül dahi etmemiş başkasıyla göndertmişti. "Saygısız köpek" diye geçirdim içimden. O an bütün vücudum sinirden neredeyse titriyordu.

Kafamı dosyadan kaldırdığımda karşımda oturan Batu'nun konuşmaktan çekinmesine rağmen;

"Arel sen iyi misin vücudun titriyor.." dediğini duydum.

"Şirkette mi?" Diye fısıldadım. Cevap vermedi o an bütün damarlarımda sinir hissettim.

"SANA ALİ ŞİRKETTE Mİ DİYE SORDUM!" diye gürledim. Yerinden sıçrayarak ayağa kalktı. O an bende ayağa fırladım. Dosyayı almaya çalıştığında elimle dosyayı arkama alıp;

"Sakın, bana şimdi onun nerde olduğunu söyle çocuk."

Korkuyordu deli gibi korkuyordu. Ne bekliyordu ki bu haberden sonra mutlu mutlu dilekçeyi imzalayıp kendisine vereceğimi falan mı düşünüyordu yani‽ Bence bunlar toplu halde kafayı yemişti.

"Lütfen biraz sakin ol Arel şu an sağlıklı düşünemiyorsun ben bir bardak su getireyim sana otur sonra gider konuşuruz ne dersin?"

"Sen bana ne anlatıyorsun çocuk? Adam getirmeye tenezzül etmemiş seninle göndertmiş sen bana neyin suyundan neyin sakinliğinden bahsediyorsun?"

"Haklısın ama toplantı-"

"Başlatma toplantısına şimdi yürü şirkete götürüyorsun beni."

Batu'nun zorla da olsa kapıya doğru yürüdüğünü gördüm. Kapının önündeki terliklerden birini ayağıma geçirip kapıyı çektim. Kapının önündeki arabanın yan koltuğuna oturup Batu'nun arabayı çalıştırmasını bekledim.

Şu an sinirden yürüyebilirdim şirkete kadar.
Batu arabayı çalıştırıp yola çıktıktan birkaç dakika sonra aşırı yavaş sürdüğünü fark ettim.

"Sen şunu hızlı kullanmaya başlayacak mısın ben inip yayan mı gideyim, ha ondan sonra bunun hesabını ben de vermem biliyorsun."

O an gaza bastığını gördüm. Yaklaşık 13 dakika sonra şirketin önündeydik ancak sinirimin bırakın azalmasını 2 katına çıktığını fark etmiştim.

Arabadan hızla inip kapıya koştum. Girişteki kadını yine görünce bir ara onu kovdurmayı aklımın kenarına yazdım,gerçi bugünden sonra bunu yapacak bir yetkim olur muydu şüpheli.

"Ali nerde?" Direkt olarak sormuştum hiç çekemezdim şimdi onu da.

"Hoş geldi-" lafını kesip;

"Sana Ali nerde dedim" diye sorumu tekrarladım.

"Efendim Ali bey şu an toplantı odasında Macarlarla-"

Karşımdaki kadın daha konuşmasını bitirmemişken asansöre doğru ilerledim. Koştum da diyebilirdik fark etmez. Batu'nun peşimden geldiğini ayak seslerinden anlayabiliyordum.

"Arel bak yalvarıyorum sana" gelen asansöre binip peşimden binmesine izin vermeden kapıyı kapatmıştım. 8. Katın düğmesine basıp asansördeki bir türlü ilerleme bilmeyen lanet sayılara baktım.

Durduğu katlarda inatla kapıyı geri kapatıyor bir an önce orda olmaya bakıyordum. Sonunda kapı açıldığında bir hışımla asansörden çıkıp sağa dönerek toplantı salonuna ilerledim. Dosya hâlâ elimdeydi.

Kapıyı aniden açıp içeri daldım. İçeride yaklaşık 12-13 kişi vardı. Hepsinin bakışlarının bana döndüğünü gördüğümde kapıyı çarpıp içeri girdim. Ali"nin şok olmuş gözlerle beni izlediğini gördüm.

Masanın etrafından dolanıp Alinin yanında durduğumda hâlâ beni izliyorlardı. Dosyayı sert bir şekilde masaya vurup "Bu ne? " diye sordum.

Karşımdaki adam gözlerini bir kaç saniyeliğine kapatıp nefes aldı. Dişlerinin arasından;

"Toplantıdayım Arel!" Dediğini duydum. Duydum duymasına da bu pek umurumda değildi.

"Beni zerre kadar ilgilendirmiyor bu boktan toplantıların sana bu ne diye sordum?" Daha çok sinirlenmişti aniden ayağa fırlayıp;

"Herkes çıksın" dedi. Kimsenin pek de umurunda değil gibiydi çünkü kimse yerinden dahi kıpırdamamıştı.

"SİZE ŞURAYI BOŞALTIN DEDİM" Diye gürledi, siniri daha çok banaydı bu çok bariz ortadaydı ama başkası bunu anlar mıydı bilemiyordum.

Odadaki herkes fısıldaşarak ayağa kalktı, Ali peşlerinden gidip herkes odayı terk ettikten sonra kapıyı kapatıp kitledi. Arkasını dönüp yanıma geldi;

"Bu ne cürret?" Dedi fısıldar gibi.

"Sana sormak lazım ne bu belge yüzün bile kızarmıyor kalkıp bana kusur buluyorsun kendin getirmeye tenezzül dahi-"

"Sesini kes ve beni dinle çocuk sen bana demedin mi elinde olur belgeler diye al işte işini hızlandırdım tatava yapacağına imzalayıp tek kalemle boşasana beni?"

Dediklerinden sonra biraz sessizleştim, evet öyle demiştim ama o anlamda mı söylemiştim ben?..

"Sende bahane arıyormuşsun beni boşamak için bakıyorum da direkt belge göndermeler falan ha?"

"Bahane arasaydım senelerdir peşinde köpek olmazdım nankörlük yapma Arel."

"Madem seviyorum diyorsun ne bu ha ne bu?" Belgeyi bir kaç kere göğsüne vurdum gözlerini kapatıp konuştu;

"Yoruldum çocuk. Olmuyor ve olmayacak.  Senelerdir diretiyorum ama beni asla sevmeyeceksin, artık bu ihtimal daha çok canımı yakmaya başladı. Seni de kendim yüzünden bağlı tutamam yoluna devam et, et ki bende sana bakıp o mutlu sende biraz toparlanmaya çalış Ali diyebileyim o yüzden imzalaman gerekiyor şu kağıdı. "

Gözlerim dolmuştu..giderayak onu asla sevmediğimi sevmeyeceğimi ve bunu kabullendiğini söylüyordu.

"Sen gerçekten bencilsin!" Deyip parmak uçlarıma yükselip dudaklarımı karşımda duran 3 senelik eşim olan ancak daha önce yanağından bile öpemediğim adamın dudaklarına bastırdım. Gözlerinin fal taşı dibi açıldığını gördükten sonra kendi gözlerimi yavaşça kapattım. Bir kaç saniye sonra eli belimi buldu ve öpücüğü derinleştirdi..

😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍😍

ŞŞEEEYYY ÖPÜŞTLER..
(ilhamgelmiyomk)

Gel (BXB)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin