~11~

51 4 0
                                    

İyi okumalar...
B.Ş ; Pera - Sensiz Ben

İkra'dan

"Yok ya yapamaz." salonda volta atarken beynim hiç bir şeyi algılayamıyor gibiydi. Her şey garip geliyordu. Sanki yüz üstü bırakılmış gibiydim. Küçük bir çocuğun oyuncağı elinden alınmış gibi.

Hilal "Oyundur belki" diye teselli vermeye çalışsa da o resimdekinin Poyraz olduğu belliydi.

Oğuz tekli koltuğa oturmuş , kollarını dizlerine dayamış başını ellerinin arasına almış arkadaşının nasıl böyle bir şeyin içinde olduğunu anlamaya çalışır gibi duruyordu.

İlayda , Poyraz'ı arıyordu sürekli. Ama işi çoktu beyfendinin.

Hilal üçlü koltukta oturmuş boş boş halıya bakıyordu. ''Poyraz'ı çok tanımamış olabilirim ama annesinin ölümüne yol açmış biriyle kesinlikle öyle bir şey yapamaz."

Oğuz " Poyraz değil , hiç kimse yapamaz." dedi boğuk sesiyle.

Hakan'sa halinden memnun gibi Hilal'in yanında oturuyordu. Üzgün olmasını beklemiyordum zaten. Sonuçta onu ilgilendiren bir konu yoktu.  Neden burada olduğunu sorguluyordum kendi kendime.

Koltuğun yanına yere oturup dizlerimi kendime çektim. Başımıda dizlerime yaslayıp düşünmeye başladım.

Daha yeni tanıdığım birine bunları hissetmem bence yanlıştı. Böyle duygular hiç hissetmemiştim.

Bir çocuğun oyun oynarken ki huzuru gibi.

Bir babanın maaşıyla evine eşyalar alırken ki , eşinin yüzünde ki ifadeyi görüp huzurlu olduğu gibi.

Bir annenin evlatlarının mutluluğunu gördüğü huzuru gibi.

Bebeğinin ilk anne baba deyişini duyup içi huzur dolan karı kocanın gibi.

Aslında bunlar benim Poyraz'ın yanındayken hissettiklerimden daha az. Onun yanındayken , sesini duyarken...

Kafasını dizlerime koyup annesini anlatan kişi değildi bu. Ya da sürekli olmasa da gülen kişi değil.

"Aslında sabah ki sinirini şimdi anlıyorum." alaylı bir şekilde gülüp kafamı kaldırdım ve koltuğun başlığına yasladım. "Beni yanında istemiyor , Sude'yi istiyor o. Belki de affetti , kim bilir" deyip gözyaşlarıma akmaları için müsade verdim. Zaten bu zamana kadar durmalarına sevinmeliydim.

"Aslında adam haklı , her erkek istediği şeyi yapabilir. O da Sude'yle birlikte ilişk-" Hakan'ın sözünü kesen Oğuz'un ona attığı yumruk oldu. Hilal ve İlayda , Oğuz'u Hakan'dan ayırmaya çalışırken tepkisiz bir şekilde onları izliyordum. "Ne diyorsun lan sen pezevenk"
"Oğuz sakin ol lütfen" diye ağlamaklı bir sesle söylenen İlayda'ya baktım. Sonra gözlerimi Oğuz'a çevirip "Haklı" dedim. Söylediğim şeyle herkes bana bakakalırken ayağa kalktım. "Hem bizene ki istediği kişiyle birlikte olabilir , umrumda olmaz" deyip merdivenlere yöneldim.

Yavaş yavaş merdivenleri çıkarken Hilal'in Hakan'ı evden çıkardığını gördüm.

Kafamı iki yana sallayıp odama yöneldim.

Yatağın altında ki bavulu çıkartıp kıyafetlerimi içine koymaya başladım. Bu sırada gözyaşlarım tek tek dökülüyordu.

Son kez bavula bakıp yatağın üzerinden aldım ve merdivenlerden inmeye başladım.

Herkes kafasını çevirip bana bakarken "İlayda sen de kalabilirmiyim?" dedim mahcup bir şekilde. "Yavrum tabiki kalabilirsin ama neden böyle bir şey istedin?" yanıma gelirken sormuştu bunu.
"Eğer buraya gelirse yüzünü görmek istemiyorum." Kafasını olumlu anlamda sallayıp salona döndü. "Hilal sen de gel hem konuşur dertleşiriz." dedi İlayda. "Babama sorayım bi " telefonunu çıkarıp mutfağa gitti.

HUZURUMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin