e

172 26 3
                                        

F  I  F  T  E  E  N

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


F  I  F  T  E  E  N

jesus hala açık olan kapının önüne geçip yüksek sesle boğazını temizledi.

"miles.?"

"içeri girin bay arden." az önce kulak misafiri olduğundan tamamen zıt yumuşak bir ses cevapladı.

polis memuru kapıyı ittirdiğinde sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi masada oturmakta olan genç adamı gördü. önündeki deftere bir şeyler yazıyordu.

jesus'u görünce kafasını kaldırıp gözlerine ulaşmayan bir sırıtışla, "umarım vejeterjan değilsinizdir," dedi.

adam bu söze gülümsedi.

"değilim."

b. bugün

b. bir kaç polis bana seni sordu.

b. onlara öldüğünü söyledim.

b. o uçurumdan atladığını

b. ve aşağıda paramparça olduğunu

teşekkür ederim, adil isa

b. bu adalet değil

b. seni

b. benden başka kimse öldüremez

b. sevgili yahuda

jesus, her ne kadar kendisine tersini söylese de içeride şahit olduğu şeylerin aralarında yarattığı gerginliği inkar edemezdi.

bilmek onun işiydi, evet, ama bu insanların özel hayatlarına burnunu sokabileceği anlamına gelmiyordu, öyle değil mi?

evinin bulunduğu sokağa girdiğinde yanındaki genç adama duyduğu merak duygusu mantığına ağır bastı ve sessizliği bozdu.

"miles, ben gelmeden önce, lottie ile ne konuştuğunuzu sorabilir miyim?"

genç adamın yüzü tepkisizdi. "bunu bir arkadaş olarak mı soruyorsunuz, yoksa polis memuru bay arden olarak mı?"

"arkadaş," diyebildi jesus, arkadaşın olmak istiyorum, miles.

"o zaman korkarım size cevap veremeyeceğim."

avuç içi özür dilercesine adamın bacağını sıvazladı.

"ama teşekkür ederim. cidden."

greetings, judas ♡ [boyxboy]Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin