12- uzaklaş-ma

154 14 17
                                        

Bazen bir şarkıcının şarkısında aslında yardım çığlığı attığını bile unuturuz, görmezden geliriz.

Bazen de görmezden geliniriz. İçten içe herkes, bizim her gözümüze baktıklarında içlerinden 'Bu yerlerde' derler ama sadece kenarda duran bir vazo gibi, görmek ile görmemek arasında bakmaya devam ederler bize.

Çünkü her ne kadar bu dünyanın tüm yükünü taşıyor gibi hissetsek de, en nihayetinde sadece kendi dünyamızın tüm yükünü taşırız.

Bazıları bu yükü başkalarına taşıttırır. Biz onlara 'Asalak' deriz. Bir argo olmasına rağmen hiç üstlerine alınmazlar. Salak kelimesinin zıttı olsa bile yine en ezilen madurdur salak bu bahiste.

-

"Efendim, doktor bey."

"Martha... Nasılsın?"

"İyiyim doktor, siz?"

Doktor bir kaç saniye bekledi, daha önce bu soruyu duymamış gibi sarsıldı. Gözlerinin önüne bir kaç dakika önce gördüğü Doktor Millie'nin yüzü geldi.

Ona nasıl ustaca sağdan yaklaştığını kendi bile tebrik etmek istemişti.

Hastanenin kafeteryasında onun masada oturan figürünü seyretmişti duvara yaslanırken. Dili ve dişleri stresten sürekli dudakları ile oynuyordu. Ellerini ceplerine sokmuş sırtı duvarda belden aşağısı öne doğruydu.

Millie'nin kızıl saçları güneş ışığı ile turuncumsu bir şekilde parlıyordu. Pembe dudakları sürekli hareket ediyor karşısındaki sevgilisine bir olayı el hareketleri ile anlatıyordu. Bugün dudak kalemi kullanmamıştı, çok doğal ve sade görünüyordu. Belki de evden hızlı çıkmış yolda yürürken çantasından ruju çıkarıp sürmüştü.

Sevgilisi kalkınca Doktor Tan bu düşüncelerinden sıyrıldı. Yürüdü hızlıca ve onun kalktığı sandalyeye oturdu. "Naber doktor?"

"Aa... Merhaba, Tan."

"Senden bir hastanın geçmiş kaydını isteyebilir miyim?"

"Ama ben bir alfa doktoruyum."

"Evet, tamda bu yüzden istiyorum. Çünkü bahsettiğim kişi alfa."

"Ama... Bu başını derde sokabilir. Sonuçta senin hastan değil."

"Kim Taehyung ismi."

Millie şaşkınca başını iki yana salladı.
"Dur... Dur... Kabul ettiğimi söylemedim."

"Sence sevgilin müdüre yalakalık yapmanı duysa doğru bulur mu?"

...

"İyiyim, bayan Martha. Bu ay erken ödeyebilir misiniz ücreti diye soracaktım."

Doktor bekledi, sesi emir vaki değildi ama kabul etmesini umuyordu. Diğer melez hastalıklarının tedavi ücretinin bile yarısını Jungkook'un üzerindeki deneye harcıyordu. Bazı akşamlar yemek bile yiyemiyordu. Bazen kafayı yemiş olduğu düşünüyordu.

Jungkook'un annesi hafifçe şaşırdı ve kocasına baktı. Suni kanlardan birini yudumluyordu poşetinin köşesinden. Bardağa koymaya bile tenezzül etmemişti. Pencereden dışarıdaki tarlalardaki kuru otlara rüzgarın çarpmasını izliyordu. O kadar alık görünüyordu ki Martha ona seslenmedi.

Aklına ilk evlilik yılları geldi.

Ne ailesi ne de arkadaşları vampir bir adamla çıkmasını asla onaylamamışlardı. Rasgele bir zamanda, sokaktan geçen bir arkadaşıyla konuşurken bile yüzleri sanki ona 'Ne yazık, ne israf' diye bağırıyor gibi geliyordu.

Altın Melez -tkBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin