• yarı texting •
b. selamlar, yahuda.
kimsiniz?
b. ben isa
b. dudaklarını unutamıyorum, yahuda.
b. ihanetin sigara koktuğunu sen öğrettin
b. ve kanın tatlı olduğunu
b. seni ellerimle öldüreceğim, sevgili yahuda, ve kalbim kırık
b. çünkü kimse arkan...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
T W E L V E
b. eve gittim
b. her yer sen kokuyor.
b. bu gece orada uyuyabileceğimi sanmıyorum
♡
ertesi gün otopsi raporu geldiğinde jesus kasabın kamera kayıtlarını izliyordu.
tahmin ettiği gibi, kamera, dükkanın arka tarafını göstermiyordu ve dolayısıyla hiçbir işine yaramazdı.
"başka bir çıkmaz sokak, demek," dedi theo.
jesus sıktığı dişlerinin acısıyla küfretti. neresinden tutsalar ellerinde kalıyordu. arkasındaki polis memurunu iterek ayağa kalktı.
"lavaboya gitmem gerek."
♡
yüzüne çarptığı soğuk su onu kendine getirmek yerine daha kötü yapmıştı, başı dönüyordu.
o sabah andrea'dan ayrıldıktan sonra kasapta gördüğü kanlı manzara gözlerinin önünden gitmiyordu. böyle bir şeyi yapabilecek kapasitede bir ruh hastasıyla aynı kasabada olduğunu düşünmek midesini bulandırıyordu.
keskin bıçağın ete girişi.
kan kokusu.
sıcak ve,
kendini arkasındaki kabine atıp zaten pek dolu olmayan midesindeki her şeyi kustu.