BAZI İNSANLAR BİRBİRLERİNİ BULDUKLARI AN KAYBETMIŞLERDİR
Bir yanda babasının ölümüyle ve üvey babasının nefretiyle yaşayan Idil,bir tarafta sadece kendini düşünen ve aile nedir bilmeyen Aras.
Babasının ölümünden sonra annesi üvey babası Mete ile...
"Benim çalışkan kızım bana yardım etmek için çok çalışıp bursluluk mu kazanırmış...seninle gurur duyuyorum güzelim biliyorsun Savaş ve Emre'nin de masrafları olduğundan dolayı çok zorlanıyoruz en azından şimdi senin masrafların azalır belki bizde toplanırız hem baban bizim için çok çalışıyor biliyorsun."
"O benim babam değil bunu daha ne kadar tekrar etmem gerekicek benim babam yıllar önce öldü ve o adam benim de Savaş'ın da babası değil o sadece senin kocan kıymetli üvey oğlunun da babası."
"Seninle bu konuyu daha ne kadar konuşucam artık kabullensen iyi olur Mete sizi kendi çocukları gibi görüyo ve beni de çok seviyo bizim için çalışıyo kabullen artık bunları sen 17 yaşında bir genç kızsın büyüdün artık küçük bir çocuk gibi davranma ayrıca da Savaş'ın da aklını karıştırmaktan vazgeç."
"Anne sen ne dediğin farkında mısın benim hakkımda nasıl bu kadar kötü düşünebiliyorsun ben senin kızınım unutma lütfen bunu evlatlıkmışım gibi davranmayı bırak artık hem senin gözünü Mete aşkı bürüdüğünden onun bize nasıl davrandığını göremiyorsun şimdi lütfen odamdan çıkar mısın."
"İdil özür dilerim bir an çok sinirlendim ama sende Mete'ye haksızlık yapıyorsun bak..
Güne daha kötü nasıl başlanırdı ki... değer verdiğim insan gelmiş bana kocasını savunuyor hem de bize nasıl davrandığını görmüyor bile Mete'nin aşkı annemin gözlerini kör etmiş durumda biz ne dersek diyelim sürekli kocasını ve üvey oğlunu koruyor biz sanki onun çocuğu değilmişiz gibi...
"Abla kahvaltı hazır gel hadi."
"Savaş anneme kahvaltı yapmayacağımı söylersin."
Bugün yeni bir yıla başlıyorduk tatile ne kadar alışmış olsam da artık okul başlıyordu hem de benim için yeni bir okulda ama bir yandan şanslıydım ki yalnız değildim mahallede ki en yakın arkadaşlarımla birlikte gidecektik o okula,özel bir kolejdi yeni okulumuz adı ise "özel tolun koleji" tabi ki bizim o okula gidecek kadar paramız yoktu hatta düşününce imkansız'dı ama burs kazandığımız için çok şanslıydık ve bu fırsatı değerlendirmek için elimizden gelenin en iyisini yapmalıydık,aileme rağmen,
"Alo İdil evden erken çık canım grupça bir yerlerde oturalım ben diğerlerini de aradım yarım saat sonra buluşalım"
"Tamam canım yarım saate çıkarım."
"Bu arada ne giydin mağlum senin bir sevgilin yok oradada çok yakışıklı taş gibi çocuklar olur."
"Gelince görürsün ne giydigimi bu arada ağzını topla Sarp duymasın ne kadar kıskanç olduğunu hepimiz biliyoruz."
"Aman tamam ya şakaydı zaten."
"Tamam canım yarım saat sonra görüşürüz."
Hemen dolabımın kapağını açtım ve ne giysem diye bakınmaya başladım sanırım siyah diz üstü eteğimle üzerine yarım beyaz bir tişört giyecektim üzerime ise beyaz içerisinde siyah detayları olan ceketimi giydim narin bir kolyeyle küçük siyah küpelerimi ve bileklikle küçük bir yüzük taktım saçlarımı boş bırakıp üstten bir belik yaptım sonra hafif bir makyaj yaptım ve siyah çantamla beyaz ayakkabılarımı giydim ve artık gitmeye hazırdım yeni okulumu çok merak ediyordum.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Savaş ben çıkıyorum."
"Abla kahvaltı yapsaydın"
"Ben dışarda bir şeyler yerim canım sana afiyet olsun"
"Nereye gidiyorsun sen kahvaltı yapmadan."
Tam sakinleştiğimi düşünüyordum ta ki Mete'nin sesini duyana kadar bir insan nasıl bu kadar gıcık olabilir diye düşünüyordum ki söylediğini tekrar edince cevap verme gereğinde bulundum onun söyledikleri veya söyleyeceği sözlere sessiz kalmamalıydım.
"Bu saatte nereye gidiyor olabilir hemde okulun ilk günü "
"Bana ters cevaplar verme otur da yemeğini ye sonra nereye gidiyorsan git." Kendini ne sanıyordu acaba gerçekten benim babam olduğunu falan mı? Eğer öyle bir düşüncesi varsa bu düşünceden hemen kurtulması gerekecekti çünkü ben onu asla babam gibi görmicektim. O sırada annem :
"Mete lütfen biraz nazik olmayı dene İdil sende Mete'ye saygılı davranman gerektiğini unutma." Dedi ve ben şok annem ilk defa sevgili kocasına bir şeyler diyebildi gerçi beni de uyarmıştı ama en azından iyi bir şey olmuştu annem Mete'yi de uyarmıştı bu onu biraz sinirlendirse de sesini çıkarmadı.
"Her neyse size afiyet olsun ben çıkıyorum " dedim ve benim için en değerli insana kardeşim Savaş'ın yanağına öpücük kondurdum ve çıktım bunu yaptığım zaman annemin kıymetli üvey oğlu Emre kıskançlıktan çatlıyordu ve biz Savaş'la bunu yapmaya bayılıyorduk aslında ilk zamanlarda Emre'ye iyi davranmaya çalışmıştık ama Emre de Mete kadar kötü biriydi ve biz de bu yüzden onunla muhattap olmuyorduk ayrıca Emre Savaş'ı çok kıskanıyordu. Anneme döndüğümde üzüldüğünü farketmiş olsam da beni çok kırıyordu. Daha fazla oyalanmak istemeyerek çıktım ve buluşacağımız yere geldiğimde bizim çocukların orada beklediklerini gördüm Mete'nin sayesinde 10 dakika falan geç kalmıştım normalde dakik bir insanımdır aslında bizimkilerle selamlaştık ve kafeye oturup bir şeyler yedik ve okulun yolunu tuttuk bu okulda burslu okuyacaktık belki bizi küçümseyebilirlerdi ama bizim umrumuzda olmayacaktıen azından şimdilik öyle konuşmuştuk grubumuzda Rüya ve Sarp sevgililerdi ve birbirlerine çok aşıklar diğer bir çift ise Sera'yla Buğra onlar da birbirlerini çok seviyorlar ama ben Rüya'yla Sarp'ın aşklarını çok beğeniyorum adeta birbirlerini tamamlıyorlardı bir de Bulutumuz vardı o aşka inanmayan hatta çok komik bulan biriydi ve çok çalışkandı bizde iyidik ama o en iyiydi sadece Bulut ve benim sevgilim yoktu Bulut'un sevgilisi olabileceğini düşünmüyordum ama kim bilir belki benim olabilirdi hem zaten ben aşka inanan ve önemseyen biriydim..
ARKADAŞLAR UMARIM İLK BÖLÜMÜ BEĞENMİŞSİNİZDİR LÜTFEN DESTEK OLUN YORUMLARINIZI BEKLİYORUM EĞER BİR TAVSİYENİZ VARSA YORUMLARDAN İLETEBİLİRSİNİZ FİKİRLERİNİZ BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ ❤❤❤