Siren AU

1.5K 129 178
                                        

Bill

Ahh.. Dipper... Onu şimdiden özledim... Umarım başına birşey gelmez... Umarım saklanır ve Will onu bulamaz... Umarım iyidir... ;^;..

Dipper

Tekrar uyanıyorum. Tekrar... Tekrar... Ve tekrar... Ama gözümü açmadan önce, hissettiğim huzurlu ve sımsıcacık harika bir hisle yerimde mayışıyorum. Ahh... Mükemme-

"BOOOOOOOĞHF BOOOOOOĞHF"
*Gemi sireni sesi öhöm-*

"Siktir"

Aniden yerimde sıçradım. Hay ben böyle şansın. Bi kere de rahatsız etmeyin de azcık huzura kavuşak yaa! Olmaz böyle, hep aynı şey. Yattığım yerin sıcak bir kumsal olduğunu farkettim. Çevreme baktığımda pek de büyük olmayan bir adadaydım. Güneş yeni yeni batıyor, ufuktan sızan turuncumsu ışıklar hınzırca yüzümde gezinerek gözlerimi alıyordu. Bir de şu sıçtığımın gemisi var tabi. Yaklaşık 300-350 metre ileride, görmeyen kördür denicek büyüklükte, dışı altın sarısı metalik renkte bir gemi. Bozulan sinirim biraz düzelttikten sonra kalktım ve bana gıcık bir şekilde yaklaşan yengece ayağımla kum fırlatıp üstüme biriken kumları silkeledim. Kısa bir gerinmeden sonra gemiye ilerledim.

Mabel

"Payyyytak paytakk. Tak tak. Paytakk."

* awwwww şirin paytakkk... Eminim Dipdip te bu komik dansı izlemek isteyecektir. Hızla merdivenleri çıkıp Dipper a baktım ama odasında değildi. Ormana gitmiş olabileceğini düşündüm fakat günlüklerin üçünün de yatağın üstünde duruyor olması... Bence bu hiç te hayra alamet değil.. Açıkçası.. Endişelenmeye başladım. Hava yeni yeni kararmaya başlamıştı ve günlükler de burada....... *

"Nerede bu çocuk!?"

*amcamlara söylemeye niyetli değilim. Eğer bulamazsam o zaman- *

"oh.. Hayır"

*koşuyorum... Bill in heykelinin olduğu yere koşuyorum.... NEDEN DAHA ÖNCE FARKEDEMEDİM!!? *

Dipper

Çuvalın içince uzun sire itilip kakıldıktan sonra çuvalın ağzı açıldı ve bağlı ellerim ve ayaklarımla son bir ittirmeyle öne doğru fırlayıp çenemin üzerine düştüm. Ne istiyorsunuz benim zavallı çenemden ya..? Anlaşılan kaptanın odasındaydım ve şu an kaptan olduğunu tahmin ettiğim kişinin siyak çizmeleri yerde olan benim göz hizamda. Yarı söverek doğrulmaya çalıştım ve oturur pozisyonuna gelip kaptana sinirli olduğumu belirten ters bir bakış attım. Sarı saçlı ve tek gözü bantlıydı. Bill. Şaşırdım mı? Hayır.

Bana yarı sırıtmalı yarı sert bir ifade ile sordu.

"Kimsin bakalım? Buralarda ne ararsın? Ne cüretle benim gemime tırmanmaya kalkarsın seni densiz?!"

"Kimmiş dens-  Dipper nerde?"

"........ O kim lan?"

Şaşkınca adama baktım. Nasıl yaa? Buralarda da bir tane ben olmam lazım?   Duyduğum sesle olduğum odaya bağlı ikinci bir odanın aralık kapısından içeri baktım.

"B-Benim...?"

Sarı saçlı kapı eşiğine döndü

"Adın bu mu?"

Ve bir hışımla kılıcını boğazıma dayadı

"Onun adını nerden biliyorsun lan!?"

Şaşkınlığımı ve korkumu atlattıktan sonra yutkundum

"Düzgünce konuşmama fırsat versen? Dipper buraya gel. Bana lazımsın"

Bill hala anlamamış ve sinirli gözlerle beni süzüyordu.

"Nasıl gelsin? Sürünerek mi?"

"Ne...?"

Bill alnını sıvazlayıp kapıya ilerledi ve  Dipper olduğunu tahmin ettiğim kişiyi kucaklayıp bulunduğum odadaki kanepeye yatırdı

"Oha kuyruk!?"

"Ne sandın. O bir siren"

"Vaay ben onların bir efsane-"

"Başta ben de öyle sanıyordum."

Yerimde doğrulup Dipper a ilerledim. İlerleyemedim. Ayaklarımın bağlı olduğunu unutmuşum. Yine yere yapıştım. ÇENEMİN ÜZERİNE!

"Ovv"

'Salak' diye mırıldanan Bill kılıcının ufak darbeleriyle iplerimi çözdü. Güç bela yerimden kalkıp Dipper a ilerledim. Elimi omzuna koydum.

"Özet geçeceğim. Ben başka boyuttan geliyorum. Gravity Falls'tan. Bill bilmediğim bir sebeple gitti. Ben de boyut boyut dolaşarak onu arıyorum. Bana sıra-"

"Merhaba. Adım Bill."

"Biliyorum salak. Ben benim Bill i arıyorum. Dön önüne"

Bill in ağız payını verip tekrar kuyruklu bene döndüm.

"Sıradaki boyuta geçebilmem için bana boyut kapısı açacak sözler lazım. Her falls ın sözleri farklı. Eminim sözleri biliyorsundur"

Yerinde biraz kıpırdandıktan sonra gergin bir sesle söyledi.

"Bahsettiğin şey doğru olsa bile... Sözlerin yanlızca yarısını biliyorum. Diğer yarısı yazılı olduğu kağıtla birlikte denizde sürüklendi. Yüzyıllardır kayıp."

"Diğer yarısıı bende."

Sanırım ilk defa buradaki Bill i sevdim.. Hızla yerimde doğrulup ortamı biraz ortalamak için iki adım geri gittim.

"Hadi bakalım. Göriyim sizi.."

"Sana sözleri vereceğimi kim söyledi"

Senin inadına tüküreyim be adam. Gözlerimi devirdim.

"Bill i bulabilmem için."

"Neden bulmaya çalışıyorsun?"

"Sana hesap vermek zorunda d-"

"Ver cevabı, al sözleri"

Seni hainnn

"Çünkü.... SEVİTORUM TAMAM MI. O LANET SARI ÜÇGENİ GERÇEKTEN ÇOK SEVİYORUM.-   ... Bence bu yeterli"

Bunu kendime itiraf etmek...... Kolay değil... Sıkıyosa yapın lan! Eminim yüzüm kızarmıştır. Herneyse! Önemli olan bu değil! Önemli olan bir an önce onu bulmak!!! Sarılı teslim olmuşçasına ellerini kaldırdı

"Tatmin edici"

Püü senin sıfatına, tepkiye bak.

Bir şekilde..... Boyut kapısı açıldı ve... Geçtim... Veda etmedim değil.. Bi el salladım. Yeterli bence... O artist kılıçlı kaptan tipli adama çok bile. Şimdi düşünüyorum da... Gitmeden önce sağlam bir el hareketi çekmeliydim.. Aga bee.. Geç kaldım...

Mabel

Payytaaaaaak oh yeah payyyyyyyyyyteaağağaaaak

Stan amcanın yeri döven ayak seslerinin ardından kendisi de göründü. Kalsik atletle gezip göbeğini kaşıyan Stan işte...

"Senin öbürün nerde"

"Dipper? Bilmem, maceraya çıkmıştır herhalde"

"Ahh. Siz çocuklar... Hiç yorulmaz mısınız?... Sen demin koşarak bir yere gidiyordun?"

"Ehh.. Şu Bill in heykelinin olduğu yere koşuyordum.. Tokamı oradan geçerken düşürmüştüm"

Evet... Tokamı düşürdüğüm için oraya gittim.. Başka bir şey mi sanmıştınınız! O BENİM EN SEVDİĞİM TOKA TAMAM MI HIMPH

Nerde kalmıştık?
Evet.
Paytak.

Uzun zaman sonra bir dönüş yaptım. Silinmiş olan ve yeni yükleyebildiğim wpme girebilmek harika! Umarım terkedilmemişimdir :')
Sizleri seviyorum. Umarım bölümü beğenirsiniz.
Teşekkürler

Bir patatez ~

-BILLDIPP-Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin