Hata

456 36 10
                                    

Önceki bölümde benim telefonumda bazı sıkıntılar oldu. Hikayeyi yarım açtı falan. Sizde de öyle oldu mu ?Umarım bu bölümde olmaz. Önceki bölümden daha uzun yazdım.Diğer bölüm hakkında istek ve fikirlerinizi yorum veya mesaj olarak atabilir misiniz ? Sizlerinde düşüncelereini almak istiyorum. İyi okumalar :)) Multimedia'ya bakın.İlk kısmı şarkıyla okuyabilirsiniz :)

Hata... Biliyorum ağzımdan bu sözlerin çıkması çok büyük bir hataydı. Ama kendimi tek başıma daha savunmasız hissedecektim. Zaten öğrendiklerimle yeteri kadar kırılmıştım.Tom pencerenin önünde arkası dönük bir şekilde biraz bekledi. Sanki istemiyordu. 

"Bak Danielle-" Sözün nereye gideceğini bildiğim için sözünü kestim.

"Özür dilerim. Böyle söylememeliydim." Tom arkasını dönüp yanıma geldi. Duvara yaslanıp yavaşça yanıma oturdu.

"Biliyorum kötü hissediyorsun ama burada oturup ağlaman bir şey değiştirmez."

Yüksek bir sesle bağırdım. "Ne yapabilirim ki ?Beni sevdiğini düşünmüştüm."

Daha sonra akan gözyaşlarımı hıçkırıklar takip etti.Kandırılmıştım işte. Buna karşı ne yapabilirdim ? Duygularımla oynanmıştı. Aptallık bendeydi . Onun beni seveceğine nasıl inanmıştım? Şimdi taşlar yavaş yavaş yerine oturuyordu. İlk başta bana çok iyi davranmıştı ama sonradan sıkıldığı için başından savmaya başlamıştı.Peki annem niye bana Alexander'a güvenmemi söylemişti ?

"Burda oturup ağlamaktansa eğlenebiliriz."

Eğlenmek mi ? Bu halde benden eğlenmemi benden nasıl bekleyebilrdi?

"Şu anda ağladı-"

Parmaklarını dudaklarıma bastırdı. "Kalk, üstünü değiştir. Biraz eğleneceğiz."

İstemeyerekte olsa dediğini yapmak için ayağa kalktım. Yanaklarımı ve gözlerimi sildim. Giyinme odama girdim. Altıma bir kot pantolon ve üstüne siyah bir bluz giydim. Odadan çıkıp yatağımda oturan Tom'a baktım.

"Yapma ama bunları giyebileceğin bir yere gitmiyoruz." Yerinden kalkıp odanın içine girdi. Kıyafetlerimi karıştırdı.Askıdan siyah oldukça dar,straplez olan mini elbisemi çıkardı. Eğilip yerden dünyanın parasını verdiğim ,kırmızı Chanel ayakkabılarımı çıkardı.

"Bunları giyecek havada değilim."

"Ben niye seninle burada uğraşıyorum ki ?" Elindekileri hızlıca yere bıraktı. Kapıya doğru ilerlerken kapının önüne geçtim.

"Peki beni dışarıda bekle." Yalnız kalmak istemiyordum. Yalnız kaldığımda kafamdaki görüntüler tekrar tekrar canlanacak,sesler beynimin içinde dört dönecekti.

Tom isteğini yerine getirdiğim için sakince odadan çıktı. Yerden elbiseyi alıp üstüme giydim. Ayakkabılarımı nazikçe ayağıma geçirdim. Aynada kendime baktım.Gözlerimdeki eyeliner beyaz tenimin üzerinde dağılmıştı. Bir pandaya benziyordum. Kendi kendime hafifçe güldüm. Daha sonra aklıma gelen görüntüler yüzümdeki gülümsemeyi anında yerle bir etti.

Odanın kapısını yavaşça açtım. Tom beni görünce dudakları hafifçe yukarı kıvrıldı. Beni beğeniyle süzdü.

"Yüzünü temizlersen güzel görüneceksin." Aynama yaklaştım. Temizleme pamuğuyla yüzümü sildim. Tekrar eyeliner çektim,rujumu sürdüm. Topuz olan saçımı açıp çıplak omuzlarıma dökülmesine izin verdim.

"Biraz bekler misin ?" deyip yan odadaki kardeşimin yanına gittim. Hanna beni görünce tek kaşını havaya kaldırıp beni süzdü.

"Vay canına,bu güzelliği Alexander'a mı borçluyuz ?" Adını duyunca tüylerim diken diken oldu.

Black Eyes (Siyah Gözler)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin