Jungkook neredeyse genç denilebilecek olan doktoruna baktı. Sessizce yutkundu, dudağını dişlemeye başladı. Ne diyeceğini toparlamak için bir boşluk arıyordu ama sorun şuydu ki doktor zaten bugün pek konuşkan değildi. Onun bu uğraşı boşluk doldurmacadan çok bir tezi baştan yazma girişimine benziyordu.
Derin bir nefes aldı, doktor onun kazağının kolunu sıyırırken. Parmakları dudağı ve çenesiyle oynuyordu.
"Umm Doktor Tan...?"
"Evet, Jeon. Dinliyorum."
Onun gergin bakışlarını karşıladı. O Jungkook'u öyle iyi tanıyordu ki, bir şey söylemekte zorlandığını çoktan anlamıştı; bu yüzden koluna iğne yapmakta yavaş davranıyordu.
"Şey... Bir alfa ile görüşüyordum son zamanlarda."
"Hmm."
Doktor iğneyi almak için yan masaya eğildi.
"Yani şey... Randevu tarzı değil. Sadece Jimin dışında biri... Demek istedim." Derin ve gergin bir nefes verdi.
Doktor onun yüzüne bakıp hafifçe sırıttı. "Tahmin edebiliyorum. Bu seni aşıyor."
İğnenin havasını alırken doktor oldukça sakindi.
"Evet öyle. Ama bir şeyi merak ediyorum. O yüzden sizinle konuşmak istedim." Ensesini kaşıdı diğer eliyle.
Doktor, iğneyi yerini ezberlediği o damara batırdı profesyonelce.
"Bu biraz yakacak..."
"O bana, benim feromonumu aldığını söyledi... Aa... Yaktı..." Elini kolunun iç kısmında gezdirdi, bir iki saniyeliğine acının etkisiyle damarlarının varlığını hissetti. İçlerine dolan sıvının yayıldığını hissetti.
Doktor kaşlarını çattı, başı direkt Jungkook'a döndü.
"Başka ne dedi?"
"Feromonumun neye benzediğini de anlattı ve melezlerin feromon yaymadığını ben söylemeden önce bilmediğini söyledi."
Doktor şaşkındı ama belli etmedi.
"Yalan söylemiştir sana. Alfalar çapkın ve yalancıdır."
Jungkook kendini açıklamak istercesine telaşlandı. "Ama o bana hiç yürümez ve... Bu sayede benim yerimi hissediyordu. Gördüm! Gerçekten... Ve onun feromonundan rahatsız olmuyorum. Tuhaf değil mi?"
Ona inanması için büyük ve umutlu gözlerle bakıyordu doktora.
Doktor elini Jungkook'un omuzuna koydu. "Bu pek mümkün değil, küçüğüm..."
Jungkook gözlerini büyütüp baktı ona. Neredeyse sesi tizdi. "Ama tuhaf kokmuyorsun bana dedi... Bana yalan mı söylüyor sizce? Hiç mi mümkün değil bu?"
"Yani bu kişi Jimin değil? Ve sadece bir kişi mi sana bunu dedi?"
Jungkook başını hızlıca salladı.
"Hmm. O halde kesin seni kandırıyor. Bu şerefsizlere inanma, tamam mı?" Jungkook'un omuzunu patpatladı nazikçe. "İlaçlarını iyi kullan ve herhangi bir sorun olduğunu düşünürsen beni hemen ara. Sonra görüşürüz."
Jungkook'u kapıya kadar götürdü doktor. Ve kapı kapanınca sırtını sakince kapıya yasladı. Eli doktor cebindeki sigara paketine gitti. "Bir doz daha yüksekti..."
Jungkook'un dediklerini düşündü ve hafifçe dudakları yukarıya kıvrıldı.
"Bu işte bir sivke yeniği var... O herifi nasıl bulabilirim ki, Jungkook fark etmeden?"
Saçını kaşıdı hafifçe ve kapıyı açıp dışarıya çıktı. Hastanenin bahçesine ilerledi ve bir grup alfa doktoru gördü bankta oturan. Beyninde sanki bir ışık parladı. Sessizce fısıldadı.
"Doktor Millie... Alfalar zengindir ve zenginler en iyi olan hastaneyi kullanır yani..." Vücudunu döndürüp uzun binaya bakındı. "Burası, AlphaMed Hastanesi. Millie kesin biliyordur."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Altın Melez -tk
FanfictionJungkook tarih dersinde hep en düşük notları almakla başı dertte olan bir melezdi, taki arkadaşı tarih dersi çalıştırmak için ona birini bulana kadar. İşte o zaman tek derdinin tarih dersi olmasını istedi. -Omegaverse
