Tanjiro'nun ağzından.
Zenitsu'nun bir ofyadizyak gibi beni sarsıyordu. Bir sandalye çektim ve onu kucağıma oturttum. Bedeninin yan tarafı göğsüme yaslandı. Eğer isterse kalkabileceği şekilde ona alan tanıdım.
Kulağına fisıldadım. "Göstereyim mi, anlatayım mı?"
Her zaman ki mantığımın dışında, bünyemin hiç alışkın olmadığı, kendim için yapmak istediğim bir tecrübeydi.
Bu bir liste yapmayı, risk analizlerini ve çok yoğun düşünmeyi gerektirmiyordu. Buradayken birkaç ay için bile olsa özgür olmak istiyordum.
Dilim yüzünde dolaşarak, tenini tattı.
Zenitsu'nun nefesi kesildi. Bana doğru eğildi.
"Göster. Her zaman göster."
Hafifçe gülümsedim. Yanaklarımın yandığını görmesin diye boynunu öpmek için eğildim.
"Bundan sonra geri dönüş yok."
"Her zaman, şu andan başka zaman yok derim." Bana döndü ve dudaklarımı yumuşak bir şekilde öptü. Dilini dudaklarımın kenarında dolaştırdı. Dudaklarımız sanki daha önce hiç öpüşmemiş gibi birbirine kenetlendi.
Beynim tüm bedenimle savaşıyordu. İçimde ateşlenen duyguların hızla akmasına karşı beni uyarıyordu. Zenitsu'yu öpmek en tatlı zehrin tadına bakmak gibiydi.
Bacaklarını bana doladı sarışınım. Giderek büyüyen aletime doğru kendini iktirdi. Bedenini bana sürttürmesi nefes nefese dudaklarını öpmeme neden oldu.
Birbirimizi baştan çıkarırken, öperken, ısırırken tüm dünya durmuştu. Hâkimiyetimi kurmak için bir biriyle düello yapan iki dil...
Zenitsu ensemde ki saçları çekti. Bunu ellerimi kalçalarına koyarak sıkma izni olarak kabul ettim. Ve dudakları dudaklarımın üzerineyken nefesi kesildi. Boynumu öpebilmek için yana doğru itti.
Zenitsu bedenimle istediğini yapma cesareti kazandıkça, benim dokunuşlarım da onu keşfetmek için harekete geçti. Diliyle hassaslaşmış tenimi tattı. Başımı geriye attım ve mırıldandım, bu onun cesaretini arttırdı. Zenitsu kendini penisime iyice bastırdı. Göz bebeklerimin yukarı doğru kaymasına engel olmadım.
Zenitsu eşlik etmek istediğim bir vahşilikle beni öpüyordu. Sanki yıllardır tutsak ettiğim ve artık serbest bırakmak istediğim adamı seziyormuş gibi. Korkuya teslim olmak ve geri çekilmek yerine, dudaklarını yeniden buldum, dünyadan sakladığım benliğimin kilidini açtım.
Tutturduğu ritimle penisime sürtündükçe, omurgamdan aşağıya yayılan alevi hissediyorum. Ağzının içinde inledim ve sesim çıktığı anda onu emdi büyük bir istekle.
Düzensiz nefesimi vererek geri çekildim. "Eğer durmak istiyorsan şimdi tam zamanı."
Kafa karışıklığıyla gözlerini kırptı. "Ne?"
"Eğer devam etmek istemiyorsan.."
Dudakları, tüm şüpheleri ortadan kaldırarak, dudaklarıma yapıştı. Bacakları belime dolanmış bir şekilde, titreyen bacaklarımın üzerinde ayağıya kalktım.
Kahkaha attı ve merdivenlerden yukarı çıkarken bana daha sıkı sarılarak, penisimin zonklamasına neden oldu. Dudakları boynumda dilediğini yaparken, yukarıya doğru çıkan her basamak benim için bir mücadeleydi.
Zenitsu'yu yatağıma yatırdım. Dizlerimin üzerine çökerek kotunu hızlıca çıkarırken inlemeye dönüşen nefesini duydum.
Dirseklerinin üzerine kalktığında, bakışları yanıyordu. İç çamaşırını çıkarmadan önce baldırlarına yumuşak bir öpücük kondurdum.
"Gösteriden keyif alıyor musun?"
"Ellerinin ve dizlerinin üzerinde yalvarır gibi görünmeni seviyorum."
"Yalvarmam?"
"Pratik yapmak mükemmelleştirir." Meydan okumasını kabul ettim.
Bacaklarını araladım ve onu açlıktan ölen bir adam gibi, bir solukta yemeden önce, kasıklarından öptüm. Dilimle uyarıldığı anda göz bebeklerimin kaymasına engel olamadım. İkimiz aynı anda inledik. Dilimin ucu yavaş yavaş aletine düz bir çizgide ilerledi.
Sırtını yay gibi gererek havaya kalktığında, çığlık atarak beni ödüllendirdi.
Zenitsu'nun dokunulmamış ve öpülmemiş hiçbir yerini bırakmadım. Dilim aletine damgasını vurarak, sahibinin kim olduğunu ona gösteriyordu.
Bacakları titriyordu. Tam doruğa ulaşarak orgazm olmasını engellemek için onu kenara ittim. İnledi ve ölümcül bir şekilde saçlarımı kavradı.
Dilimi onun aletinin girişinden ötesine kadar sürükleyerek iyice emmeden önce gülümsedim.
Devam edeceğim, nefeslerin hızlanana kadar bebeğim...
𖤐𖤐
Bir önceki bölümün devamı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝑌𝑒𝑛𝑖 ٭𝑇𝑎𝑛𝑧𝑒𝑛٭
Fanfiction"Beni sevmiyor musun? Tanjiro." "Ben öyle bir şey deme-" söylediğim şeyin farkına varır varmaz susmuştum. Bu gidişatı kabul ediyor muydum. "O zaman ben... Ve sen..." Sustu. Göz yaşlarını kollları ile sildi. "Birlikte." Derken iki elini bir çocuk g...
