o

148 25 0
                                        

E  I  G  H  T

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


E  I  G  H  T

jesus telefonunun çalışına uyandığında ofisteki koltuğun sert yüzeyi yerine yumuşak çarşaflar hissettiğinde önce nerede olduğunu anlayamadı.

ah, evet, geceyi andrea'yla geçirmişti.

kadını uyandırmadan yerdeki pantolonunun ceplerini karıştırdı ve telefonu buldu.

"alo?"

"j, hemen kütüphanenin arkasındaki kasaba gelmen gerekiyor. bir cinayet daha işlendi."

polis merkezine girerken jesus kendine küfrediyordu. böyle bir manyağın kasabada serbestçe gezdiği gerçeğini göz ardı edip kendini nasıl tek gecelik bir zevke kaptırmıştı?

kimse onu, bugün vahşice öldürülen zavallı adamın kendi aptallığı yüzünden ölmediğine inandıramazdı.

"bak," dedi polis memuru dawson. "j, sen-"

"siktir git, dawson," dedi jesus, "ve bana dava dosyamı getir."

martin herman, 38, dün gece sabaha karşı kasap dükkanında ölü bulunmuştu. neden o saatte orada olduğunu kimse bilmiyordu, ve otopsi raporu henüz gelmemişti ama jesus tahmin edebiliyordu.

yalnızca bir tanesi öldürmek için amaçlanmış 6-7 bıçak darbesi.

"siktiğimin seri katilleri." dedi ve kahve bardağını karşı duvara fırlatmamak için kendine hakim olmaya çalıştı.

b. hala geceleri kabus görüyor musun yahuda?

b. ben görmüyorum.

b. aldığım ağrı kesiciler yüzünden.

b. canımı yakıyorsun.

greetings, judas ♡ [boyxboy]Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin