9- gelme

138 15 33
                                        

Eğer yarış sırasında o pistin etrafında dolaşırsanız burnunuzu yanık araba lastiği kokusu ve sıcak asfalt kokusu doldurur. Tıpkı kokuyu içiyormuşsunuz gibi hissettirir. Sert ve rahatsız edici bir kokudur ama bazı insanlar bu kokuya hastadır.

Yarış tutkunları.
Toplum içinde onlara insanlar hasta der çünkü bu sert kokuyu solumak bile onları diri tutar. Hayata bir balçık gibi tekrar yapışırlar. Derin derin çekerler, bağımlı gibi. Açlıkla ve çaresizce.

Onlarla ailesi gurur duymaz. 'Tımarhanede yerleri yok ama oraya aitler.' derler. Hele bir de yasa dışıysa yarış. Sen aileden değilsin.

Birde yarışmadıkları halde bu iğrenç kokuyu üzerinde aylarca taşıyanlar var ve üstüne üstlük ödül parasından yarışçıya göre az bir miktar alırlar.

Ekip üyeleri.
Bazılarının aileleri eve para getireceğine bile inanmıyor ama Taehyung'un ekibi. En çok kazanan tek ekip ve şuan yarışçıdan eskisinden daha çok memnun değiller...

Taehyung onca kalabalığın arasına kafasını uzatarak göz gezdirdi. Çok kalabalıktı ve sesler sanki kulağına 'cehennem' diye bağırıyordu.
Aniden kafasına bir darbe yedi.
"Aaa hyung!"

"Ne yapıyorsun? Seni tanısınlar diye mi uğraşıyorsun?"

Taehyung başını tutarken elindeki balaklava maskeyi yüzüne geçirmeye çalıştı. "Bana hâlâ kızgın mısın?"

"Birde soruyor musun? Yarıştan çekilme cezası yedik. Ve bununla sen mi ilgilendin? Yoo." Seokjin başını iki yana salladı ve saçlarını çekiştirdi.

"Bak, ben yıllardır bu yarıştayım ve hep üstlerdeydim ekibimin beni sevmemesine rağmen."

"Dur dur..." Elini Taehyung'un üzerine doğru uzatıp onun konuşmasını durdurdu "Tipik bir alfadan hiç bir zaman kendini sevdirmesini beklemedim. İş arkadaşı sonuçta ve özellikle bu alfa... Üstüne üstlük bir yarışçı ise." Bıyık altından güldü ve ona sinirli gözlerle bakan alfaya baktı.
"Yoksa ben o gün yanındaki koltukta olmadığım için mi böyle davranıyorsun? Riven gayet iyi bir kopilot."

Taehyung'un gözleri karardı, bir süre baktığı yeri göremedi düşünmekten.
"Beni yüz üstü bıraktın!"

SeokJin aniden parladı.
"Bu kadar abartmasan keşke!"

"Hyung bana baba parası olmadan bir hiçsin dedin sonra bende yanımdaki koltuk olmasa sokak faresisin deyince bana trip attın!!"

SeokJin işaret parmağını Taehyung'un göğsüne koydu ve bir kaç kere vurdu.
"İşte senin sorunun da bu! Haddini bilmiyorsun! Şimdi ya susarsın yada yan koltuğa Riven oturur!"

Taehyung'un çenesi seğirdi ve göz temasını kesip etrafa bakındı. Gözü sağ bacağına takıldı ve sertçe yutkundu.

"Biliyorum... Onun kopilotlukta iyi olmadığını. Seninle iletişim kurmakta zorlanıyor ama ne var biliyor musun? Seninle baban bile iletişim kuramıyor. Ben olmasam seninle kimse konuşuyor mu çok merak ediyorum..."

Taehyung gözlerini kaçırdı ve kıyafetini çekiştirdi. SeokJin her konuştuğunda ebeveyn azarı yiyor gibi hissediyordu.

"İşte bu yüzden sevgilin yok."

Taehyung başını kaldırdı.
"Konuyu neden buraya çektin ki?"

SeokJin omuz silkti.
"Bana da omegalar bayılmıyor hani. Ama bence seni görünce yol değiştiriyorlar. O yaydığın sinir feromonu beni bile uyuz ediyor."

"Kokladığını itiraf ediyorsun yani."

"Kes! Arabana bin artık. Sabahtan beri herkes 'Violet violet' diye bağırıyor zaten. Kafam şişti." Violet derken ağzını yasladı SeokJin ve masaya yürüyüp defterini eline aldı.

Altın Melez -tkBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin