Malzemeleri arabanın bagajına doldurduktan sonra silahım geldi aklıma.
Geri dönüp almalı mıydım, yoksa yoluma devam mı etmeliydim ?
Silahım olmadan kendimi savunmasız hissediyordum. Ama içeriye girmeye de cesaretim yoktu.
Çünkü hepsi uyanmıştı ve girebileceğim her yer onlarla doluydu.
Silahımı zaten birkaç kere ateşlemiştim, içinde kaç tane mermi vardı bilmiyordum. Fakat standart bir silaha benziyordu.
Tahminlerime göre içinde dokuz ya da on tane mermi kalmıştı.
Bu elbette önemliydi fakat bacağımın durumu da belliydi ve içeriye girmekten vazgeçtim ve yoluma devam etmeye karar verdim.
Arabaya binip İzmir yoluna doğru hareket ettim.
Marketin 300 metre ilerisinde bir benzinlik vardı.
Benzinliğin önüne yanaşıp pompaları kontrol etmeye başladım.
Bu sefer olabildiğimce sessiz olmaya çalışıyordum çünkü markette yaşadıklarım beni fazlasıyla korkutmuştu.
Gerçi içim rahattı, hava aydınlıktı, henüz öğlen saatiydi ve onlar aydınlıkta bir şey yapamıyorlardı… Denediğim pompalardan ilk ikisi boştu, İki tane kalmıştı geriye. Dolu olmaları için dua ediyordum.
Neyse ki üçüncü pompa doluydu. Büyük bir heyecanla depoyu açtım ve doldurmaya başladım.
Aslında tamamen boş değildi arabanın deposu, Fakat hepsini doldurmalıydım. Neler olacağını bilmiyordum. Ama illa bir aksilik olacak ya, depo tam dolmadan pompadan gelen benzin kesildi.
Kalan son pompa ile depoyu doldurduktan sonra küçük bir bidon bulup onu da yarısına kadar doldurdum.
Yarısına kadar doldurdum çünkü bu pompa da tükenmişti.
Arabaya binip yola koyuldum. Dizel bir araba bulmakla çok şanslı olduğumu fark ettim.
Çünkü arabayı alırken benzin konusu hiç aklımda yoktu. Diğerlerine göre az yakan bir araç daha avantajlıydı.
İzmir’e doğru devam ederken birçok şeyi düşünecek fazlasıyla vaktim olmuştu. Uyumadan önce gördüğüm oda arkadaşım, ev arkadaşlarım neredelerdi?
Ailem ne durumdaydı, orada da durum böyle miydi?
Ayrıldığım kız arkadaşım… O nasıldı?
Tüm bunlar olurken ben nasıl hiçbir şey duymamıştım?
Ne kadar süre uyumuştum?
Bu sorularla dalıp gitmişken yola biri fırladı.
Elinde poşetle bana dur işareti yapan bu adamı görünce aniden frene bastım ve durdum.
Kimdi bu adam? Benim gibi hayatta kalmaya çalışan biri mi, yoksa onlar gibi mi? Önce arabadan inmedim, uzaktan baktım ona. Sağlıklı görünüyordu.
Hemen arabadan indim, o da bana doğru geliyordu.
Yanıma gelir gelmez bana sarıldı ve dualar etmeye başladı.
İçimde oluşan garip duyguya engel olamıyordum. Hiç tanımadığım, daha önce görmediğim bu adama ben de sarıldım.
"Kimsin sen, ne işin var burada tek başına?" diye sordum.
"Adım Umut" dedi. "Bu olaylar ilk çıktığında yazlıklardan birine girip saklandım.
İlçe merkezinden gelen seslerden ve yükselen dumanlardan korkup oraya hiç gitmedim, orman içinde yürümeye başladım.
