Okuyucu sayısı çok güzel ama votelar çok düşük. Yeni bölümü atmak için biraz bekledim belki yükselir diye. Kural koymak istemiyordum ama kimse votelamıyor.Yeni bölüm +15'den sonra gelir. Multimedia'da resim ve şarkı var.Resimdeki çocuğun saçlarını benim anlattığım gibi düşünün.Şarkıyı da ben çok seviyorum.Sizinde dinlemenizi tavsiye ederim.İyi okumalar :))
Kapım delicesine yumruklanmaya başlayınca odamın kapısını açtım. Kim olabilirdi ? Tabi ki de küçük kız kardeşim Hanna.
"Sabah sabah beni rahat bırakamaz mıydın ?"dedim. Daha yeni uyanmıştım birde Hanna'nın salak saçma konuşmalarını çekemeyecektim.
"Birincisi kırmızı gömleğini istiyorum,ikincisi sevgilin Alexander'ın kardeşi var mı ?"dedi.
"Sen Alexander ve beni nereden biliyorsun?"dedim.Açıkçası biraz şaşırmıştım. Daha onunla 1 haftadır ya çıkıyorduk ya çıkmıyorduk. Hanna dolabımda kırmızı gömleğimi bulmaya çalışırken
"Tüm okul sizi konuşuyor. Bu kadar taş bir çocuğu bulduktan sonra dedikoduların olması gayet normal."dedi. Gömleği bulunca yanağıma bir öpücük kondurdu. Odadan çıkarken "Enişteme selam söyle. Kardeşi varsa benden bahsedersin. Belki yakışıklılık genetiktir."dedi.
Yüzüme bir gülümseme yerleşti. Enişte, ha? Hoşuma gitti. Aynanın karşısına geçip kendime baktım. Tüm okul beni konuşuyorsa dış görünüşümle dikkat çekmeliydim. Gidip siyah deri eteğimi ve üzerine kırmızı yarım bluzumu giydim. Eteğimi yukarı çekince göbeğim görümüyordu. Bacaklarım fazla uzun olmadığından ayağıma topuklu yarım botlarımı giydim.Maşayı ısıtıp saçlarıma hafif bir dalga verdim ve güzel bir makyajla gerçekten çok hoş olmuştum.
Tam odadan çıkarken babamın sesini duydum.
"Hadi kahvaltıya !" Babamın dediklerini de kardeşime ilettim. Kapısını tıklatıp "Hadi kahvaltıya!"diye seslendim. Mutfağa girince babamın güzel bir kahvaltı hazırladığını gördüm.
"Günaydın prenses."diye gelip yanağımdan öptü. Hayret,bu sıralarda babamda bir şeyler vardı. Hanna'da geldiğinde kahvaltıya başladık.
"Bu sıralar devamsızlığın arttı. Bunun sebebini sormuyorum ama notlarını düşürmeyeceğine inanıyorum."dedi babam. Tabi Hanna ağzını tutabilir mi ?
"Alexander onun dikkatini dağıtıyordur tabi."dedi Hanna. O anda babamın bana bakışlarını başka bir zaman görsem gülmekten ölebilirdim. Ama şu anda o halde değildim.
"Danielle Alexander da kim ? Yoksa benim minik prensesimin sevgilisi mi var ?"dedi babam. Birden MİNİK prenses oluverdim.
"Yani sadece arkadaşlık yaptığım biri baba. Ciddi bir şey yok."dedim konuyu kıvırmaya çalışırken.
"Baba şimdi Danny'de haklı.Çocuğu görsen model olurmuş.Ama bizim okulda kendini harcıyor."dedi Hanna.Şu çenesini birde kapalı tutsa. Şekilden şekile girdim.Babam bana döndü.
"Belki beni de bir gün Alexander'la tanıştırmalısın Danny."dedi babam. Ah ne güzel, ne güzel. Babamın laflarının altında çok anlam vardı. Alexander'ı küçük bir sınava sokacağını biliyordum.
Ağzıma biraz ekmeği atıp ayağa kalktım. Hanna'nın da kolundan çektim."Tabi en yakın zamanda sizi tanıştırırım.Ama biz şimdi gidelim geç kaldık."dedim. Hanna kesin arkamdan söyleniyordu ama beni daha fazla utandırmadan gitmemiz iyi olacaktı.
Kapıdan dışarı çıktığımız anda Hanna'ya içimdeki öfkeyi püskürttüm."Sağol ya beni daha ne kadar rezil edebilirdin ?" Bir yandanda küçük adımlarla yürüyorduk. "Şimdi senin yüzünden Alexander'la babamı tanılştırmak zorunda kalacağım.Kim bilir ne düşünecek ?"derken ensemde hafif bir ılıklık ve belimde eller hissettim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Black Eyes (Siyah Gözler)
ChickLitBana o kadar yaklaşmıştı ki kalbim duracak gibi hissediyordum. Muhteşem öpülesi dudakları ,dudaklarımın çok yakınındaydı. O aşık olduğum siyah gözlerini gözlerime dikmişti.Parfümünün kokusu bile beni etkiliyordu.Dudaklarını hafifçe ıslattığında onu...