Final

138 17 7
                                        

Anlamıyorum. Bir insanın canını almak bu kadar kolay mıydı ? İki kardeşi niye ayırması gerekirdi ki bir insanın ?

Yoongi geri çekilip bana baktı.
"Bu fotoğrafı bana ellettirmiyordu. Eğer ölürse bunu kırmamı söyledi bana , ama ben kıramadım. Aptalım ben !"

Fakat aklıma takılan birşey vardı.

"Bana babamı annemi ve abimi hatırlıyorum dedin ?"

"Var olduklarını biliyordum. Ateşten ve gürültüden hep korkar olmuştum. Demek bu yüzden. "

Ayağa kalkıp elimi uzattım. Sonuçta bugün boş günümü kardeşime adamak istemem kadar normal birşey yoktu. 
Elimi tutup ayağa kalktı.

"Önce birşeyler yiyelim , konuşacak 13 yılımız var. "

Ama o biraz gergindi. Tıpkı gizlice şeker çalan çocuklar gibi. Hep istemiştim böyle anıları. Ama bizim eve kaostan başka hiçbirşey girmezdi. Babamın asıl işini bile unutturdu bu kavgalar.

"Baban ... Babamız , ofh neyse !
Nasıl karşılayacak ? Ben olsam beni kabullenmezdim. "

Kafasına avucumla vurdum.

"Bu kardeşime ilk vuruşumdu. Umarım son olur. "

"Soruma cevap ver. "

Bu canımı sıkıyordu. Tıpkı yazın oluşan nem gibi. Böyle iğrenç birşey.

"Kabullenmez , ama gerçeği öğrenince ... Sana oğlum diyecek. Min Yoongi ismini değiştirecek. Artık 3. tabak çıkaracağım. "

"Hep böyle iğrenç benzetmeler mi bulursun ?"

"Asıl iğrenç sizsiniz !"

Diye odadan çıktım o da peşimden geldi. Arabaya binip bir kafeye gittik. Kahveleri içerken konuşmaya başladım.

"Sevgilin var mı ?"

"Hayır. "

"Öğrenci misin ?"

"Hayır. "

"Ne iş yapıyorsun ?"

"Şöyle özetleyim , otomotiv alanında. Şu motorları tasarlıyorum. O ... Otomotiv fabrikaları vardı. "

"Babamın da . "

Daha sonra hiç konuşmadık. Küçükken kardeşimle ne yapmak istediysem hepsini yaptım. Ama bir telefon herşeyi bok etmeye yetmişti.

"Efendim , Hoseok ?"

"Seokjin ... Sojung bayılmış. Chanyeol söyledi. "

Hiçbirşey demeden kapatıp hastaneye gittim. Yolda Yoongi'ye herşeyi anlattım. Elim ayağım titriyordu. Arabadan resmen atlayarak indim. Öyleki anahtarı bırakıp girdim içeriye. Neyseki Yoongi arabayı park ederek yanıma geldi.

"Chanyeol nesi var ?!!"

"Ben... Ne desem bilmiyorum ama , Sojung hamile !!"

Yakasını tutan ellerim , yüzüme attığım tokata dönmüştü.

"Ne ?!"

"Hamile işte ... Sen bilirsin. Karın taburcu olacak. Ben şu evrak işlerini halledeyim. "

Diyerek gitti. Hastane odasına daldım.

"Nasıl bayıldın ?"

"Duruşma anında bayıldım. Neyseki tam bittiği zaman. Böyle kusacak gibi oldum , sonrası malum. "

Yanına oturarak elini öptüm.

"Anne olacaksın. "

"Ciddi misin ?"

Kafamı sallayarak ona sarıldım. Beraber ağladık , bu sefer mutluluktan.

"Sanki ülkedeki tek hastane burası ! Madem geldim Taehyung'a da bir bakayım. "

Diyerek çıktım. Taehyung'un odasına da girdim.
Üzerini giyiyordu.

"Nasılsın Tae ?"

"Oh ! Sen mi geldin. Çok iyiyim. O çocuk nasıl ?"

"İyi , hatta şu an hastanenin önünde. Sen boşver onu. Yerin ?"

Bu sorum gözlerinin ışıl ışıl bakmasına yetmişti.

"Harikayız , Hoseok hyung ilkten biraz bozuldu ama şu an aramız çok iyi. "

Sonra bana bakarak ekledi.

"Sen niye buradasın ?"

"Sojung hamileymiş , bayılmış. Birazdan gidiyoruz. Gitmeden önce seni görmek istedim. Sen ne zaman çıkacaksın ? "

"Yarın. "

Biraz daha oturduktan sonra Minhyuk'un yanına gittim. Bana sarıldı.

"Adını Minhyuk koymayın ! Benim gibi harika olamazsa üzülmesin. "

Anlaşılan o da öğrenmişti.

"Teşekkürler falan filan.
Senden birşey isteyeceğim. "

"Nedir ?"

"Şu DNA testini erken alabilir miyim ? Babam eğer Sojung'un durumu ile yumuşarsa ... "

"Laboratuvar benim alanım değil. Ama erken öğrenebiliriz. Neyseki ordaki baş doktor kadın. Burda bekle. Yarım saate gelirim. "

Çapkınlığı bir işe yaramıştı. Ben de bu arada babama mesaj attım.

*Senden gizli test yaptım ve Sojung ile hastanedeyiz. Seokhyun da burda. Gel

*Kimden- sakın açma
Mal mal konuşma ! O öldü. Sojung için geleceğim.

Hı hı tabi tabi.
Minhyuk elinde sonuçlar ile geldi bana verdi ve geri gitti. Ben öyle dizilerdeki gibi on saat açmakla uğraşmadım.

-%99.99

İşte bu sayı babamı aramama neden oldu.

"Baba !!! Bu doğru , test pozitif!"

"Ne ?!!?! Bu imkansız ! "

"Sana buraya gelince anlatacağım. Seokhyun kapının önünde. Siyah saçlı çocuk !"

Bunu dememle babamın ağlama seslerini duydum ve kapatıp bahçeye indim. Babamın geleceğini Yoongi'ye anlattım. Büyük bir heyecanla beklemeye başladık.

Babam arabadan koşarak indi. Yoongi'ye baktı.

"Sen ... " diyerek sarıldı. Yere diz çökerek birbirlerine sarıldılar. Ağlama sesleri yüz kilometre öteden bile duyulabilecek kadar gerçekti.

"Sen babam mısın ?!"

"Evet !"

Yarım saat böyle ağladılar. Bu tür sahneleri gereksiz bulurdum. Ama bugün hayatımın en güzel gereksiz şeyiydi. Daha sonrasında fotoğraf olayını babama anlattım.
Ve 8,5 kişilik bir ailem olmuştu.

3 yıl sonra

Taehyung aynada kendine son defa baktı. Bugün Yerin ile evleniyordu.

Bir kızımız olmuştu. Adı annemin adıydı.

Youjin.

Ve şu cinayet ... O sadece bir sır olarak kalmıştı. 

Eveeet ! Bu ikinci tam kitabımdı. Diğer kitaplarım hala devam ediyor. Sadece bir ay sonra bölümleri toplu atacağım.
O kitaplarım bitince
'Siren -Oh sehun -'
ve
'For Life -Park Chanyeol-'

Adlı kitapları yazacağım.  Mutlaka bakın !


Why?Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin