32

244 13 31
                                        



"Size demiştim." Yoongi bahçeye çıkan cam kapıyı, tuz gibi yerlere saçılmış halde gördüğünde bilmişlikle böbürlendi. Jimin ona yargılayarak bakarken konuştu,

"Burası dün kırıldı gerizekalı."

"Büyüklerinle konuşmayı hiç bilmiyorsun. Saygısız velet."

"Susun. Evde değiller muhtemelen." Hoseok etrafın dağınıklığına bakarken kavgaya tutuşan Jimin ve Yoongi ikilisini susturdu.

Namjoon gözlerini devirerek sözde süpüreceklerini söyledikleri camları temizlemeye başladı. Etrafta dolaşan miniğe zarar gelmesini istemezdi, vampir olsa bile o bir çocuktu. Ufaklığı yanlarında getirmişlerdi çünkü birbirlerinden başka kimseye güvenemez olmuşlardı. Gerçi birbirlerine güvendikleri halde bazen yine de gizlemek zorunda kaldıkları şeyler oluyordu.

Yeri, prenses Elsa resimli sırt çantasıyla etrafın dağınıklığını umursamadan üst kata çıkmak için merdivenlere yönelmişti. Hoseok ise onun minik bedenini kucaklayarak durdurdu. İki kaçık ne haldeydi, evde miydi tam olarak bilmedikleri için tedbir amaçlı küçük vampire gülümsedi, "Jimin ile bahçede biraz top oynamak ister misin?"

"Bilmem... Jiminnie ister mi?"

"Tabii ki isterim bebeğim." Jimin küçük kızın çantasını çıkarmasına yardım etti ve Yoongi'nin nereden bulduğunu bilmediği topu elinden hızla aldı. Yoongi ona dil çıkarırken Jimin ona söylenerek Yeri ile bahçeye çıkmıştı.

"Yine mi ya!" Namjoon çatlak duvarı gördüğünde dehşete düşmüştü. Yıllar öncesinde her sevişmeleri etrafı kırmaktan ibaret olduğundan ve Namjoon bu harabelere çokça alışık olduğundan mütevvellit yine bununla karşılaştığı için hızla merdivenleri çıkmıştı. Hoseok yerden bulduğu elindeki yırtık tişörtü sallarken gözlerini etrafta gezdirmeye devam etti. İkilinin kesinlikle evde olmadığını anlamışlardı. Sabahın bu saatinde nerede olduklarını merak ediyorlardı. Yoongi tıpkı diğer vampir gibi üst kata çıktığında yatak odasının çatlak duvarı ve kırılan masayı gördüğünde gözlerini devirmişti. Yatak çarşaflarının dağınıklığı o an gözlerini rahatsız etmiyordu çünkü duvara montelenmiş kitaplık bile kırılmıştı.

"Ya gerçekten sevişiyorlar mı yoksa kavga mı ediyorlar? Anlamıyorum, yani bu odayı tamir ettirmekten zevk mi alıyorlar acaba? Fetişleri falan mı var her seferinde mobilya kırıyorlar." Yoongi söylenirken yerdeki kırık fotoğraf çerçevesini ayağıyla ittirmişti.

"Nereye gittiler haber vermeden... Gerçekten bu iki kaçıkla uğraşmaktan fenalık geldi." Namjoon söylenerek odadan çıkarken Yoongi dün girdikleri bahis yüzünden 500 doları nerede harcayacağını düşünüyordu.

"Oha ama!" Hoseok banyodaki duş kabinin camlarının kırıklığına şaşırırken, Namjoon onun tepkisine aldırmadan yanından geçip gitmişti.

"Evimi tamir ettirmem gerek."

"Burası benim evim."

"Siktir ordan. Gittiğin zaman ben sahiplendim." alaylı tartışmalarıyla alt kattan konuşan ikiliyi duyduklarından üç vampir merdivenlerden bakıyordu. Jeongguk söylenirken göz göze geldiği diğer vampirler yüzünden duraksamıştı. Dışarıda Jimin'i gördüklerinde sadece onun ufaklığı getirdiğini düşünmüşlerdi.

"Selam gençler! Geceniz hızlı geçmiş galiba, biz çocuk bakıcılığı yaparken siz eğlenin tabii..." yoongi sırıtarak onları kızdırmaya çalışmıştı.

"Evet bir tur istersen seni de duvardan duvara çarpar. Yumrukları fena." Jeongguk onu ciddiye almadan çatlayan duvarı düzeltmek için bir usta bulması gerektiğini aklına not etmişti.

Beauty in death - taekookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin