there would always be silence before storms

11 4 14
                                        

Birkaç gündür taburcu olmuş durumdayım, deli gömleği gibi hissettiren o hastane önlüğünden sonunda kurtuldum. Eve döndüm ama ev neresi bilmiyorum. Daha da aptal hissettiren ailem kötü değil, Rin gibi travmatik bir çocukluğum yok. Sadece beni tanımıyorlar. Bu, onlara kızabilmem için yeterli değil çünkü ben de kendimi tanıdığımdan emin değilim. Öyle iyi bir oyuncuyum kendim dahil kimse maskenin altında ne var bilmiyor. Nefret ediyorum. Havada hissediyorum. Hayatımda ilk defa ait olmak istemiştim, Rin'in yanına ait olduğumu hissetmeyi çok istemiştim.

Ama yapamıyordum. Onu sevdiğimi söylemek istiyordum ama sevdiğimden emin değildim. Her şey o kadar uzak ve yabancıydı ki onu gördüğümde atan kalbimin bana ait olup olmadığı hakkında bile şüphelerim vardı. Kendi bedenime, kafatasıma sıkışmış gibiydim. Kafam zonkluyordu, ne düşündüğümü bilmiyordum. Düşünüyor muydum ya da? Kafamda gezinen saçma düşünceler bana ait miydi? Bilmiyordum. Ben, İsagi Yoichi her şeyi bildiğimi sanardım. Bilmemekten nefret ederdim. Her şeye hakim olmak isteyen biriyken kendimin bile hakimiyetini yitirmiş olmam berbat hissettiriyordu.

Bomboştum ve boşluk beni günden güne yutuyordu. Kimseye anlatamazdım çünkü bilmediğiniz bir şey anlatmanız mümkün değildi. Kimse anlamazdı. Belki Rin anlardı, ona da bunu yapamazdım.

Dünyadaki tüm mutlulukları hak eden güzel renkli çocuk. Umarım paletinin grisi, siyahı olmam. Sen tertemizsin, senin renklerin bahara ve gün doğumuna ait. Bense en karanlık geceyim, bir zamanlar birkaç rengim varsa bile hepsi o karanlığın altında kalmış. Sağlam halini kimsenin bilmediği bir enkazım, sen beni toparlayamayacak kadar acı çekmiş bir ruhsun Rin.

Rin'i üç gündür görmüyordum ama yarın zaten üniversiteye dönüyorduk. Her şeyin başladığı yer diyebilirdik sanırım. Kedilerimize. Gülümsemek istedim, yapamadım. Suçluluk duygusu beni durduruyordu.

Ben her şeyin nasıl olacağını en başından biliyordum. Her şeyi biliyordum, hepsi benim suçumdu.

Yeşil elma yiyordum, kitap okuyordum, film izliyordum. Dışarıdan bakan ebeveynlerim ya da herhangi biri için her şey yolunda görünüyordu.

Fırtınalardan önce hep sessizlik olurdu.

Rin'den gelen mesajla telefonum titredi.

rinitoshi: yarın seni alayım mı? birlikte gidelim istiyorum

rinitoshi: sanırım biraz gerginim, sana ihtiyacım var

Benden uzak olmaya ihtiyacın var. Göremiyor musun, Rin?

yoichisagi: tamam, ben seni alırım

yoichisagi: gergin olacağın hiçbir şey yok

yoichisagi: yaptığın her şeyi yapılabilecek en güzel şekilde yapıyorsun

Bana güven istemiyorum, Rin. Hayatında yer edinmek istemiyorum. Lütfen, yapma.

Kafam lanet hastane odası gibi boş hissettirirken bir sigara yaktım. Düşünemiyordum, düşünmek istemiyordum da zaten. Ama hissedemiyordum da.

Hissetmek istiyordum. İstersem olur sanmıştım. Daha önce hiç istemediğim, hiç çabalamadığım için çabalarsam olur sanmıştım. Çok çabalamıştım. Olmuyordu, hissedemiyordum. Atan kalbimin ne zihnimle ne de bedenimle bağlantısını hissedemiyordum.

Galiba ben ruhumu kaybedeli çok olmuştu. Ya da hep ruhum varmış gibi davranmıştım. Geri getirmenin yolu neydi? Yanlış yaptığım neydi? Bugüne kadar inançsız biri olarak yaşamıştım ama eğer geri almanın yolu dua etmekse sabahlara kadar günlerce edebilirdim.

Yalvarırım, bir şeyler hissedeyim. Rin için. O çocuk daha fazla hüznü kaldıramaz.

Ertesi gün olacak ders programıma baktım, çantama bir şeyler attım. Tüm bunları yaparken kendimi uzaktan seyrediyor gibiydim. Her şey bir rüya gibi hissettiriyordu.

Uyanamadığım kötü bir rüya. Sonunda en çok ona zarar vereceğim bir kabus.

Bu düşüncelerle ne zaman uyudum bilmiyordum. Zaten nasıl uyuyup uyandığımı kestiremiyordum. Bütün sınırlar ve bütün farkındalığım aniden yok olmuştu. Hiçbir şeyi ayırt edemiyordum. Neyin sonu olduğunu bilmediğim bir sona yaklaşıyordum. Sezebildiğim tek şey buydu.

Bu sonda üzüleceğini biliyorum. Üzülmemeni umamayacak kadar iyi biliyorum. İyileşmeni ve beni affedebilmeni ummaktan başka çarem yok.







Çıldıracağım. Lütfen bana sövmeyin. Gerçi sövmezsiniz. Umarım çok çok mutlu olursunuz, konuşmak istediğiniz her şey için yorumlardayımmmm.

Yayınlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Sep 28 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

it wasn't real too, right?Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin