"İçeri ne zaman gireceğiz?" dedi Yifan karşımızdaki 4 katlı binayı incelerken.
"Şu arabalara baksana.Jongin burası çok kalabalık burada olduklarına emin misin?"
Kendimi hazırlamaya çalıştığımı görmüyor muydu?
Çok uzun zamandır bu semte dahi uğramamıştım.Seul şehrinin en işlek caddelerinden biriydi.Kyungsoo ile evimizi daha kırsal bir bölgede yaptırmamın nedeni de buydu.Bu şuursuz kalabalıktan uzak durmak.İnsanlardan ne kadar uzaklaşırsam koruma kalkanım o kadar genişlerdi.Kyungsoo daha güvende kalırdı.Daha sadece benim,daha mutlu.
"Hep böyle olur burası,Yifan.Milyonerlerin mağarası.Sonradan görmelerin b*ktan nefslerini tatmin ettikleri yer."
İçeri girecek cesaretim arabayı geri vitese taktığım an toz olup uçuşabilirdi.Bu yüzden hızla çıktım dışarı.Yifan da beni takip etti.
"Bizi bekliyorlar.Baksana," dedim Yifan'a ileride inci gibi dizilmiş bir düzine at hırsızı kılıklı herifleri başımla göstererek.
"İki kişi halledebilecek miyiz?" diye sordu onları incelerken.Yifan korkusuzdu.Korkmuyordu,çekinmiyordu ya da ölüme dahi gidiyor olsak bundan yüksünmüyordu.Endişesinin sebebini tahmin edebiliyordum.
"Yixing'e zarar vermişler midir?" diye sessizce sordu sonra bana dönerek.Tahminimi de doğruladı.
"Eminim sapasağlamdır,Yifan.Ona bir şey yapamazlar,endişelenme."
"Mümkün de sanki," dedi Yifan somurtarak.Bu beni gülümsetti.
"Dur," dedim Yifan tam adım atarken. "Dur da bir nefes alayım."
Telefonumu elime alırken Yifan binayı inceliyordu.Tam sağ tarafımızda uzun bir limuzin durunca dikkatini o tarafa verdi.
"Tanrı aşkına,limuzin denen şey gerçek miymiş?"
Telefonumda hızlı aramadaki ilk numarayı tuşlayıp açılmasını bekledim.Kyungsoo boğuk sesiyle,"Jongin?" deyince hıçkırdım.İstediğim tek şey şu sesti.Nefes almamı sağlayan tek şey şu sesti.
"Uyuyor muydun,kutup yıldızım?"
"Hayır.Aklım sende nasıl uyurum ki?"
"Uyumaya çalış Kyungsoo'm.Gün içinde başın ağrıyor yoksa."
"Jongin,odanın kapısını kilitlemişsin?Neden?Bir sorun mu var?"
Yüzüm bozulunca Yifan ne olduğunu sordu sessizce.
"Odadan neden çıkasın ki?" dedim hızlıca, konuyu değiştirmek adına.Buraya gelirken yolda adamlarımdan ikisini evin dışına dikmiştim.Kyungsoo onları da duysa içi içini yerdi.
"Jongin burası evimiz!Ne demek neden odadan çıkasın ki?"
Hışırtıları işitebiliyordum.Hızla yataktan doğrulduğu anlaşılabiliyordu.Sinirlenirse ya da sesini nadir de olsa yükseltmesi gerekirse ayakta durmak zorunda hissederdi.Takıntı gibi bir şeydi.
"Kyungsoo yerine otur.Bir şeylere takılacaksın."
"Hemen gel ve şu kapıyı aç,Jongin.Aksi halde seninle...seninle 3 saat konuşmam!"
3 saat?Kyungsoo tapılasıydı.Önünde eğilip ayaklarına kapanmamam için hiçbir nedenim yoktu.
"3 çok," dedim alaylı sesimi bastırmaya çalışarak. "Ne yaparım seninle konuşmadan 3 saat boyunca ben?"
Alaya alıyordum fakat böyle bir şey yapmaya kalkışırsa işler çığırından çıkardı.Evi yakabilirdim.
"Sonbaharım,madem uyuyamıyorsun uzan,dinlen.Ben kısa süre içinde evde olacağım.Kapıyı kilitledim çünkü evde değilim ve endişe ediyorum hepsi bu.Anlaştık mı?Başka sorun var mı?"
