30

243 13 11
                                        



Boğazında cam parçaları varmış gibi hissettiren bir gün geçiriyordu Taehyung. Her şey çok kolaymış gibi gözüküyordu ama hiçbir şey kolay değildi. Küçük kız saatlerce ağlamıştı ve Taehyung ne yapacağını bilmiyordu. Konunun kaynağı ise Fiora'nın yıllar sonra aklına gelen anneliğiydi.

"Özür dilerim. Böyle olacağını bilmiyordum."

"Beni umursamaman umrumda değil ama onu hüngür hüngür ağlattın Jeongguk."

"Fiora onu görmek istemişti. Sadece görmek istediğini söyledi."

"Onu ağlattı." Taehyung inanılmaz öfkeliydi ama hiçbir tepkiyi dışarıya istediği gibi yansıtamıyordu. Sanki içinde bir şeyler çatlamaktan ve kırılmaktan yok olmuştu.

"Şimdi senin yüzünden onu bırakmak istediğimi düşünüyor. Mutlu musun?" oturduğu çimenlerin üstünden kalktı hızla Taehyung ve yürümeye başladı.

"Taehyung yemin ederim böyle olacağını düşünmemiştim."

"Sikik arkadaşın kendi çocuğunu terk edip yıllarca gelmiyor ve geldiğinde onu anne olarak kabul etmesini mi bekliyorsunuz? Jeongguk hayal aleminden çık. O küçücüktü ve her gün büyümesini izledim ben. Tıpkı onun büyürken gördüğü ve benimsediği baba figürü olmam gibi o, benim kızım."

"Fiora ile konuşacağım."

"Gerek yok. Ben Yeri ile konuşacağım."

"Sen-"

"Kes sesini ve defol git peşimden."

Ormandaki eve dönen adımlarıyla kulaklarına dolan hıçkırık sesleri yüzünden yumruğunu sıkmak zorunda kaldı Taehyung. Fiora'yı bir arbalet ile delik deşik olana kadar vurmak istiyordu.

"Yeri, kapıyı aç lütfen." kilitli kapıyı tıklatırken mırıldandı.

"Git buradan. Baba olsaydın beni o kadına vermezdin."

"Seni kimseye vermeye çalışmıyorum." Taehyung kafasını yaslamıştı kapıya, aklını yitirecekti.

"Beni onun doğurduğunu söyleyip duruyor. Neden gitti o zaman? Ben seni istiyorum. Bir başkasını değil!"

"Seni almasına izin vermem. Sen benim kızımsın. Lütfen kapıyı aç."

"Ona gitmeyeceğim. Jeongguk bir daha o kadını getirmesin. Söz versin öyle açarım kapıyı." Yeri kapının diğer tarafından gözlerini silerek kapıya adımladı. Biliyordu ki isterse Taehyung o kapıyı kırabilirdi ama hiçbir zaman ona bu şekilde davranmamıştı ve davranmazdı bu yüzden Taehyung onun en sevdiği kişiydi. Hep onu düşünüyordu ve yorulsa bile onun için her şeyi yapıyordu.

"Söz veriyorum. Bir daha o kadını görmeyeceksin." Taehyung kafasını yasladığı kapıdan kaldırarak yanına gelen vampire baktı. Jeongguk'u kovsa bile yine de geliyordu.

"Sana gitmeni söyledim!"

"Seninle konuşmuyorum. Yeri ile konuşmaya geldim."

"Şimdi de bana mı trip atıyorsun! Senin kafanı koparırım pis kan emici moruk!"

"Kulağımı sağır edeceksin bağırma." Jeongguk ağzından cıklama sesleri çıkararak küçük kızın kapının diğer tarafından ne yaptığını anlamaya çalışıyordu. Fakat bütün sesi Taehyung yaratıyordu ve küçük kızın sesi gelmiyordu.

"Şimdi seni-" jeongguk hızla yanındaki bedenin belinden tutarak kapıya yaslamıştı ve yüzüne eğilerek ağzını kapatmıştı.

"Sus. Yoksa ağzını susturmasını çok iyi biliyorum."

Beauty in death - taekookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin