( Geciktiği için üzgünüm diğer çalışmalara da birer bölüm eklemek istedim. Keyifli okumalar.. Not: ---- bu şekil çıktıktan sonra benim anlatımımla devam ediyor hikaye umarım dikkate alıp karıştırmazsınız.)
( Kazuki )
Gözlerimden dökülüp yanaklarımı yalayan göz yaşlarımı, içimde kırılan parçalanan duygularımı umursamadım. Nefretimi, kıskançlığımı, her şeyimi yok saydım yavaş yavaş yaklaştım hasretini bile çekemediğim kendime immkansız saydığım dudaklara. Küçük öpücükler bırakmak istemedim o dudaklara ebediyeten içimde saklayıp avuna bileceğim kadar tutkulu yaklaştım. Belkide içimde ki tutkuyla yakmaya çalıştım bilmiyorum...
Dudaklarıyla buluşturduğum dudaklarım uyuşmuştu parçalarcasına öpmek isterken yavaşlamıştı ritmi dudaklarımın mühürlemek bana ait olduğunu ona da hissettirmek ister gibi öpüyordum şimdi. Benden başkasını öptüğünde beni, tadımı ve bıraktığım dokunuşları aramasını benim eksikliğimi hissetmesini istiyordum. Belki de kendimce böyle olmasını umuyordum..
---------------------------------
Kazuki dudaklarıyla beraber ruhunu aşkını bırakıyordu usul usul Ryuu'nun dudaklarına içinde çatıştığı duygulardan kaçarcasına emiyordu. Arsız inlemeler duymak istiyordu. Ryuu sadece anın büyüsüne kapılmak ve mantığını devre dışı bırakmamak için çelişsede Kazuki'nin ıslanan yanaklarından şehvetle boyanan gözlerinden kaçamıyordu. Zordu seviyordu ve anlatamıyordu karşısındaki güvensiz ve hırçın adama. Akışına bırakırsa herşeyin biteceğini kendini sunup ortadan kaybolacağını görebiliyordu Kazuki'yi bu kadar da olsa tanıyordu ama zordu bu öpücüklere dayanmak. Zorlanıyordu, şehvet dalgası bedeninde yayılırken düşünmek istemiyordu. Özlemişti Kazukinin kokusunu bırakmak istiyordu akışına. Bedeni itaat ediyordu Kazuki'ye aklını zorlaya biliyordu zaten sadece direnme çabalarını sürdürme nedeni onsuz olmayı istememesindendi yoksa çoktan razı olmuş bu anı zihninde çokca kurgulamıştı. Gerçi hayallerinde kelepçeli değildi ve böyle ayrılık arafesine benzer bir ortamda da değildi ama bu hayallerinden daha iyiydi kabullenmeliydi.
Dudaklarını ayırdı birbirinden Kazuki istemese hatta bir ömür devam edebilirmiş gibi hissetsede kapılmak istemedi sonuçta veda gecesiydi. Yorgun argın baktı bir kaç düğmesi açılmış Ryuu'nun göğsüne. Sigara kokusuyla bütünleşen parfümü doldu nefesiyle içine. Belki normal de olsa yani bir kaç yıl öncesinde bu kokuyu gözlerini kapayarak dolu dolu soluksuz kalana kadar nefesine çekerdi ama şimdi beceriksizce gülümsemekle yetiniyordu. Bu durum tuhaftı kendi için bile tuhaftı Ryuu öpücüğüne karşılık versede halinden memnun görünsede bu tecavüz sayılırdı. Bunu hiç düşünmemişti ama yapıyordu işte. Durumdan faydalanıp kendine anılar yaratıyordu. Bedenine Ryuu'yu kazıyor vedasını ilginç bir boyutta kendine özgü kılıyordu.
Yavaşça kaydırdı ellerini Ryuu'nun yarısı açılmış gömleğinin düğmelerine geri kalanını da açtı. Karşısına çıkan manzaradan memnundu izledi bir süre. Kendini anlamaya çalışan yarı kısılmış gözleriyle izleyen Ryuu'nun varlığını bakışlarını yok sayarak izledi altındaki bedenin güzelliğini. Çekici, seksi az kalırdı yetersizlikten öte hakaretti bu kelimeler sevdiğine. Öyle muhteşemdi ki Kazuki vaz geçmek istedi bir an içinden ama vaz geçemeyecek kadar da korkaktı. İstiyordu. Arzuluyordu muhtaçtı bu sıcaklığa bu adamın en küçük dokunuşuna. Yada öyle hissediyordu şuan geçen zamanı hiçe sayıyordu sadece bedeni ilk aşık olduğu zamanlarda ki gibi koşulsuz istiyordu. Sadece seviyor ve arzuluyordu.
Kazuki tekrar bıraktığında kendini sevdiği dudaklara bu kez Ryuu derinleştirdi öpücüğü izlendiği sürede mantığı kaybetme noktasına gelmişti zaten. Kazuki'nin ince biçimli dudaklarını dişleyip emip yalıyordu. Karşılığını da Kazukinin derinlerden gelip ağzının içinde kaybolan iniltileriyle alıyordu. Bu duygu muhteşemdi. İlk seksi muhteşemdi. Kazuki dudaklarının girdiği hırslı savaşa dahil olup Ryuu'nun dudaklarına diliyle oyunlar oynamayı bırakıp dişlerine sızdı içeri girmek için izin istiyordu. Ryuu bu izin isteme oyununu anlayamamıştı bile o kadar muhteşem hissediyordu. Bu takip olaylarındaki heyecana bin basar diye düşünüyordu. Asıl aksiyonun seks olduğunu zihnine kazıyıp tadını çıkarmakla meşguldü. Kazuki aralanmayan dişlere kızıp Ryuu'nun sert öpüşme ve çekiştirilmekten kızarmış alt dudağını dişleri arasına aldı. Ryuu savunmasız yakandığı bu ısırıkla bıraktığı inlemeyle tuzağa düştü. Kazuki'nin dili şimdi Ryuu'nun dişlerinin arasından içeri girmiş damağına diline tatlı oyunlar oynuyordu. Ryuu daha öpüşmenin sersemliğinden kurtulamadan hissettiği yoğun hazla baş başa kalmış beceriksizce karşılık verme cabasındaydı.
Kazuki'nin elleri açılmış olan sarışın tende arsızca gezintiye çıkmıştı. Okşamak değildi onun yaptığı varlığını bu geceyi kazımaktı altındaki bedene. Ellerinden biri alt taraflara kayarken diğeri Ryuu'nun göğüsüne baskı yapıyor sıkıştırıp belirginleşen ucunu okşuyordu. Diğer eli zafere yaklaşmak için Ryuu'nun pantalonundan kurtulma girişimindeydi. Düğmeleri çözüp baksırın üstünden yarı sertleşmiş penise dokunuyordu.
Ryuu kesik kesik aldığı nefeslerle düzensiz kalp atışlarıyla kendini olanlara teslim etmişti. İstiyordu bu yaşananları arzuluyordu ve daha fazlası içinde yanıyordu ruhu. Düşünmek çoktan anlamsızlaşmıştı. Bileğindeki kelepçelerden yastığına iliştirdiği çatal iğne yardımıyla kurtuldu. Dokunmak istiyordu Kazukiyi hissetmek istiyordu şuan buna cidden muhtaçtı. Onunla yanmak onu yakmak ve beraber olmak dışında hiç bir şeyin onları mutlu etmeyeceğini haykırmak istiyordu. Soluksuz kalan ciğerlerini sakinleştirip kanuştu.
-'' Gid.. gidemezsin.. Seni seviyorum Kazuki ahh.. Seni seviyorum.. '' dedi. Boynuna bırakılan ateşli öpücüklerle nefes nefese konuştu. Kazuki öpücüklerin büyüsünden sarışın tenin tadından Ryuu'nun kelepçelerden kurtulduğunu far etmemişti bile. Belini saran eli hissettiğinde kendini geri çekip Ryuu'nun gözlerine baktı. Nasıl kurtulduğu yada nasıl kendini bu kadar kaybettiğinin cevabını arayacaktı ama o gözlerde az önce duyduğu duymamazlığa geldiği inanmamayı seçtiği duygular vardı. Ryuu onu sevdiğini gözleriyle anlatıyordu. Gitmemesi için yalvarıyor ve dolu dolu olmuş bakışlarını kaçırmadan aşkını haykırıyordu sessizce ama Kazuki'nin en derinlerine bile kazunacak kadar net bir biçimde. Kazuki kalbinin kızgın demirlerle yakıldığını hissetti. Gerçekten seviyor mu diye bile kendini sorgulayamıyacak haldeydi. Sustu sevdiğini izleyip sadece dondu. Şehveti yoğundu şuan tam da şuan içinde olmak yada onu içine almak istiyordu ama sustu. Durdu ve zaman sanki onların etrafında dondu..
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Dahi serseri
RomantizmAşkın sadece romantik tarafını değil farklı yönlerini de incelemeye çalıştığım bazen romantik bazen komik bazen dramatik bir çalışma umarım beğenirsiniz. Bu arada yaoi'dir. Homofobikler lütfen okumayın hem benim hemde kendi sağlığınız için..
