4-Pap ve Hayal

72 10 2
                                    

Sans bana lambanın arkasına saklanmamı söyledi. Sonra başka biri geldi. Ve Papyrus'un tehlikeli biri olmadığını.

Sans: Oh, Naber, kardo?

Papyrus: NABER'İN, CEVABINI BİLİYORSUN KARDEŞİM. ÜÇ GÜNDÜR BULMACALARININ HİÇBİRİNİ YENİLEMEMİŞSİN. NE HALT YİYORSUN ORTALIKTA.

Sans: Hadi ama bro. Yapacak tonla işim vardı... KAR-TON.

*Badumtıssss*

Ben: ㄟ( ̄▽ ̄ㄟ)

Papyrus: (☉д⊙)

Sans: Hadi ama... Sırıttın.

Papyrus: EVET. VE NEFRET ETTİM.

Sans: Çok yorgun görünüyorsun bro, okadar yorulmuşsun ki, KEMİKLERİN AĞRIMIŞ.

Papyrus: SAAAAAAANNNNSSS!!!!!!!!!

Papyrus: BEN İNSAN ARAMAK İÇİN NÖBETTE OLACAĞIM. YANİ GİDİYORUM. YANİ... KENDİNE BİR ''KEMİK KADRO'' BULSAN İYİ EDERSİN! NYEHHEHEHEHEHEHH!!

Sonra Papyrus gitti. Sonra tekrar geldi.

Papyrus: NYEH!

Şimdi gerçekten gitti. Yani sanırım.

Sans: Artık çıkabilirsin.

Saklandığım yerden çıktım.

Ben: Şeyy... Ben yoluma devam ediyorum öyleyse.

Sans: Bays, insan.

(...)

Birkaç oda sonra yine Pap ve Sans vardı. Yine Papyrus'un bulmacalarından biriydi sanırım. Bu seferki cidden tehlikeli görünüyordu. Sans'a baktım. Gayet rahattı. Bu yüzden endişelenmeyi bıraktım.

Papyrus: EVET. İNSAN! BU SEFERKİ ÖLÜMCÜL SALDIRIMI ASLA GEÇEMEYECEKSİN!!! KENDİNİ HAZIRLASAN İYİ EDERSİN, ÇÜNKÜ BEN, AKTİF EDİYORUM!...

... Hiçbirşey olmadı.

Sans: Eh... Bu pek aktif olmuşa benzemiyor.

Papyrus: Aa... BEN, AKTİF ETMEK ÜZEREYİM!

Sans: ?

Papyrus bir türlü saldırıyı başlatamamıştı. Tam o an, bana saldıramadığını, benim için üzüldüğünü anladım...

Papyrus: BELKİ DE BU ZORLUK... İNSANI YENMEK İÇİN FAZLA KOLAYDIR. YANİ, PAPYRUS ADALETLİ SAVAŞIR! BİRDAHAKİ SEFERDE, GÖRÜŞECEĞİZ İNSAN!

Papyrus aslında... Ne kadar umursamaz görünmeye çalışsa da, iyi kalpli biri olduğunu anladım. Ve yalnız olduğunu da. Beni henüz tam olarak tanımasa da, benim için üzülmüştü. Onun hatırı için, bulmacalarının hepsini anlamaya çalışmış ve çözmüştüm.

(...)

İlerlediğimde, karşımda Snowdin vardı. Papyrus'un bulmacalarını geçip buraya gelmek uzun zamanımı almıştı. Ama bu sayede hem Sans'ı hem de Papyrus'u iyice tanımıştım. Sans'ı ilk gördüğüm andan beri içimdeki kasvetli hava kaybolmuştu. Hayatımda hiçbir şeyin beni bu kadar etkilediğini hatırlamıyordum... Snowdin'deki ilk dükkandan bir şeyler aldım. Biraz ilerleyince sisli biryere gelmiştim. Karşımda uzun bir silüet vardı. Bu Sans olamazdı. Sonra onun Papyrus olduğunu fark ettim. Büyük ihtimalle yine beni yakalamak istiyordu. Onu ikna etmeye çalışacaktım. Sanırım şimdiye kadar anladığım kadarıyla Pap'in hiç arkadaşı yoktu... Tıpkı benim gibi. Papyrus'un sözünü kestim.

Ben: Hey Pap!

Papyrus: ??

Ben: Sana birşey söylemek istiyorum..

UNDERTALE: UNDERSTARSHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin