Mert'ten
İşlerimi halledip eve geldiğim de Afra da benim evimdeydi ,kapıyı onun açmasını istediğim için zile bastım. Birkaç dakika sonra Afra kapıyı açmıştı gülümseyerek .
"Hoşgeldin sevgilim!"
"Hoşbulduk canımın içi. "
Cebimdeki bedelli askerlik onay kağıdı o kadar ağır bir yüktü ki benim için şu an. Kendimi Afra'nın kollarının arasına bıraktım, başımı boynuna gömdüm
" Aşkım iyi misin?"
" Çok özledim seni Afra,çook . "
"Hı evet o yüzden bugün hiç sete gelmedin ? Neredeydin sen ?"
"İçeri geçelim anlatırım ,konuşmamız lazım zaten."
İçimdeki o huzursuzluk, Afra'nın hazırladığı masadaki neşesine tezat oluşturuyordu. Yemek boyunca Afra sette olanları, yeni sahneleri heyecanla anlatırken ben sadece gülümsedim; zihnim ise cebimdeki o kağıdın ağırlığıyla meşguldü.
Birlikte mutfağa geçip masayı topladık Afra'nın elinden tabağı alıp makineye yerleştirirken ona arkadan sarılmak, kokusunu içine çekmek her zamankinden daha kıymetli geliyordu. Ardından salona geçtik , iki kadeh bir şeyler koyup Afra'nın yanına oturdum.
Afra, kadehinden bir yudum alıp sırtını koltuğa yasladı, gözlerini bana dikti.
"Evet, bütün akşam kaşların çatık gezdin birtanem. Dökül bakalım, neler oluyor?"
Derin bir nefes aldım. Elimdeki kadehi masaya bıraktım, cebimdeki katlanmış onay kağıdını çıkarıp yavaşça Afra'nın önüne koydum. Afra merakla kağıdı açtı, gözleri satırların üzerinde gezindi.
"Mert... Bu ne! ?" dedi sesi titreyerek.
Benden cevap alamayınca sesi titreyerek konuşmaya devam etti .
"Bedelli askerlik başvurusu... Onaylanmış üstelik! "
"Gidiyorum Afra. İskenderun 'a ."
Afra kağıdı masaya fırlatırcasına bıraktı.
"Şimdi mi? Hayır...yok ...yok bir yanlışlık olmalı ,dimi ?"
Bakışları beni buldu, benden onay bekliyordu ,hayır dememi bekliyordu
"Sadece bir ay sevgilim, çabuk geçer."
"Geçmez!" diye çıkıştı Afra, gözleri dolmuştu bile.
"Bana sormadan, hiçbir şey söylemeden nasıl böyle bir karar verirsin? Ben sensiz ne yapacağım o kadar zaman? Sette, evde... Her yerde sen varsın. Bir sabah uyanacağım ve sen yoksun, öyle mi!?"
Afra'nın ellerini tutmaya çalıştım ama Afra ellerini geri çekti.
"Dokunma ! "
" Afra yapma bebeğim, olması gereken bu. "
"Bana nasıl söylemezsin ya ! Gidince haber verseydin bari ?! Erken oldu sağol !"
Yerimden kalkıp dizlerimin üzerine çöktüm, Afra'nın yüzünü ellerimin arasına aldım.
"Afra'm , bak yüzüme. Bu yapmam gereken bir şeydi. Geldiğimde her şey çok daha güzel olacak, söz veriyorum. Sadece kısa bir ayrılık bu."
Afra başını yana çevirdi, bir damla yaş yanağından süzüldü.
"Kısası falan yok Mert. Sen yoksan, zaman duruyor benim için. Gitme diyemem biliyorum ama... bu çok ağır."
" Sevgilim, biriciğim önümüze engel olmasın diye bunu yapmam gerekiyordu . Gidip habersiz başvurdum çünkü bilsen günlerce uykusuz kalıp düşünecektin biliyorum. "
