Mutimedya da Beren'in bara giderken ki hali var :)
Geçen seferki gibi uzun süre bekletmedim.Umarım beğenerek okursunuz. Öptüüüm.-Uykuuuusuz
\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\\
''Abiye hoşgeldin yok mu?''diyerek güldüğünde hemen koşup,yanaklarından öptüm.
''Hoşgeldin abicim.''Esin'den başka kimse bilmediği için olanları, beni öldürecek gibi bakan sarışına ve Demir beye doğru ''Hoşgeldiniz'' dedim,tabiki yüzüne bakmamıştım bunu söylerken.
Malum hiç hoş gelmemişlerdi.
Marketten kola alıp geri döndüğümüzde o sarı yellozda masaya kurulmuştu.Annemler ve babaannemler yüzünden susuyordum.Açıkçası bana hakaretler yağdıran ve kendi hayal dünyasında bizi savaşırken bulan bir gerizekalının soframızda -benimle karşılıklı olarak-yemek yemesi ağrıma gidiyordu.Abim,sanırım kızın ne mal olduğunu biliyordu ki o da bizim gibi kız ufakta olsa konuşmalara katıldığında yüzünü buruşturuyordu.İnsanları yargılamak,dışlamak değil bu.Sadece gereksizliğini bariz bağırıyordu,masada bile Demir abinin kolunu tutan elleri...
''Bu gelişimizde denize girdik ya ,gam yemem Aysuncuğum.''dedi ortamın en şen şakraklarından Beril yengem.Evet ,Esin tam anlamıyla annesinin kopyasıydı.
''Vallahi,İzmir gibisi yok.Şurada denize girmek bile ayrı keyif.Bütün yılın yorgunluğunu bir tatilde yarıladık canım.''
Annem'in benim gibi ,İzmir'e olan aşkı..
Yemekte herkes kendi ekibiyle ,ayrı telden çalıyordu.Annemler kadın dayanışmasıyla birilerini çekiştirirken,babamlar şirket hakkında dedemin tecrübelerinden faydalanıyordu.Yemek faslı bittikten sonra,kahveleri dağıtmak bana düşmüştü.Ama ben dağıttım mı peki? Ah,tabiki hayır.
-Senin şu an çok önemli işlerin var canım.
-Ne işi, kızım? Oturuyoruz ya işte seninle şurda..
-İç sesim diye beni azarlama,şu an sarı kafanın ellerinin neden Demir'in belinde olduğuyla ilgileniyorsun tabi ki de.
-Yaw he he .Bi sus be!
Sevgili ebeveynlerimizi,uğurladıktan sonra dedemler günün yorgunluğu ve yılların alışkanlığı olarak erkenden yattılar.Evet Esin yine annesinin arkasından bir çocuk edasıyla ağlamış,Ömer'de bu benim kardeşim olamaz edasıyla bakışlarıyla ezmişti onu.
Yediğim mantının lezzeti,hala damağımdaydı.Ama şimdi Abur cubur zamanıydı.Alya'nın deyimiyle 'azur zubur'.
Arka bahçeye çıktık bizde ,oh kebap!
Utku'ya keskin bir bakış atıp,tam ağzımı açıp konuşacaktım ki ,aklımı okuyup konuşmaya başladılar.
Utku:''Cips burada.''
Ömer:''Çekirdek burada.''
Abim:''Bizim için biralar burada.''derken tabikide Demir abiyle güldüler.
Kuzey:''Patlamış mısır burada.''
''Sizinle gurur duyuyorum ,evlatlarım.''dedim yıl sonu müsameresinde ,okuyacakları şiiri takılmadan okuyan öğrencileriyle övünen öğretmen edasıyla.
Hiçbir şey söylemediğini fark eden Esin muzurca gülümseyip,konuştu.
Esin:''Çay var içersen?'' aramızda bunun esprisi önceden geçtiği için gülmeye başladık.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARANLIK
Teen FictionBir yanda duygusal olsa da her zaman mavi gözlerindeki neşesinden taviz vermeyen ,eski sevgilisi yüzünden güveni kırılmış bir kız. *Beren... Diğer yanda babasının karanlığını küçük yaşta gözleriyle görmüş bir çocuk. *Demir... Evet babasının bir maf...
