Arkadaşlar suanda ışınlanma mümkün degil ,ama gelecekte olmayacak diye bir sey yok ben inanıyorum ki bir gün ışınlanma olacak.
Işınlama, bilimkurgunun sıkça ele aldığı bir konu.Bir çok filim ve kitapta rastladığımız '' bir cismin iki nokta arasındaki mesafeyi ışık hızında ya da bir anda katetmesi'' kavramı olan teleportasyon şimdiye kadar pek ciddi biçimde tartışılmamıştı.Ancak bazı bilimadamlarının yaptıkları açıklamalar ''uzaktan taşımayı'' en sonunda teori mertebesine yükseltti.
Yüzyılın dehası Einstein'ın bile ciddiye almayıp inceden alaya aldığı teleportasyon, ne saçmalık ne de mucize.Ülkeler üstü bir fizik teorisyenleri grubu, teleportasyona kuantum mekaniği dahilinde bir açıklama getirdiler.Henüz trafikten kurtulup kurtulamayacağımız belli değil.Ancak ileride işe geç kaldığımızda mazeret bulmak biraz daha zor olacak gibi.
''Scotty, bizi ışınla...''
Kaptan Kirk'ün bu emri üzerine, geminin bilim subayı Scotty, önündeki kırmızı düğmeye basar.Kaptan ve kurmayları, üzerinde durdukları daire içinde önce parlak noktalar haline gelirler, daha sonra da bir ışık demeti ardında kaybolurlar.Teleportasyon başarıyla gerçekleşmiştir..Bir kuşağın hayellerini süslemiş olan Uzay Yolu dizisinde görmeye alıştığımız bu işlemin günümüz dünyasında gerçekleşip gerçekleşemeyeceği konusunda çok şey yazıldı, söylendi.Hatta ilkinin hemen ardından ikincisinin de vizyona girdiği ''Sinek'' ( The Fly) isimli kurgu bilimde, teleportasyon sırasında olabilecekler için çeşitli fanteziler bile üretildi.Ancak bilimsel temelli bir çalışmanın yapılabilmesi için 1993 yılının mart ayına kadar beklenmek zorunda kalındı.İki Amerikalı, bir İsrailli bir Kanadalı ve Fransızdan oluşan ülkeler üstü, fizik teorisyenleri araştırma gurubu bu konunun üstüne gittiler.
İş başa düşüyor...
Böylesi bir konunun tamamıyla komik olarak karşılanmasına aldırmayan bu gurubun birinci çıkış noktası, insanlara başta yapılması imkansız ve komik gelen bir çok bilimsel olgunun zamanın ve tekniğin ilerlemesi ile gerçeklik kazanmasıydı.İkinci ve en önemli unsur ise, bu teorinin gerçekleşmesi halinde kazanılacak olan enerji ve zaman tasarrufunun büyüklüğüydü.Örneğin Rusya'da bir petrol kuyusundan çıkarılacak olan ham petrolün bir gemiye aktarılıp Akdeniz'e gönderilmesi ve oradan da Amerika'da bir petrol rafinesine ulaştırılması sırasında harcanacak güç ve zaman kaybını, teleportasyonla hemen hemen sıfıra indirebilmek, tekerlekten sonra insanlığın elde edebileceği en büyük başarı olabilirdi.
Sanıldığı gibi değil
Bütün zamanların en büyük buluşu olmaya aday bu teorinin, boyutlarla ilgili bir yanı var.İlüzyonistlerin yaptığı gibi, bir eşyayı kaybedip, daha sonra fiziksel olarak o kadar kısa bir zamanda gitmesi imkansız.Bir başka mekana göndermek, teleportasyonun tam karşılığı olarak veriliyor.Ancak, bilim kurgu senaryoların söylemini kullanan bilim adamlarının fizik ötesi konulara saplanıp kalmış olduğu konusunda bazı tereddütler var.Buna bilim adamlarının yanıtı çok kesin: Kesinlikle fizik ötesi bir şey üstünde çalışmıyoruz.Hepinizin okuduğu kitaplar ve gördüğünüz filimlerin aksine canlı hiç bir varlığı hatta hücreyi bile teleportasyona sokmak mümkün değil.
Çözüm: kopyalama
Bu çalışmayı başlatan bilim heyeti, bir parçacığı, belirledikleri bir başka yerde yeniden şekillendirme konusunda ciddi çalışmalar başlatmışlar.Yani taşınan bir madde değil onu oluşturan bilgiler bütünü.Bir başka deyişle maddenin yok edilip, kablolardan geçirilerek bir yerde yeniden madde haline getirilmesi değil, onun fotokopisini oluşturacak bilgilerin taşınarak bir başka yerde daha kullanılması.Bu bağlamda günümüzde neredeyse evlerde dahi kullanıma girmiş olan faks cihazı bir teleportasyon aleti sayılabilir.
